İNSANLIĞIN en güzeli, Seyyidimiz, en güzel örneğimiz,
biricik önderimiz, başlarımızın tacı, gönüllerimizin ilacı Yüce Allah ın
Habibi; Biriniz beni anasından babasından evladından ve bütün insanlardan daha
fazla sevmedikçe kamil imana ulaşamaz buyuruyor.
Sahabe-i Kiram efendilerimiz, Peygamber Efendimiz
(s.a.v.) i canlarından çok severler. O nu görmeden yaşayamazlardı. Hurma
bahçelerinde çalışırken işlerini bırakırlar aşık oldukları Habibullah ı görmek
için Mescidi Nebevi ye gelilerdi. O nun nur cemalini seyrederek içlerindeki
sevda yangınını söndürürlerdi. Yediden yetmişe bütün Asrı Saadet insanları
Efendimiz için her şeylerini feda ederler. (O na yıldızlar adedince salatü
selam olsun) Bedir de, Uhud da, Hendek te, Huneyn de Resulullah a zarar
gelmesin diye etrafında etten duvar örerler, atılan oklarla delik deşik olurlar,
şehit olurlar, kollarını, bacaklarını, gözlerini feda ederlerdi. Çünkü O nu çok
seviyorlardı, çünkü O Muhammed ti, O, muhabbetten hasıl olmuştu. O nu bir kere
gören O ndan asla ayrılamazdı.
Ashab-ı Kiram (Allah onlardan razı olsun) efendilerimiz
O nun varlığına o kadar alışmışlardı ki, O Refiki Alâ ya, En Yüce Dosta
kavuşunca Bilal in dili tutuldu, Osman felç oldu, Ali kendini dağlara attı,
Ömer bir an aklını kaybetti. Kim Muhammed öldü derse kellesini uçururum diye
haykırdı. (Yüce Mevlam onların hepsinden ve onları sevenlerden razı olsun)
Hatta Abdullah bin Amr isimli sahabi şöyle dua etti: Allah ım Resulullah
Efendimiz den sonra artık ben dünyadan bir şey görmek istemiyorum. Benim
gözlerimi kör et. Duası anında kabul oldu, gözleri âmâ oldu. Resulullah
Efendimiz Medine-i Tayyibe deki mübarek kabrine konuldu. Şimdi kıyamete kadar
Yeşil Kubbe nin altında manen diri, mü minlerin salat ve selamlarına cevap
veriyor. Her yıl milyonlarca mü min dünyanın her tarafından ona gidiyor. Sana
geldim Ey Sevgili diyerek kendini Ravza ya atıyor. Yüce Rabbime sonsuz
şükürler olsun ki bu günahkâr kardeşiniz de 5 gün once Sevgili nin huzurunda
Milli Gazete okuyucularına ve bütün mü minlere dua etti.
Muhabbetli kardeşlerim. Bizim gönlümüzde hiçbir mü mine
kin olmaz. Ancak bizim vazifelerimiz var. Sünnet-i seniyyeyi ihya etmek ile
vazifeliyiz. Başımızı sarıkla süslediğimiz gibi, gönlümüzü de Allah a ve
Resulü ne muhabbetle süslemeliyiz. Cübbeyle bütün vücudumuzu örttüğümüz gibi
bütün mü minleri şefkatle, merhametle, muhabbetle kucaklamalıyız.
En Yüce Sevgili Taif te, Uhud Dağı nda canına kast
edenlere; Allah ım kavmim bilmiyorlar, onlara hidayet ver diye dua buyurduğu
gibi biz de çağımızın Ebu Cehil lerine tatlı dil ve güler yüzle muamele ederek
onların hidayetlerine vesile olmalıyız. Kısacası en yüce ahlaka sahip
Sevgililer Sevgilisi nin sünnetlerini ihya etmeliyiz. Yunus un dediği gibi;
Biz gelmedik kavga için
Biz gelmişiz sevgisi için
Aşkın evi gönüllerdir
Gönüller yapmaya geldim
Kardeşlerim, her gün evden çıkarken şunu düşünmeliyiz
inşallah bugün gönüller yapacağım, kalp kırmayacağım, mü minleri üzmeyeceğim,
mü minlere çok çok selam vereceğim, mü minleri sevindireceğim.