Gönül bırakmak ister mi?

Abone Ol

İçişleri Bakanlığı görevini Muammer Güler’e devreden İdris Naim Şahin, “İnşallah siz benim gibi 18 ay 20 günde değil gönlünüzün istediği zaman ayrılırsınız” temennisinde bulunmuş! Devir teslim töreninde oldukça uzun bir konuşma yapan İdris Naim Şahin’in bu temennisi aklımıza şu soruyu getirdi:

Gönül o makamı hiç bırakmak ister mi

Bu soruya samimi bir cevap vermek gerekirse hiçbir gönlün o makamı kolay kolay bırakmayı istemeyeceğini söylemek durumundayız!

O makam ve mevkiler ne kadar cazipse, o makam ve mevkilere gelenler bir türlü terk etmeye yanaşmıyorlar!

Ne var ki gönüller o makam ve mevkileri ne kadar terk etmek istemeseler de birileri “Yeter artık” diyor ve makamlar terk ediliyor!

İdris Naim Şahin bir yandan böylesine ince göndermelerde(!) bulunuyor bir yandan da bir kırgınlığın, bir dargınlığının söz konusu olmadığını söylüyor!

Aynı konuşma içinde iki ayrı tezi savunmak bu olsa gerek!

İdris Naim Şahin böyle bir göndermede bulunduktan sonra keşke bir kırgınlığının, bir dargınlığının olmadığını söylemeseydi!

Ya böylesine bir göndermede bulunmasaydı ya da “kırgın değilim” demeseydi, daha samimi bir açıklama yapmış olmaz mıydı

Belli ki 18 ay 20 günlük bir görev süresi kendisini kesmemiş!

Muhtemelen o makamda daha uzun süre kalıp, aklındaki icraatları gerçekleştirmeyi planlarken bir anda kendisini devir-teslim töreninde bulunca bunu içine pek sindirememiş olmalı!

Bu noktada empati yapmaya çalışıyor ve kendimizi İdris Naim Şahin’in yerine koyuyoruz! Kısa sayılabilecek bir sürede görevi devretmeyi pek kabullenemeyeceğimizi fark ediyoruz!

Kaldı ki bırakın böyle kısa süreli görevi, AKP iktidara geldiği günden bu yana bakanlık yapıyor olsak bile görevi devretmek pek işimize gelmezdi herhalde! Yani bu işi gönüllü olarak yapmazdık!

Mesela AKP’nin iktidara geldiği ilk günden bu yana Sağlık Bakanı olan Recep Akdağ görevi gönüllü olarak mı devretmiştir!

Resmi açıklamalara bakarsanız bu bir nöbet değişimidir! Ama gönüllere bakarsanız, yapacak daha çok iş vardır! Bunu nereden mi çıkarıyoruz Ne Recep Akdağ ile görüştük ne de bir başkasıyla!

Sadece kendi kendimize “Biz olsaydık, nasıl devrederdik” diye soruyoruz ve hep aynı gönülsüzlük ortaya çıkıyor da oradan biliyoruz!

“Gönül bırakmak ister mi ” sorusuna verilecek bundan daha samimi cevap var mı