Gönlünüzden güzellik taşsın

Abone Ol

Şafak söktüğünde, tan yeri ağardığında, göz kapaklarımızı açmadan önce gönlümüzü Rabbimize açalım ve dilimizle Sevgili Peygamberimizin sabahleyin uyanınca okuduğu “La ilahe illallahü, vahdehü, la şerike lehü, lehü’l-mülkü, ve lehü’l-hamdü, ve hüve ala külli şey’in kadir” diyelim. Yani, Allah’tan başka yaratan, yaşatan, yöneten yoktur. Mülk, otorite ve hamd ona aittir. O, her şeye gücü yetendir” diyerek kralları, şahları, padişahları, başkanları, babaları, mafyaları yaratana sığınıp ondan başkasının hâkimiyetinin olmayacağını her sabah ilan ederek özgürlük ilanıyla güne başlamalı.

Pencerelerin ve kapıların, güneş ışığına ve temiz havaya açıldığı gibi, gönüllerimiz de eşimize, çocuklarımıza, anne ve babamıza, komşularımıza açılmalı.

Yolda giderken tanıdığımıza tanımadığımıza selam verelim.

Sevgili Peygamberimize soruldu:

“İslam’da en hayırlı olan nedir?” 

Sevgili Peygamberimiz cevap verdi:

“Yemek yedirmen, tanıdığına tanımadığına selam vermendir.” buyurdu. (Buhari, Sahih, K. İstizan, bab selam)

Yemekle kişinin midesine yararlı olurken, selamla onun gönlünde yer edinirsiniz.

Kötü fikirler üreten, vesvese çanağı gibi pislik imal eden nefsinin üzerindeki karabulutları kaldırır selam ve ona aydınlık bir ufuk açıverir.

Yağmurlu günde yanınızdan geçen arabanın sıçrattığı kirli sudan beterdir kişinin dilinden sıçrattığı kirli kelimeler.

Kirli suyu, temiz suyla yıkadığımız gibi kirli kelimeleri de temiz kelimelerle yıkarız.

Rabbimiz buyurur:

“İyilikle kötülük denk değildir. Sen kötülüğü en güzel olanla defet. Bir de bakmışsın ki, seninle arasında düşmanlık olan kişi sanki sıcacık bir dost olu-vermiş.” (Fussılet süresi ayet 41/34)

Atalarımız, “Kanı, kanla yıkamazlar, kanı, su ile yıkarlar” demişler.

“Kötülüğe kötülük her kişinin karı, kötülüğe iyilik er kişinin karı” demişler.

Bir yere vardınız, insanlar iki gurup olmuşlar ve bir gurup akşam dinlediği televizyondan ezberlediklerini “İki kere iki üç eder” diyor.

Öbürü de “İki kere iki beş eder” diyor.

İkisi de İslami dili kullanıyor ve “Teyemmümün şartı üçtür, onun için iki kere iki üç eder” diyor, karşısındakiler, “İslam’ın şartı beştir, onun için iki kere iki beştir” diyor.

Bir gurupta “İki kere iki dört eder, matematiğin kuralı budur” diyor.

Siz, dört dörtlük bir Müslüman olarak, iki elinizi kaldırınız ve ikişer parmağınızı göstererek sırayla kapatınız ve “bir, iki, üç, dört” dedikten sonra da tartışmaya devam ederlerse “Allah, size selamete ermeyi nasip etsin deyip oradan ayrılınız.

Rabbimiz buyurur:

“Rahman’ın kulları, yeryüzünde tevazu ile yürürler ve cahiller onlara (edepsizce) konuştuklarında (onlar) “Selâm” derler (geçerler). (Furkan süresi ayet 63)

Çene çalarak vaktini boşa geçirme, gönül bahçene bir çiçek fidanı ek de etrafa güzel kokusu yayılsın.