Gönlü Kırıklar Gelin

Abone Ol

Dert sahibi insanlar var biliriz. Onlar kenarda kıyıda, gözden ırak bir yerlerde duruyorlar. Onların gönülleri kendilerine açık ama kimsenin fark etmediği yerdedirler. Onların dertleri dağları aşar, bu ağırlığı dağlar bile kaldırmaz.

İnsan öyle bir varlık ki, kimi zaman kayalar gibi sert ve katı, kimi zaman yumuşak ve naif olur. Merhamet ve sevgi ruhunu yitirenlerin gönülleri taşlaşmıştır. Onlar asla tınmazlar. Dertleri günümüz hayat koşullarında kendi hayhuyundadırlar. Gözleri kendilerinden ve çıkarlarından başka bir şey görmez. Onlar kendilerini dünya mülkünün sahibi sanırlar. Bu hakkı kimseye yedirmezler, paylaşmazlar, bölüşmezler, kırıntısını bile tattırmazlar.

Ey gönlü kırıklar sizi ancak sizin gibi olanlar anlar ve bilirler. Sizler dert ortağı olanlar birbirinizin hâlinden anlarsınız. Bakışlarınız, duruşunuz, suskunluğunuz, içe kapanışınız sizin kim olduğunuzu belli eder ve gösterir.

Siz büyük bir güçsünüz. İçinizdeki merhamet, sevgi ve aşk dili yaralı kuşlar gibi gösterir. Kendi dünyanızda gezinirsiniz.

İnsanlığa tafra atanlar, kibirlenenler, insanı insan yerine koymayanlar, bütün dertleri kendileri olanlar belli. Onlardan uzak olmak için birlikte olunmalı.

Siz büyük bir güçsünüz, her zorluğun üstesinden gelirsiniz. Gücünüz en olmazları aşmaya yeter. Çünkü dert sahibi olanların hem iç hem dış dünyaları her türlü zorluğa karşı koyacak dirence sahip. Dert sahipleri âşıktırlar. Gönülleri bir çağlayan gibidir, coşkundur ama durudur, saftır.

Gönlü kırıkların sesi gür çıkmasa da içli ve etkindir. Onlar birbirlerini bilirler, neyi nasıl yapacaklarının farkındadırlar. Bakışların içliliği en olmazları olur hâle getirir. Katı yürekliler için korku nedenidir. Onlar kuytularda oldukları gibi bilinseler de sesleri ne yapar eder karşılık bulur. Yaz kavuruculuğunda ılıktır, kış boralarında ısıtıcıdır. Bilinmedik an ve zamanda mutlaka karşılık bulur.

Onlar asla yılgın değildirler. Dertlerinin sahibi olduklarından sonuçlarından çok eylemlerinin ne anlama geldiğini bilirler.

Bugünün bir dili var: Sosyal medya. Herkese açık. Çok karmaşık, kirli ve itici olsa da onların arasında birer gül gibi belirirler. Dertlerinin türkülerini, şarkılarını içten ve derinden söylerler.

Kuru gürültüler arasında birer vahadırlar. İnsanların soluklanabileceği, rahatlayabileceği, dinlenebileceği sığınaklardırlar.

Dert sahibi olanların şarkılarına, türkülerine, vahlanmalarına, içlenmelerine kulak verilsin ne yapmak istedikleri anlaşılır. Kiminin derdi belki özeldir, belki şahsidir, olsun. Onlar da ümmettendirler. Onların dualarına ermek büyük bir bahttır. Dertleri insanlığın derdidir. Kiminin derdi geneldir, insanlık içindir. Sürekli acı çekerler. Zihinleri hep dertlilerle meşguldür. Bu daha da değerlidir.

Ey gönlü kırıklar gelin bir olalım. Ortak buluşma noktalarımız mutlaka vardır. Çünkü bunlar salt kendimiz için değildir. Her hal ü kârda neler olduğunun bilincindeyiz. Bu, daha anlamlı ve değerli olur. Sesimiz öyle bir etki oluşturur ki beklenmedik an ve zamanda karşılık bulur.

Yorgunluk, bezginlik nedir bilmezler. Bilmedikleri için hep diri, hep coşkulu, hep sahihtirler.

Hüzün sahibidirler. E, biz de Hüzün Peygamberinin ümmetiyiz. O ümmetten olmanın bahtını yaşıyoruz. Yaşıyoruz ama hakkını da verelim.

İnsanlığın derdiyle yanıp yakılan, o Büyük Dert Sahibi Sevgili Efendimizin yoldaşıdırlar dert sahipleri. Sanmasınlar ki yakarıları, niyazları karşılıksız kalır. Ruhtan kopup gelen bu içli sesleniş güzellik tohumlarını saçar. Sazlıktan beslenip büyüyen kamışlar gibi insanı derinden kavrayan ve ses veren güzelliktedir o sesleniş.

Ruhumuzun inceliklerinden, güzelliklerinden doğan bu birlikteliğe ne dersiniz ey gönlü kırıklar? Dertlerimizi bölüşeceğimiz ne çok şeyimiz var bir bilseniz.