Malum, dünyaya geldiğimiz gün bir yandan yaşamaya, bir yandan ölmeye başlarız. Ama hiçbir zaman tek başımıza yaşamaz, tek başımıza ölmeyiz. Hepimiz için bu imtihan dünyasında bir yol vardır; gün gün, ay ay, yıl yıl adımladığımız. Çoğumuz için hiç bitmeyeceğini sandığımız “ömür yolculuğu” maalesef bir tren yolculuğu gibidir. Tren; yolun gittiği yere gider ya hani; insanların çoğu da yolun gittiği yere gitmiyor mu! Biliriz ki; yol mühimdir! Yollar ayırır insanı insandan, yollar birleştirir insanı insana. Ömür yolunda yürünen yol kadar mühim başka ne vardır ki… Hayattaki asıl mesele; hangi yolun yolcusu olduğumuz değil midir? İnsan için iki ana yol akar nehir gibi: Hakk’ın yanında yer almak veyahut da “batılın” yanında esir kalmak.
Batılın esaretinden kurtulmanın yolu, “yolu” değiştirmektir. Yolun gittiği yere gitme çaresizliğine düşmek değil, “yol bizim gittiğimiz yere gitsin” penceresini açmaktır yüreklerde. Açılan bu pencere “Hak geldi, batıl zail oldu” müjdesidir yolu değiştirecek olana..
• Avrupai heves bir milletin celladına olan aşkını bile gölgeliyorken…
• Değerlerimiz kapitalizmle komünizmin değirmen taşları arasında öğütülüyorken…
• Müslüman olmak… İnanıyor olmak… İnancının emrettiğince yaşıyor olmak… Gericilik, aşırılık ve de yobazlık sayılıyorken…
• “Batı” denince çağdaşlık, “İslam” denince irtica akla getiriliyorken…
• Şanlı tarihe, ecdada koro halinde karalar çalınıyor, sövgüler yağdırılıyorken…
• Türkiye’mizde gazetelerin hepsi aynı safta işte bu çirkinliklerin tamamına lokomotif olmuş, bir milleti hızla ve sinsice uçuruma, batıla çekiyorken…
• Bir milletin hafızası gazete sütunlarında siliniyorken,
• Silahla işgal edilemeyen Anadolu’nun yerine, gazetelerin her biri maymuncuk yapılıp Anadolu insanının zihinleri punto punto, sütun sütun işgal ediliyorken…
• Yıkılmışken umutlar… Zifiri karanlık; bir memleketin, bir milletin üzerine çökmüşken…
Milli Görüş’le birlikte doğan bir güneşti Milli Gazete… “İyiliği emredip, kötülükten nehyetme” emri mucibince yola çıkanların sevinci, heyecanı Milli Gazete, biiznillah. Elhamdülillah, şimdi bu “Heyecan” 45’inci yılına girdi…
45’İNCİ YILIMIZDA DAHA GÜÇLÜYÜZ!...
Milli Gazete’mizi diğer bütün gazetelerden, yayınlardan ayıran en önemli özellik; Hakkı her şart ve zeminde temsil etmesi ve “iyiliği emredip, kötülükten nehyetme” gayretinden santim sapmamasıdır. Bunu sağlayan dinamiklerin birisi de muhakkak ki, Milli Gazete kadrolarının davasına olan sadakati ve ilk günkü umudu, heyecanı ve kararlılığı koruyabilmesidir.
Milli Gazete’miz 45’inci yılına ilk günkü heyecan, kararlılık ve de daha büyük umutlarla giriyor. Projeleriyle Milli Medya grubu oluşturma çalışmalarında büyük yol almış olarak 45’inci yılımıza adımımız attık. İnşallah 45’inci yılımız her bakımdan Milli Gazete’nin en büyük atılımlarının gerçekleştiği yıl olacak.
Milli Medya Grubu olarak
• Milli Gazete’miz kamu yararını önemseyen, sorumlu ve yol gösterici yayınlarıyla ülke ve millete büyük hizmetler yapmaktadır.
• Milli Gazete’miz etkili manşetleri, özel haberleri, yorum, analiz ve tahlilleriyle bütün kesimlerin dikkatini celbedebilmektedir.
• Milli Gazete’miz kendi gündemine sadık kalabilen ve güdülen gündemin dışında da kalmayı başarabilen bir yayın çizgisini muhafaza edebilmektedir.
• İnternet gazeteciliğinde de önemli bir boşluğu doldurmaya başlayan Milli Gazete, milligazete.com.tr üzerinden yaptığı Türkçe yayıncılığını Milli Görüş’ün sesini ümmet coğrafyasına ve bütün dünyaya duyurabilmek için Arapça ve İngilizce internet haber portallarını da yayına aldı.
• www.ar.milligazete.com.tr adresi üzerinden Arapça, www.en.milligazete.com.tr adresi üzerinden de İngilizce yayınlarımız 45’inci yılımızın ilk önemli hamleleri oldu. Arapça ve İngilizce haber portallarımız ümmet coğrafyasına ve dünyaya açılan pencerelerimiz olacak. Milli Görüş’ün mesajı her yere ulaşacak biiznilalah…
• Sağlıklı bir büyüme trendi yaşayan resmi hesaplarımızla da sosyal medya alanında önemli bir boşluk doldurulmaya başlandığını hep beraber müşahede ediyoruz. Sosyal medyada takip ve beğeni gerçek kullanıcılar üzerinden inşa edilmekte ve giderek büyümektedir.
• Milli Medya yayın grubunda çocuklarımızın “Önce Ahlak ve Maneviyat” düsturumuzun hamiliğinde yetişmesi için yaklaşık 5 yıldır çıkarmakta olduğumuz, 45’inci yılımız vesilesiyle de baştan sona yenilediğimiz Milli Çocuk dergimiz muhtevası ve kalitesiyle yarınlarımızı inşa ediyor.
• Kadın ve aile dergisi olan ve büyük beğeni toplayan Maaile dergimiz de Milli Medya yayın grubunun en önemli yayınlarından birisi olmaya aday. Milletimize ve camiamıza 45’inci yıl hediyemiz olan Maaile dergisi de bu ay 3’üncü sayısıyla okuyucularıyla buluşacak.
• Yenidevir Kitap’ları da birbirinden önemli kitaplarla fikir ve eylem dünyamıza katkı sağlayacak. Yenidevir Kitapevi de 45’inci yıl projemiz olarak bu ay hayat bulmuş olacak inşallah.
• Mizah.. Fikir.. Edebiyat.. Karikatür.. Hepsini birden gençlere taşıyacak olan dergimiz Fikri de gençlerimiz için hazırlanıyor… Yolda…
TEŞEKKÜR…
Milli Gazete ailesi olarak tarihi bir gün yaşadık, dün.
Onlarca 12 Ocak gördük.. Fakat bu seneki gibisini belki de hiç yaşamamıştık.
O gece Ortaköy’de yapılan zaman ve mekan ayarlı terör saldırısından sonraki süreçte Milli Gazete’mize her kesimden, canı gönülden gelen destek, dün daha da büyüdü.
Apaçık bir berraklıkta gördük ki; Milli Gazete sevdası, Milli Gazete’ye olan inanç ve samimi güven sadece güneşli günlere ait bir sevda, bir güven değilmiş.
İstanbul’umuzdan, Anadolu’muzun dört bir köşesinden, hatta dünyanın başka başka ülkelerinden okuyucularımız, gönüldaşlarımız, dostlarımız dualarıyla birlikte gün boyu bizimleydi.
Telefonlarımız hiç susmadı. Sosyal medya mecralarından tebrik ve başarı dileklerinin çoğuna yetişmek ve cevap vermek bile mümkün olmadı. Dualara dualarla karşılık verdik, ama muhataplarına iletemedik bile.
45. yılımızı tebrik için tesislerimize kadar zahmet buyuran ve bu anlamlı günümüzde bizi kucaklayan misafirlerimiz de en az bizim kadar heyecanlı, en az bizim kadar umutlu ve sevinçliydi. Bu duyguları böylesine capcanlı yaşamayalı epeyce olmuştu.
Büyüklerimizin, okuyucularımızın, dostlarımızın duası nasip oldu, bütün Milli Gazete çalışanlarına.
Senelerimizi verdiğimiz gazetemizin ne kadar büyük bir misyonu üstlendiğine, ne kadar şerefli bir davayı temsil ettiğine bir çok kez şahitlik etmişizdir. Fakat son bir hafta içerisinde, özellikle de dün şahit olduklarımızla iliklerimize kadar hissettik Milli Gazete’mizin temsil ettiği değerlerin ulviliğini.
Gösterişten uzak bu alakayla elbette sevindik, mutlu olduk; amma daha da önemlisi HEYECANLANDIK!
Bize bu heyecanı yaşatan camiamızın bütün kadrolarına, her bir okuyucumuza, her bir dostumuza ayrı ayrı teşekkürü borç biliriz…
İNANMIŞ, MUHTEŞEM BİR KADRO
Gazetemizin böylesine güçlü bir şekilde yayın hayatına devam etmesini sağlayan, “hayra motor, şerre fren” olan etkili manşetleriyle, gündemi belirleyen özel haberleriyle her türlü takdiri ve teşekkürü hak eden Milli Gazete’mizin bütün kademelerine, kadrolarına ise camiamız adına özel olarak teşekkür etmeyi gerekli görüyorum:
• Her projemizde, her adımımızda desteğini eksik etmeyen İmtiyaz Sahibimiz Ömer Yüksel Özek Bey’e ve bütün Yönetim Kuruluna,
• Mesleğine olan saygısı, iş disiplini ve özverili çalışmalarıyla kendisini gösteren Yazı İşleri Müdürümüz Ercan Özcan ile birlikte bütün yazı işleri kadromuza; sayfalarını titizlikle işleyen sayfa operatörlerimize, teknik arkadaşlarımıza,
• Sayfalarına sadece haberleri değil, hassasiyetleri de kazıyan editörlerimiz Bilal Yıldırım, Burak Kıllıoğlu, Adnan Öksüz, Emre Miyasoğlu, Dursun Ali Bulut, Rahmi Yolcu ve İlhami Yetiş’e,
• Gazeteciliğin olmazsa olmazı Haber Merkezimize; haberciliğin gerçek yıldızları muhabirlerimize ve haber Müdürümüz Gökçen Göksal’a,
• Başkent’de elimiz, kolumuz, gözümüz olan… Gazetelerin Ankara Temsilcilikleri arasında “imrenilerek bakılan”, “parmakla gösterilen” Ankara Büromuz’daki bütün arkadaşlarımıza… Ve tabi ki adaşım Ankara Temsilcimiz Mustafa Yılmaz ve Haber Müdürümüz Sadettin İnan’a.
• Muhammed Altındal’ın sorumluluğundaki İnternet Servisimizin fedakar editörlerine,
• Hakk’ı yazmayı ve yaşamayı hayat edinmiş bütün yazarlarımıza,
• Dağıtım, İlan ve muhasebe servislerimizin çok kıymetli çalışanlarına,
• Maaile, Milli Çocuk, Yenidevir Kitap ve Fikri’ye katkı veren yayın kurulu, editör, ve çizerlerimize...
• İl ve ilçelerimizdeki temsilcilerimize, dağıtıcılarımıza…
• Özellikle de gazetesine “evladı” gibi sahiplenen ve şefkat gösteren fedakar okuyucularımıza… TEŞEKKÜR EDİYORUZ…
ALLAH (C.C)’A SONSUZ HAMD EDERİZ…
Geride bıraktığımız 44 yılda Milli Gazete’mize çok kıymetli insanlar emek verdi. Kimimiz yönetici olarak, kimimiz gazeteci olarak, kimimiz yazar olarak, kimimiz çalışan olarak.. Kimimiz okuyucu, kimimiz dağıtıcı, kimimiz de reklam veren olarak Milli Gazete’yi hem yaşadık, hem de bugüne kadar yaşattık. Milli Gazete’de görev yapmakla, Milli Gazete’nin temsil ettiği davaya gönül vermekle şeref bulduk.
Bugün halen çalışanımız da, herhangi bir nedenle ayrılanımız da Milli Gazete’de çalışıyor olmak, ya da çalışmış olmakla hep iftihar ettik. Eskimiz de, yenimiz de Milli Gazete’yi konuşurken göğsümüzü gere gere konuştuk, konuşuyoruz.
Biliyoruz ki;Milli Gazete’yi yaşamak ve yaşatmak konusunda zerre bir nasibimiz varsa; bu nasip hepimiz için en büyük hamd vesilesidir.
Kurucularından yöneticilerine, çalışanlarından okuyucularına, reklam verenlerinden dağıtıcılarına kadar Milli Gazete ailesinden ahirete uğurladıklarımıza Allah (c.c) rahmet eylesin. Mekanları cennet, makamları a’li olsun inşallah..
Allah (c.c) bizleri de “Hak Geldi, Batıl Zail Oldu” yörüngesinden ayırmasın.
Allah (c.c) bizleri Milli Gazete’mizin kurucusu Erbakan Hocamız’la inşallah cennetinde buluştursun…
BİZİM MİLLİ GAZETE’MİZ…
• “Hak geldi, Batıl Zail oldu” inancıyla edilmiş bir duadır, Milli Gazete.
• “Böyle gelmiş böyle gitmeyecek” diyebilmektir, Milli Gazete.
• “Asırları asırlara taşıyabilmektir” Milli Gazete.
• “Mazlumların umudu, sessizlerin çığlığıdır”, Milli Gazete.
• Hakkın yörüngesindeki “necm”dir, Milli Gazete.
• Yeni Bir Dünya’nın müjdesidir, Milli Gazete.
• Gömleğin ilk düğmesini doğru iliklemektir, Milli Gazete.
• Berrak bir sudan içmektir, Milli Gazete!