Gol atmadan maç kazanamazsın...

Abone Ol

Türk Telekom Arena’da sürprizi Fatih Terim yaptı. Pazar

akşamı, oyununu rakibine kabul ettiren Galatasaray’ın yerine tempoyu düşüren

rakibini kollayan bir takım seyrettik. Fenerbahçe ise beklendiği gibi temposuz

ve üretkenlikten uzaktı. Galatasaray’ın sonucu değiştirecek çok sayıda gol

silahı mevcutken bunlara ihtiyaç dahi duymadı. Sarı Kırmızılılar, iki duran

toptan 2 gol buldu. Fenerbahçe’nin ise sorunu büyük.. Bu kadroyla gol atamaz,

gol atmayınca da maç kazanamaz... Sarı Lacivertliler, muhtemelen devre arasında

önemli transferler yapacaklardır...

 22 Nisan akşamı Süper

Final’in ilk ayağında aynı sahada oynanan karşılaşma Fatih Terim ve

talebelerinin aklının bir köşesinde yer etmişti sanki...

Sayısız gol fırsatından yararlanamayan Galatasaray o gün

mağlup olmuştu. Tempo… Hırs… Pozisyon… O akşam Galatasaray, futbolun bütün

gerekliliklerini sahaya yansıtmasına rağmen Arena’dan 3 puanla ayrılan taraf

Fenerbahçe olmuştu.

Benzer bir sürprizle karşılaşmak istemeyen Fatih Terim ve talebeleri

alışılmışın dışında ileride basmadılar... Tempo yapmadılar. Kısacası topuyla,

tüfeğiyle saldırmadılar… Bu da bir tercihti ve belki de doğru olan da buydu.

Ev sahibinin “bu da kaçar mı” diyebileceğimiz net bir

pozisyonu yoktu…

Hamit’in ve Melo’nun birer şutu var..

Biri direkten döndü diğerini de Volkan çıkardı.. Peki

Galatasaray çok mu kötü oynadı… Kimine göre evet kimine göre hayır..

Ama ortak kanaat Fenerbahçe’den dahi iyi oynadığıdır

sanırım... 34 haftanın sonunda kimse sizin nasıl oynadığınıza bakmıyor.

Puan tablosundaki yeriniz çok daha önemli... Zirve

yarışındaki rakibinizden aldığınız bu 3 puanın kıymeti ise sezon sonunda daha

iyi anlaşılacaktır...

Bu galibiyet, yönetimin ve Fatih hocanın üzerindeki transfer

baskısını da bertaraf etmiştir. Sarı Kırmızılı yönetim devre arasını rahat

geçirecektir. Transfer konusunda da tok satıcı pozisyonunda olacaklardır..

Fenerbahçe’ye en az 3 transfer gerek

Türk Telekom Arena’da Galatasaray’ın beklentilerden uzak bir

futbol sergilediğini belirttik...

Peki, Fenerbahçe ne yaptı...

Böylesine etkisiz bir Galatasaray karşısında dahi silik

kaldılar...

Sezonun ilk yarısı bitiyor, deplasmanda aldığınız tek

galibiyet var..

Puan tablosunun son sırasındaki Akhisar Belediyespor’u zor

yenmişsiniz. Diğer deplasmanlarda galibiyet alamamışsınız.

Çok kötü bir tablo.

Alex ve Emre gönderildi. Stoch ise kızağa çekildi ya da

küstürüldü.

Stoch, geçen sezon önemli gollere imza attı.

Takımda çift rakamı gören 3 kişiden biriydi.

Alex’in bir sezondaki gol ortalaması 30 olmuştur.

30 golün çoğunu kendisi atıyordu, bir kısmını da

attırıyordu...

Brezilyalı takımın gol yükünü sırtlıyordu...

Emre ise defansif yönü iyi olan, ofansa da önemli katkılar

sunan ve oyunda vitesi yükseltebilen bir isimdi.

Sarı Lacivertliler bu 3 isimden de mahrum. Takıma

baktığımızda ise Gökhan formsuz, skora katkı sunamıyor.

Mehmet Topal stoperlerin arasına gömülüyor.

Meireles, çok yavaş ve ofansif özelikleri sınırlı... Caner,

kendisini çok zorlasa sezon boyunca 5 golü geçemez. Baroni ise bir var bir

yok.. Geriye Kuyt ve Show kalıyor.

Bu ikilinin bir sezonda atacağı gol sayısı 30’u geçmez. Bu

rakamla da şampiyon falan olamazsınız.

Fenerbahçe, Arena’dan 3 puanla çıkabilirdi ama gol sorunu

sezon boyunca peşini bırakmazdı.

Bu mağlubiyetten sonra Sarı Lacivertlilerin devre arasında

en az 2 hatta 3 transfer yapması sürpriz olmaz.

Yobo’nun yanına bir stoper...

Baroni’nin oynadığı mevkiye skora katkı yapacak bir orta

saha...

Ve Show’u yedekleyebilecek bir golcü..

İlginç detay

22 Nisan akşamı Süper Final’in ilk ayağında ilk golü

Fenerbahçe’nin solbeki Ziegler atmıştı… Ev sahibinin beraberlik sayısını ise

mükemmel bir frikik golüyle Selçuk İnan kaydetmişti. Önceki akşam da sahada

benzer bir tablo vardı.

Fenerbahçe’nin beraberlik sayısının altında sol beki Hasan

Ali’nin imzası vardı. Bu kez kaleler değişikti ama topun durduğu nokta aynıydı.

Selçuk İnan, topu filelere gönderirken takımına da 3 puanı getiren golün altına

imza atmış oluyordu.

Golü kime yazmalı

Galatasaray’ın ilk golünü Riera’ya mı yazmak gerek Bekir’e

mi bilinmez…

Orta mükemmeldi…

Kafa vuruşu da…

Bekir, kaleleri karıştırmıştı ama net bir kafa vuruşu

yapmıştı

O topun gol olma ihtimali çok yüksekti..

Sarı Lacivertli taraftarlar Bekir’e kızıyorlardır şüphesiz

ama Riera’nın yaptığı etkili ortayı da unutmamaları gerekir.