Gökten yağan ölüm

Abone Ol

Akif merhum bazı mısralarında, şüheda fışkıracak toprağı

sıksan, şüheda! diyordu . Gerçekten de topraklarımız şüheda kaynıyor. Birileri

de durmadan ölüm kusuyor. Bununla birlikte toprak vergisi gibi bir de kan

vergisi var. Zaman zaman yaşadığımız topraklar bizden kan bedeli istiyor. Vakti

geldiğinde de alıyor. İslam âlemi 11 Eylül den itibaren elvan elvan belalara ve

işgallere maruz kaldı. Bu işgallerin tortuları devam ediyor. Bush dan sonra

Obama geldi ve İslam âlemiyle barışmasını beklerken bazı noktalarda selefini

aratmayan uygulamalara devam ediyor. Guantanamo örneğine haiz bir ülkenin

demokratik olması ve demokrasiden bahsetmesi mümkün değildir. Guantanamo, SSCB

vaktinden bildiğimiz Gulag Takımadalarının başka bir mekana ve zamana transferi

ve izdüşümüdür. Amerikalılar, 1258 tarihinin Moğollarının yerini almıştır. Keza

Sovyet mirasını tevarüs etmişlerdir. Hem Moğolların hem de Rusların

varisleridir. Gulag Takımadaları Stalinist bir rejimin marifetiyse Guantanamo

da aynı şekilde Stalin in karaltısı olan Bush un marifetidir. Barış mavallarına

rağmen halefi olan Obama göklerden masumlara ateş yağdırmaya devam ediyor.

ABD nin skandalı olan Guantanamo yu kapatamadığı gibi aynı zamanda insansız

hava araçları (drones) ile insanları biçmeye devam ediyor. Obama nın dört

yıllık iktidarı sırasında insansız hava araçlarıyla ölenlerin sayısı 4700 olarak

tahmin ediliyor. İnsansız hava araçlarıyla öldürülen insanların sayısının

vetiresi gittikçe artıyor. Ve ABD bu uygulamasını küreselleştirmek ve Afrika ya

da yaymak istiyor. Somali, Yemen ve Pakistan dan sonra insansız hava aracı

terörünü Nijer ve Mali taraflarına da yaymayı amaçlıyor. Eylül 2012 de, Libya

da direkten döndü.

*

Yemen de insansız hava araçları marifetiyle ölen masumlar

adına Yemenli aileler Obama ve Geçici Cumhurbaşkanı Abid Rabbuh Mansur Hadi yi

mahkemeye verdiler. Bir şey çıkmaz ama ancak bu yolla yüreklerini soğutmayı

deniyorlar. Tam da bu sırada Senato İstihbarat Komisyonu insansız hava

araçlarının en büyük savunucularından olan FBI ve CIA ajanlarından John O.

Berannan ın Obama tarafından atanmasını onadı. CIA başkanlığına resmen atadı.

Şubat ayında da kendisini dinlemişlerdi. Suudi Arabistan da CIA istasyon Şefi

iken gizlice Müslüman olduğuna ve hacca gittiğine dair rivayetler dolaşıyor.

Baş casus atanan John O. Berannan ın CIA de çeyrek yüzyıllık geçmişi var.

Adamın bu makama seçilmesi şeamet yani kötümserlik işareti olarak algılanıyor.

Hem Demokratların hem de Cumhuriyetçilerin desteğini alabilmesi seçiciler

tarafından sağlam ve güvenilir bir ajan olduğunu ortaya koyuyor. Elbette

insansız hava araçlarıyla Müslümanların öldürülmesi büyük bir kepazelik ve

zulümdür. ABD nin bunu nefsi müdafaa şeklinde kılıfına uydurması veya

pazarlaması hiçbir şekilde kabul edilemez. Her şeyden önce ne Afganistan ne de

Pakistan halkı ve hatta yönetimleri bu tür saldırıları kabul ediyorlar. Lakin

ABD hiçbir şekilde itirazları kale almadan ve iplemeden öldürmeye devam ediyor.

Bu güya akıllı ama kör araçlar Teksas daki komuta merkezinden yönlendirilerek

insanların üzerine ölüm kusuyorlar.

*

Uçaklarla yargısız infaz yapılıyor (targeting killings).

2004 yılından itibaren Pakistan da bu insansız hava araçlarıyla öldürülenlerin

sayısı 300 ile 900 arasında tahmin ediliyor. Tepkiler nedeniyle gerçek sayılar

gizli tutuluyor. Bunu yapanlar yargı muafiyetine ve masuniyetine haizler. Tam

bir orman kanunu işliyor. ABD nin ülke dışındaki üslerinde bulunan askerleri ne

fiil irtikap işlerlerse işlesinler o ülkelerin kanunlarına göre

yargılanmıyorlar. Böylece ülkelerin hükümranlık haklarını ihlal ediyorlar.

Amerikan Başsavcısı Eric Holder bu araçların Amerikan vatandaşlarına karşı

kullanılamayacağına hükmetti. 11 Eylül veya Pearl Harbor gibi hallerin dışında

bu aygıtların içeriye karşı kullanılamayacağını söylüyor. Lakin kendi

vatandaşları olan Enver Avlaki gibi kişileri hem de peşlerine ajan takarak

yerlerini tespit ettirdikten sonra infaz ediyorlar. Sahipsiz ve güçsüz İslam

ülkelerine karşı standartsız davranıyorlar. Bu alışıldık bir durum. Lakin aynı

şekilde Amerikan vatandaşı olsanız dahi Müslüman iseniz yine bu çifte

standarttan kurtulamıyorsunuz. Yine birinci sınıf değilsiniz. Kendi vatandaşı

bile olsa Müslüman ise çifte standarttan kurtulamıyor. Bir adamı öldürülünce

dünyayı ayağa kaldıran ABD yargısız infaz şeklinde hava araçlarıyla öldürdüğü

4700 kişi karşısında kılını bile kıpırdatmıyor. Müslümanların ölülerini saygıya

değer bulmadığı gibi tadata (saymaya) bile gerek görmüyor.