Dikkatinizi çekmiştir. Dünyadaki kriz alanları her
nedense Batı nın ötekiler olarak gördüğü coğrafyalarda gerçekleşiyor. Gün
geçmiyor ki bu bölgelerde yeni bir cephe açılmasın.
Diyeceksiniz ki; Peki, o zaman Rusya-Ukrayna krizine ne
demeli Cevabım yine aynı olacaktır. Çünkü bu hat da, Avrupa ile onun yine bir
öteki olarak gördüğü Rusya arasında bir paylaşım savaşına sahne oluyor. Hatta
önü alınamadığı takdirde daha da ötesine...
Bu noktada dünya yeni bir büyük savaşa doğru sürükleniyor
desek, çok da abartmış olmayız. Nitekim eski Sovyet liderlerinden Gorbaçov
Rusya ya yönelik operasyonların tüm dünyayı nükleer bir savaşa
sürükleyebileceğini, bir diğer ifadeyle 3. Dünya Savaşı nın kapıda olduğunu
söylüyor. Peki, ABD ya da diğerleri gerçekten böyle bir savaşı ister mi
***
Bu operasyonlar aslında ABD nin çok daha büyük bir savaşa
hazırlandığının göstergesi olarak da kabul edilebilir. Fakat bunun için
öncelikle kendi içindeki büyük savaşı kazanması gerekiyor. Bu da, Batı nın
kendi içindeki ötekileri , amiyane tabirle ayrık otlarını temizlemekten
geçiyor.
Bu kapsamda ABD nin ötekileri , ötekiler üzerinden
hizaya getirme , etkisizleştirme ya da tamamen tasfiye etmeye yönelik yeni
bir stratejiyi uygulamaya koyduğu görülüyor.
Son yıllarda, ötekilerin ucu savaşa varacak kadar kendi
aralarındaki ayrışmanın-kutuplaşmanın altında da aslında bu husus yatıyor. Daha
somut bir şekilde ifade etmek gerekirse; Batı nın yüzyıllara dayanan en büyük
ötekisi konumunda bulunan İslam dünyasını sadece Sünnilik-Şiilik bazında değil,
aynı zamanda Sünniliği kendi içerisinde ılımlı-radikal olarak ayırmaya
başladığını; Ortodoks-Slavları kendi içerisindeki Slavcılığa dayanan tarihsel
güç mücadelesi içerisinden vurduğunu ve bu kapsamda Avrasya Birliği projesinin
olmazsa olmazlarından biri olan Ukrayna nın Rusya ya karşı bir ötekiye
çevrilmeye çalışıldığını; Almanya yı da iki öteki üzerinden (hem Rusya hem de
İslam dünyası) ötekileştirmeye çalıştığını görüyoruz.
Fakat Almanya ya yönelik ötekileştirme süreci diğerleri
gibi değil. Nasıl mı
***
Aslında Almanya bazlı yaşanan hadise, Batı içerisindeki
Efendiler Savaşı nın en somut göstergesi olup, Almanya ya devamlı şekilde
Avrupa nın bir ötekisi olduğunu hatırlatmaktan, böylece Ötekiler Kampı nda yer
alma girişimini engelleme düşüncesinden geçiyor.
Yahudi soykırımı sonrası bunun suçluluğu her an kendisine
hissettirilen ve komplekse sokulan Almanya nın tarihsel-genetik kodları ile
oynanmasının ve Pegida hareketinin çok hızlı bir şekilde piyasaya sürülmesinin
altında da bu yatıyor.
Nitekim Berlin oyunu görmüş olmalı ki Pegida yı tasfiyeye
yönelik bir refleks ortaya koymuş durumda.
Ama bundan kurtulması pek kolay görünmüyor. Bunun nedeni
de, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Alman devlet sisteminin inşa süreciyle çok
yakından ilgili. Dolayısıyla, Almanya da yaşananlar, bu ülkenin bir kez daha
Avrupa nın ötekisi olmanın önüne geçmeye yönelik ön alıcı hamleler olarak
değerlendirilebilir.
Hatta Almanya ötekilere yönelik büyük savaşta ön saflarda
savaşacak bir öteki güç olarak öngörülüyor desek, pek yanılmış olmayız.
Böylece bir taşla bir kaç kuş vurulmuş olacaktır. Kısacası, ortada çok kirli
bir tezgah var!
***
Rusya nın bu plana verdiği cevap ortada! Rusya nın kaba
güce dayalı cevabında bağımsız bir aktör olması çok önemli. Tabi bir de bunun
nükleer caydırıcılık boyutu var ki, bundan dolayı doğrudan bir saldırı yerine,
dolaylı yöntemler tercih ediliyor.
Almanya nın ise eli kolu bağlı. İleri teknolojiye dayalı
gelişmiş sanayisi, güçlü bir ekonomisi var ama siyaseten etkisiz bir eleman!
Güçlü Alman Kalesi , Nasreddin Hoca nın türbesine benziyor.
Dolayısıyla yeni bir Almanya inşası kaçınılmaz. Bunun
yolu da ötekiler arası işbirliğinden geçiyor. Aksi takdirde Batı nın suçlu
çocuğu olarak Gizli Dünya Devleti nin öngördüğü şekilde öteki rolü nü oynamaya
devam edecektir.
Rusya beklenen adımı büyük ölçüde attı. Sırada Almanya
var. Bekliyoruz...