Gitti tevatür geldi Twitter

Abone Ol

*Herkes birbirini bir şekilde dövüyor. Kimi sözle, kimi makam ve mevkisiyle, kimi parasıyla. Hiç dövecek bir şeyi olmayan twitterdaki takipçi sayısı ile dövüyor karşısındakini. Siz ekranlardaki gözü şişmiş, çenesi dağılmış insanları geçin, asıl şiddet kendini belli etmeyen, takiyye yapan şiddettir. Demir yumruğa giydirilmiş pamuk eldiven gibidir bu cins şiddet. Cenazenize ağlamaz, mutluluğunuza sevinmez, hastalığınıza oralı olmaz. Sindirim sistemleri başka türlü çalışır bu tiplerin.

*Twetterda takip ettikleri kişi sayısı 0 (sıfır) olanlar nasıl bir psikoloji taşıyorlar, bunu çok merak ediyorum. Binlerce takipçiye sahip olduğu halde takip ettikleri kişi sayısını sıfırla sabitlemek acaba hangi tür bir başarının ürünüdür Bu istiğna duygusunu içselleştirmek kolay bir şey olmasa gerek. Ben çok önemli, çok seçkin, çok müstağni biriyim demenin sosyal medyadaki karşılığı bu. Bunun reel dünyadaki karşılığı herhalde şu tavırlara denk düşer: Sen selam versen de ben almam. Sen elini uzatabilirsin, ama ben sana uzatmak zorunda değilim. Sen bana nasılsın diye sor, işime gelirse “iyiyim” derim; ama benden ‘sen nasılsın ’ dememi bekleme…

*Dün tevatür vardı, bugün twitter. Dün bir kalabalık başka bir kalabalığa bir haberi şifahi biçimde aktardığında bu tevatürle yayılmaktaydı. Bugün ise 140 karakterle bir durum ya da yorumu yazılı biçimde takipçilerinize aktardığınızda twitter’la yaygınlık kazanmakta. Garip bir şekilde birbirini çağrıştıran bu iki kelime dolaylı yoldan modern ile geleneğin uyuşmazlığını da anlatmaktadır. Tevatür hadis literatüründe “mütevatir hadis”e kaynaklık eder ve yalan söyleme ihtimali olmayan bir topluluktan günümüze ulaşan hadislerin ortak adıdır. Twitter ise yalan söyleme ihtimali çok yüksek olan 140 karakterlik bir topluluğun klavyesinden sadır olandır. Tevatüre güveniriz, twitter’a ise sığınırız.

*Sütkardeşliği, kan kardeşliği, böbrek kardeşliği, yüzük kardeşliği olur da twit kardeşliği hiç olmaz mı O sizi re-twit eder siz onu; siz onu favorilerinize alarak favlarsınız, o da sizi favlar. Aynı kişileri takip dışı bırakır, yani unfollow edersiniz; sizin gibi o kişileri takipten vazgeçenlerle bir anda kardeş oluverirsiniz. Twitter cemaati bir araya gelerek ‘twit kamil’ derecesine vasıl olur ki, bunun bu dünyadaki karşılığı, Trent Topik olmak, yani TT olmaktır.

*Twitter diğer sosyal medya araçlarına nazaran daha elit bir imaja sahip. Acaba bu neden Facebook ve türevleri nasıl birdenbire avamileşti acaba Teyzeler, ablalar, bakkal Muzaffer, kasap Hilmi amca henüz twitter’a irtifa etmedi. 140 karakter sokaktaki adam için çeyrek ekmekle karın doyurmaya benziyor. Oysa halkımız dürüm istiyor; hem de lavaş dürüm. Halk kısa konuşmaz, kısa sükût eder. Ama mürekkep yalamışlar zümresi akrobatik konuşur. Bir twitle hükümetler düşürür, Arap kışını bahara çevirir.

*Sosyal medya “sosyal” kelimesinin içerisini doldurma iddiasında. Bu yüzden böyle tabir olunuyor. Yani toplumsal ya da içtimai demek. Bu durumda babaannelerimiz, büyük babalarımız, Erzurum Pasinler’deki amcamız ya da medya okuryazarı olmayan kalabalıklar bu âlemin dışında kalacağından ‘asosyal’ addedilecek demektir. Hâlbuki sosyal hayat dışımızda kapımızın önünden gürül gürül akan hayattır. Asıl elektronik dünyanın sanal dehlizlerinde yuvarlanıp, doğan günden, batan güneşten habersiz yaşayanlardır asosyal. Sosyal medya bir bakıma “asosyal” medyadır.

*Diyeceği şeyi karşısındaki insanın yüzüne söyleme cesaretinden yoksun olanlar için twitter bir cennettir. Çünkü yüzlerine uygun maskeyi bu pazarda rahatlıkla bulabilirler. Twitter müfredatında buna ‘Fake Hesap’, yani “sahte hesap” denmekte. Açılan her hesabın hesabı  hesap gününde görülecektir oysa. Bunu hiç hesap etmezler. Oysa twittter’daki hesap hiçbir zaman çarşıya uymayacaktır.