Bu savaş 1948’de başladı.
Çünkü önceki sabah yaşananların tek sorumlusu yanlış hesap yapan Siyonist kafalar.
Eğer İsrail’in mevcut yöneticileri ve halkı birilerinden intikam almak istiyorsa dönüp duvarlarına astıkları atalarının resminin önünde beddua etsinler.
Gazze’yi değil de Theodor Herzl’in mezarını bombalasınlar.
44 yıllık ömründe ırkçı Siyonizm’i dünyanın başına bela eden Herzl’den bahsediyoruz.
Belki bugün dünyanın farklı noktalarında mazbut birer hayat sürecek olan Yahudilere olmadık hayaller aşılayan ve onları Filistinlilerin topraklarına yerleştiren Siyonist kafalardan bahsediyoruz.
50 yılın sonunda, sapkınca bir hayalin peşinden koşarken Ortadoğu’dan başlayarak dünyanın büyük bir kısmını kana bulayan Siyonistler ve yancıları, filmin sonunda kendileri de huzur bulamadı. Hiçbir şekilde de bulamayacak.
İsterlerse dünyanın en etkili silahlarını üretsinler.
İsterlerse Gazze’deki gibi insanları açık hava hapishanelerine doldursunlar.
Demir kubbelerin altına da sığınsalar, her vatandaşın başına silahlı birer asker de dikseler huzur bulamayacaklar. Gazze’de bin bir zorluklara ve işkence altında yaşayan insanlardan daha büyük sıkıntıları kendileri çekecek.
Ta ki gasbettiklerini geri verene kadar.
Mescid-i Aksa’dan kirli ellerini çekene kadar.
Yani Theodor Herzl’in kendilerine bıraktığı mirası reddedene kadar.
TAMAM DA FİLİSTİNLİLER NE YAPSIN?
Önceki sabah HAMAS öncülüğündeki Filistinli diğer mücahit örgütler İsrail’e, kısacık tarihinin en büyük darbesini vurdu.
Hem çok övündükleri istihbarat sistemi çökertildi.
Hem altına sığındıkları demir kubbe bir kez daha delik deşik oldu.
Hem hiçbir İsrailli, nerede olursa olsun hiçbir zaman güvende olmadığını net bir şekilde iliklerine kadar hissetti.
Tüm olup bitenin ardından “Keşke bu operasyon yapılmasaydı”, “Şimdi Gazze’de taş taş üstünde kalmayacak”, “ Filistin davasına dünya kamuoyu nezdinde zarar verecek” gibi çeşitli yorumlara rastlamak mümkün.
Bu yorumu yapanları anlıyoruz da şunu anlamıyoruz;
Tamam da Filistinliler ne yapsın?
Evlerinde otururken bir sabah birileri geldi ve “çıkın evinizden, artık buraları bizim” dedi.
Bununla da kalmadı.
Bugün “çocuğunu katletmek istiyorum” dedi ve yaptı.
Bugün de “karını, kızını katletmek istiyorum” dedi, yine yaptı.
Böylesi sıkıcı oluyor “bugün hepsini birden katletmek istiyorum” dedi, bunu da yaptı.
“Evini yıkacağım ama ben üşeniyorum, sen yık, ben yıkarsam üzerine ödeyemeyeceğin kadar para alacağım” da dedi ve evleri yıktı.
Mescid-i Aksa’dan çıkmaz oldular.
Yani Filistinliler hiçbir şey yapmasa da İsrail her şeyi yapıyor...
İyi de Filistinliler ne yapsaydı?!
NETANYAHU’NUN BİLETİ İPTAL OLDU
Önümüzdeki haftalar için Türkiye’ye davet edilen İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, herhalde artık ülkemize gelemez. En azından iki taraf da bu kadarına cesaret edemez. Ülkesinde dahi sabah akşam protesto edilen bir ismin Anadolu topraklarında sırtının sıvazlanması kanımıza dokunurdu.
İKİ İLGİ ÇEKEN TUTUM
Filistinlimücahitlerin operasyonunun ardından iki tutum çok dikkat çekiciydi. Birincisi Rusya, ikincisi de Doğu Perinçek. Rusya, epeydir Amerika ve Avrupa’nın açıktan, İsrail’in ise el altından desteklediği Ukrayna ile savaş halinde. Putin’in ekibinin kullandığı dil ve takındıkları tavır açık bir şekilde Filistinlilere destek niteliğindeydi. Tıpkı Rusya gibi Doğu Perinçek de bir açıklama yaparak Filistinli mücahitlere net bir destek verdi. Ha bu arada İsrail’in çok övündüğü demir kubbeyi gizlice Ukrayna’ya verdiği kulaktan kulağa dolaşan bir bilgiydi.