Gidenlerin Ardından

Abone Ol

Elli yaşında geçirdiği rahatsızlık sonucu gözlerini kaybeden bir hanım kardeşimiz, “dünyayı bir kere daha görebilsem karşılığında bütün servetimi verebilirim” diyordu. Mal insanın sıkı sıkıya bağlı olduğu bir şeydir. Sağlıklı günlerinde malını gözünden dahi esirgeyen bir kişi gözlerine karşılık olarak bütün servetini verebileceğini söylüyor. Neye sahipse hiç düşünmeden, en ufak bir tereddüt dahi yaşaman vermek ve gözlerine kavuşmak istiyor. Çünkü yaşamak, nefes alıp vermek her şeyden daha önemli! Sahip olduklarımız bir tırnağımızın dahi bedelini ödeyemez. Peki, bunca şeye sahipken kıymet bilmeyip, neden kaybedince hayıflanırız Çünkü hayatın rutinlerine, çevrenin telkinlerine ve doymak bilmeyen kör nefsimize kapılarak farkındalığımızı tamamen kaybediyoruz. O gün hanımefendi, elli yıl boyunca dünyayı bütün renkleri ile seyretmişim de farkında değilmişim diyor ellerini bütün gücüyle dizlerine vurup yakınıyordu. Karanlığa açılan kapıyı kapatıp yeniden renklere kavuşmak istiyordu ama nasıl

Biz insanlar sahip olduklarımızla değil sahip olamadıklarımızla meşgul oluruz. Bir süre sonra da gönül körlüğüne yakalanırız… Yani, çok şeye sahip olduğumuz halde hiçbir şeye sahip değilmişiz gibi davranır ve yoksunluk duygusuna kapılırız.

Görüyorsunuz, işitiyor, yürüyor, konuşuyor, nefes alıp veriyorsunuz… Lütfen bu sabah evinizin penceresini açın ve gökyüzünü, güneşi uzun uzun seyredin,

Çocuk seslerine kulak verin,

Sokağın gürültüsünü dinleyin,

İnsanların yüzündeki yaşam sevincini izleyin. Sonra sevdiklerinizi tek tek arayın ve onların sizin yaşamınıza ne kadar büyük değer kattığını anlamaya çalışın. Ardından kendinizi seyredin, aklınız, iradeniz, bilinciniz, sizi taşıyan bedeniniz ve duygularınız için hamt edin…

Size hizmet veren bir beden ki, bütün uzuvları intizam içinde çalışıyor. Ayaklarınız sizi istediğiniz yere taşıyor, sevginizi avuçlarınıza katıp çocuğunuzun başını okşayabiliyorsunuz, konuşuyor, koşturuyor, çalışıyor ve nefes alıp veriyorsunuz. Sabah kalktığınızda ışığı görebiliyor, güneşi hissediyor, sevebiliyor, hareket edebiliyor ve çayınızı yudumluyorsunuz. Ne büyük zenginlik

Bir de gözlerinizin görmediğini, kulaklarınızın işitmediğini ve ayaklarınızın gitmediğini düşünün. Şimdi sahip olduğunuz bir şeye yarın da sahip olabileceğinizden emin misiniz Öyleyse hayatınıza anlam katan şeylere sımsıkı sarılın ve onları kaybetmeden kıymet verin. Size verileni maksadına uygun kullanın. Zira verileni maksadına uygun kullanmamak sahibine nankörlüktür.