Yanlış ve yersiz bir dava
Gerilim bir kılıç kalkan savaşına dönüştü. Kılıçların şakırtıları, karşılık naralar olayın boyutunu ve gerilimin artmasını sağlıyor. Bunun asıl nedeni Akepe nin kapatılması istemiyle ortaya çıkan tablo.
Akepe nin kapatılma istemindeki yanlışlık. Akepe nin kuruluş felsefesinde ve tutumunda, bugüne kadar ki gelişiminde Milli Görüş geleneğini çağrıştırıcı hiçbir iz bulunamamakta. Milli Görüş ten çok bir Özal izleği de denilebilinir Akepe ye. Zaten yöneticilerinin, ya da onların akıl danelerinin vurgusu da bu yönde.
Başbakan Sayın Erdoğan ın siyasal literatüre, kendine göre getirdiği kavramlar var. Muhafazakâr demokrat, partisinin felsefesi. Bunların üzerinde zaman zaman durmuş ve tartışmıştık. İslâmi anlamda bir muhafazakârlıktan söz edilemez. Demokratlık da, muhafazakârlık da batıya özgü.
Geçmişinden ve geleneğinden kopmuş bir Akepe izleğini tanımlayan ve gerçekten de inanılan kimi kavram ve vurgular var. Mehmed Âkif, Necip Fazıl dan beri süregelen kültürel, Milli Görüş geleneğinin siyasal düşünsel mücadelenin çok ötesinde ve uzağında. Geçmişte içinde bulunduğu düşünce hareketine olan göndermeleri kendisini de tanımlayacak onun samimi bir ifadeleridir.
"Milli Görüş gömleğini çıkardık" demesi, "din milliyetçiliği" vurgusu, "İsrail ve abede yakınlaşması", "AB çabası" İslâmi kavram ve düşüncelerden uzak kalması gibi. Aslında siyasal olarak da hiçbir riski göze almadan yolunu sürdürmek çabasındaydı. İlk dört yıl da böyle geçti. Peki ne oldu da bu sürece gelindi ve kapatma davası açıldı.
Kendileri, kendilerini yukarıdaki gibi tanımlarken duruş ve süreçlerinde samimi idiler. Suya sabuna dokunmadan iktidar olmayı hedeflemişlerdi. Zaten Sayın Başbakanın Birlik Vakfı nda İmam Hatip okullarıyla ilgili sorunda "Bedel ödemeye niyetlerinin olmadığını" özellikle vurgulamıştı. Fakat, toplum baskısı, dip dalga Akepe yi köşeye sıkıştırdı. Bu, en belirgin haliyle Cumhurbaşkanlık seçiminde ortaya çıktı. Milletin beklentisi, bakışı çok farklı. Akepe kendisini her ne kadar Milli Görüş geleneğinden, yani milletin düşüncesinden uzakta olduğunu göstererek ifade etse de millet onları farklı bir göz ile değerlendiriyor.
Akepe nin kapatılması istemi, davası Akepe nin kendi şahsına değil. Millete karşı yapılmış olan bir darbedir. Milletin bir dip dalga olarak vurması, talep ve beklentilerini dile getirmesine karşıdır. Nasıl oluyor da 1 milyar 200 milyon Müslüman dünya barışı için bir tehlikedir, modernleştirilmesi ve ondan sonra AB ye alınması gerekir diyen Şimon Peres i getirip TBMM meclisinde konuşturtan bir Akepe ye kapatma davası açılır. Akepe, Milli Görüş tabanını modernleştirici ve sekülerleştirici bir projedir. Fakat halk bunu zorlamış tam tersi taleplerde bulunmuştur. 22 Temmuz seçimlerinin Cumhurbaşkanlık seçimi ve başörtüsüne karşı takınılan tavra bir karşı çıkışa, referanduma dönüşmesi durumuna dikkat etmek gerekir.
Milli Görüş hareketi millet ile bütünleşmiş, onun bir beklentisi olmuş. Halkın beklentileri kendiliğinden gerçekleşmiş, böyle olunca siyasal partileri ister istemez zorlamıştır. Bir önceki seçimlerde Mehepe nin içine düştüğü durum, daha sonra Deyepe ve Anap ın durumu bunun bir göstergesi. Millet bütün gücünü akepe ye yönlendirmiştir. Onu, kendi düşünce izleğinde olduğunu düşünmüştür. Hala da bu düşüncededir. Beklentilerinin yerine gelmesini de istiyor.
İttihatçı gelenek ve çizgi çökmüş, onun yerine Milli görüş artık kabul görmüş. Akepe yi bu anlamda zorlamıştır. 22 Temmuz seçimlerinin başörtüsü referandumuna dönüşmesinin nedeni de budur. Akepe hiç hak etmediği halde bir kapanma ile yüzleşmiştir. Bu, şu anlama gelir. Milletin siyasaya müdahalesi, beklentisi, özlemi ortadan kaldırılmak, İttihat Terakki ruhu önüne konulmak istenmektedir. Gerilimin asıl nedeni de budur, Akepe bunu hak etmiyor.