Gerçekten Suriye Türkiye'yi bombaladı mı?

Abone Ol

Suriye konusunda Rusya ile ABD nin anlaşmasının ardından,

Başbakan Erdoğan ın ABD ziyareti öncesi Reyhanlı da yaşanan patlamaların dış

basında, özellikle de ABD basınında ele alınış şekli dikkat çekiciydi. Dünkü

yazımda olayın arkasında hangi ülkeler ya da istihbarat örgütlerinin bulunabileceğine

dair görüşlerimi geniş bir şekilde aktarmaya çalıştım. Bugün de ABD, İngiltere

ve Fransa basınında yer alan bazı başlıklara ve değerlendirmelere dikkat çekmek

istiyorum.

Haberlerin ortak noktasını patlamanın hemen arkasından

Suriye yi sorumlu tutan açıklamalardı. Bazı gazeteler ise Türk yetkililerin

açıklamalarının ötesinde kendiliklerinden doğrudan Suriye yi hedef almışlardı.

İngiliz Sunday Telegraph gazetesinin, Suriye Türkiye yi bombaladı

değerlendirmesi ise dikkat çekiciydi. Dış politika konusunda İngiltere ile

ABD nin yapışık ikizler konumunda oldukları düşünüldüğünde bu başlık daha da

anlamlı hale geliyor.

Los Angeles Times, Reyhanlı daki patlamaları Suriye deki

şiddetin sıçramakta olduğunun son örneği olarak nitelendirirken, Washington

Post, saldırının Başbakan Erdoğan ın, Suriye krizine odaklanması beklenen

Washington ziyareti öncesine rastlamasına dikkat çekiyordu. New York Times,

Reyhanlı saldırıları konusunda Türkiye nin Suriye istihbarat örgütünü

suçlamasının Suriye ile ihtilafta tırmanış ve savaşın genişlemesi olasılığını

gündeme getirdiğine vurgu yaptı.

Sunday Telegraph ise haberini, Suriye, Türkiye yi

bombaladı başlığı altında veriyor, Suriye deki ayaklanmanın başlamasından bu

yana Türkiye deki en kanlı patlama olduğuna dikkat çekiliyordu. Observer,

Türkiye nin saldırı sonrası Esad yönetimini uyardığını belirtiyordu. Bild ise

saldırının ardından tüm dikkatlerin Esad a çevrildiğini belirtiyordu. Die Welt

gelişmeleri, Hükümet emin: Saldırganların Suriye deki Beşar Esad rejimi ile

bağlantısı bulunuyor şeklinde aktardı.

Daha pek çok alıntı yapmak mümkün. ABD, İngiltere ve

Fransa kaynaklı haberlerde genellikle Türkiye nin Suriye ye saldırı hazırlığı

içinde olduğu izlenimi verilmeye çalışılıyor. Bu arada Suriye ise olaylarla

kesinlikle ilgileri olmadığını açıklıyordu. Eğer bu olayı Suriye yapmış ise

Türkiye nin karşı bir tepki vermesini, hatta bunun hesabını sormasını beklemesi

gerekir. Bir bakıma Suriye böyle bir olayı Türkiye yi üzerine çekmek için

yaptırmış diye düşünmek yanlış olmaz. O zaman da her fırsatta Suriye deki

olayların arkasında Türkiye nin bulunduğunu ileri süren Suriye nin ısrarla

patlamaların arkasında kendilerinin olmadığını söylemelerinin bir anlamı olmaz.

Hükümetten yapılan açıklamaların elbette bir dayanağı

vardır. Bir takım insanlar patlamalardan laf olsun diye sorumlu tutularak

tutuklanamaz. Buna rağmen patlamaların arkasında ilk planda Suriye bulunduğu

görünüyor olsa bile büyük resme bakıldığında İsrail in de görülmesi sürpriz

olmaz. Bu konuda görüş belirten siyasiler ve akademisyenler bölgemizdeki

gelişmelerin bir mezhep çatışmasına dönüştürülerek kalıcı hale getirilmeye

çalışıldığına, bunun da İsrail in işine yarayacağına dikkat çekiyorlar. Bu

bakımdan bölgemizde her türlü çatışma ve terör eylemini değerlendirirken ABD nin

Büyük Ortadoğu Projesi ile Siyonizm in Büyük İsrail hedefini dikkate almak

gerekir. Bu iki husus dikkate alınmadan yapılacak değerlendirmeler yanlış olur.

Yanlış olmasa bile büyük resmin sadece bir bölümünü aktarmak anlamına gelir.

Hâlbuki Türkiye olarak her olayda büyük resmi göz önünde bulundurmamız

gerekiyor. Böyle olunca da Büyük Ortadoğu Projesi nin eş başkanlığının niçin

üstlenildiğini sorgulamak şart oluyor.