Sadece tek bir gündeki, yani geçen Cuma günkü, Milli Gazete’nin ekonomi sayfasına girdiğimiz haberler bile Türkiye’nin gerçek gündeminin ne olduğunu ve ne kadar da vahim bir durum arz ettiğini göstermeye yeter de artar bile. Onlardan bir bölüm:
“Enflasyon tahmini yüzde 100 saptı! Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu’nun sunumunu yaptığı yılın ilk Enflasyon Raporu’na enflasyon tahminlerindeki sert revizyonlar damga vurdu. Merkez Bankası, 2022 yıl sonu için yüzde 11,8 olan enflasyon tahmini 11,4 puan artırarak yüzde 23,2’ye yükseltti. Vatandaşı doğrudan ilgilendiren gıda enflasyonunda da beklentiler 10,3 puan artarak yüzde 24,2’ye çıktı.”
“Simit 5’e doğru! Ankara Simitçiler Odası Başkanı Savaş Delibaş, artan elektrik, doğalgaz ve girdi maliyetlerinden dolayı simit fiyatlarına zam talep ederken, 4 TL’nin bile kurtarmadığını, şu andaki maliyetler aynı bile kalsa Mart ayında simidin fiyatının 5 TL olabileceğini belirtti.”
“ TÜİK açıklayamadı, Bakan açıkladı! Hazine ve Maliye Bakanı Nurettin Nebati, TÜİK’in “açıklayamadığı” enflasyonun yüzde 40 civarında olduğunu söylerken, 2022’nin sonunda ise yüzde 30’un altına düşürmeyi amaçladıklarını söyledi. Bakanın son açıklamalarının daha önce yaptığı “Enflasyon, Haziran 2023’te tek haneye düşecek” açıklamasıyla çelişmesi de dikkat çekti.”
“ Enerji kesildiğinde batacak firmalar var! Anadolu Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Kutsi Tuncay, OSB’lerdeki enerji kesintilerini değerlendirerek, ‘İşletmeler çok zor durumda. Enerji kesildiğinde Türkiye’de batacak firmalar var. Hayati sonuçlar ortaya çıkabilir. İş kazalarına sebep olabilir; patlama, çatlamalara sebep olabilir’ dedi.”
Ve tabii ki yurdun her yerinden gelen, iyice kanıksanan ucuz ekmek kuyruklarının görüntüleri…
Kamuoyu, ısrarla yapay gündemlerin ve insanlar düşmanlaştırmaktan ve birbirinden nefret ettirmekten başka bir şeye yaramayan polemiklerle “bilhassa” oyalanırken, toplumun gözünden kaçırılmaya çalışılan gerçek gündem işte bunlar. Ve aslında bunlardan da fazlası… Ama hepsi de kötü ekonomiyle, daha doğrusu kötü yönetilen yani yönetilemeyen ekonomiyle, tutarsız ve amaçsız ekonomi politikalarıyla, milyonları mağdur eden lüzumsuz inatlarla ve iktisat ilmine aykırı uygulamalarla doğrudan bağlantılı…
Sezen Aksu gündemiyle oyalanan kamuoyu, “muhatabım Sezen Aksu değildi” açıklamasıyla ne elde etti? “Tepkim moderatöreydi” popülizmini gördük bir kere daha ve bu konu başlığının bir kez daha “safları sıklaştırdığını”, kitleleri birbirine karşı kışkırttığını ve gerçek sorunların ve gündemlerin bir kez daha konuşulmadığını, tartışılmadığını deneyimledik yine. Cumhurbaşkanının “cevaplarını sorulayan” ısmarlama gazeteciler işte bu yüzden ekranları veya köşeleri parselliyor ve bir propaganda ve algı bombardımanı için sabahtan akşama ve geceden sabaha kadar konuşuyorlar da konuşuyorlar. Halk, kendi meselesine yabancılaşsın, propaganda bombardımanı altında gerçek sorunları değil de “üretilmiş gerçeklikleri” konuşsun, tartışsın, enerjisini bunlara harcasın ve elbette ki kendinden olmayandan da ölümüne nefret etsin, insanların birbirine karşı en ufak bir sevgisi, saygısı, hoşgörüsü kalmasın. Bu sayede de güç, iktidar, makamlar, ihaleler, medyadaki köşeler vs vs elden gitmesin! Türk siyasetinin bugünkü hakim gücünün kısa özeti bu aslında…
Elbette ki her siyasi partinin gazetesi, televizyonu, yayın organı olabilir. Burada problem, medyanın çok büyük çoğunluğunun ele geçirilmiş ve tek ses olmasıdır. Yanlı yayınlar yapmaları, üretilmiş gerçekleri pompalamaları, halkın gündemi yerine kendi menfaatlerini öncelemeleri, belden aşağı vurmaktan, yalan söylemekten, iftira atmaktan, fitne çıkarmaktan çekinmemeleridir. Gazeteci, yorumcu, uzman vs diye çıkarılan “hep aynı” isimlerin parti borazanlığına ve güç tapınıcılığına soyunmaları ve bundan da ar etmemeleridir sorun. Yoksa elbette ki herkesin bir siyasi düşüncesi, dünya görüşü, kendine göre yargıları olacaktır.
Güce sırtına dayamış medyaya göre önü alınamayan enflasyonun sorumlusu depocular, marketçiler, pazarcılar; simidin, ekmeğin zamlanması fırıncı lobisinin(!) oyunu; enerji ve doğalgaz kesintileri dış güçlerin tezgahı; ekonomi yönetiminin tutarsızlıkları muhalefetin abartması!
Günlerce aynı fasit dairede, avara kasnak misali dönüp duran iktidar medyası eliyle kamuoyunu oyaladığını ve iktidarını koruyabileceğini düşünen siyasi iktidar, halkın gündemini es geçtikçe daha da zemin kaybediyor halbuki. Gerçekleri göstermedikçe ve konuşmadıkça, yaklaşan sandıktan, sessiz yığınların tepkisinin çıkması muhtemeldir.