Gerçek gündem arada kaynamasın!

Abone Ol

Ana gündem FETÖ. Ancak, kaldırılan toz bulutunun altında bazı hakikatlerin kaybolmasına, amiyane tabirle; güme gitmesine izin vermemek lazım.

Ülkemizin ana gündemi belli; FETÖ.

Dünyanın ana gündemi de savaş!

Türkiye de kıyısından köşesinden savaşa girdi. Allah sonunu hayır etsin. Gerçi, dünya gündemi hiç değişmedi. Özellikle Batılıların hâkimiyetine geçtikten sonra dünyada savaş hiç eksik olmadı. Barış, bir kere sözcük olarak çok uzak bu adamlara! Haliyle, millet olarak biz de hem savaşı konuşuyoruz hem FETÖ›yü. Ama bu arada çok önemli hakikatler de gündeme girmiyor değil. İşte bugün konuşmak istediğimiz, mevzu bu aslında. Sözü dolandırmaya niyetimiz yok. Direkt konuya girebiliriz.

Deniliyor ki:

Bu FETÖ, bütün Başbakanlardan istifade etmiş! (Daha açık konuşacak olursak istifade sözcüğünü, «kullanmış» diye okuyabiliriz) Bir tek Başbakan Erbakan›ı kullanamamışlar. Bu  mesele çok iyi bilinmektedir. Ancak, gereğinin yapılıp yapılmayacağı konusundan o kadar emin değiliz. Hani, meşhur bir deyim vardır ya; “ba’de harabul Basra” diye. Yani, iş işten geçmeden, Başbakan Erbakan gündemdeyken onun söylediklerine kulak kabartmalıyız. Şayet Erbakan’ın duruşu iyi okunamazsa, korkarız ki gene büyük resim farkedilemeyecek ve gene önemli bir fırsat kaçırılmış olacaktır.

Bakın beyler! 

Parti başkanı, Başbakan Cumhurbaşkanı her zaman bulunur. Ama bir Erbakan her zaman bulunmaz. Bu çaptaki bir insan ancak yüz yılda bir gelir. Biz onu Allah’ın bizlere bir lütfu olarak kabul ediyoruz.

Nasıl bir liderdi Erbakan?

Erbakan Hocamızın bazı özelliklerini birlikte sıralayabiliriz:

- O, orta yolu tercih ederdi.

- Maddi ve manevi kalkınmanın birlikte yapılmasını savunurdu.

- Siyonistlere ve onların kontrolündeki Batı›ya karşı net tavırlıydı.

- Milletin başaracağına inancı tamdı.

- Hainleri çok önceden teşhis eder, onarı asla önemsemez ve yok sayardı.

- İslam Birliği hiçbir zaman vazgeçmediği en önemli hedefiydi.

- O, milli idi, yerli idi; onun ayakları bu toprağa basıyordu.

Erbakan Hoca›mızın elbette ki birbirinden farklı, birçok özelliği daha vardı.

Mesela; Siyonizm-Batı ittifakının nihai hedefini bütün detaylarıyla o, ortaya koymuştu. Bu kabil mühim meseleleri ancak ondan öğrenebiliriz. Madem Hoca hepimizin Hocası; sadece bu kökten gelenler değil, herkes onun bilgeliğini kabul etmekte. O halde, ülkenin düzlüğe çıkması için onun düşüncelerinden hakkıyla yararlanılmalı. Zor ele geçen bu fırsat kaçırılmamalı.

Bugüne kadar kullanılan dilin etkisi ortada; sen, sürekli yanıldığını söylemek suretiyle  millete ağır maliyetler yüklüyorsun, yapamıyorsun, beceremiyorsun demek, muhatabı tamamen uzaklaştırıyor. Belki böylesi ifadeler adamların nefsine dokunuyor. Ama, hakikat ortada. O halde bu işin bir orta yolu bulunmalı. Nefisleri arka plana itip gerçek çözüm için kollar sıvanmalıdır. Bu tür işler de ancak feragat ve fedakârlıkla aşılabilir.

15 Temmuz bağlamında; kuklacıyı teşhis etmeden ve de gereğini yapmadan; sadece kuklayla meşgul olmak, onun tahribatını anlatmak ve ona karşı tedbir almak yanıltıcı olur. Aslolan kula ile değil kuklacıya mücadele etmektir.

Ayrıca, bu adamlarda oyun bitmez ki. Bunların sadece A planı var demek, en hafifinden yanılmak anlamına gelir. Can yakıcı birçok planları daha olabilir. Vatandaşını korumak devletin vazifesidir. Bu tür şeylere karşı uyanık olmak gerekir. 

Başbakan Erbakan, bugünlerde fikirlerine sıkça müracaat edilmesi gereken tarihi bir şahsiyet olduğu herkes tarafından anlaşılmıştır. Bu fırsat kaçırılmamalı. Mesul makamda bulunanlar bir kere daha ona ve onun tavsiyelerine kulak vermeli.Aman ha! Bari bu defa yanlış yapmayalım. Erbakan’ca çözümler arada kaynamasın. Yapılacak yanlışın milletimize de İslam dünyasına da faturası çok ağır olur.