Sanatçı Tuncel Kurtiz in ölümü ile gerçek bağnazların,
gerçek tutucuların kim olduğu ortaya çıktı!
Bugüne kadar kendilerini hep hoşgörünün tek adresi
olarak tanımlamaya çalışanların aslında kendilerinden olmayan birine bir mezar
yerini bile çok görmelerine tanık olarak gerçek bağnazların ve gerçek
tutucuların kim olduğunu görmüş olduk!
Evet, bugüne kadar bu arkadaşlar hep kendilerini
hoşgörünün temsilcisi farklı düşüncelerde olanları da bağnazlığın ve
hoşgörüsüzlüğün mensupları olarak göstermeye çalıştılar!
Ama şükürler olsun ki bugüne kadar aramızdan kimseye bir
mezar yerini çok gören çıkmadı!
Kimseye Bizden değil diyerek mezarlıklarımızın
kapısını kapamadık! Yaşarken aramızda bir takım sorunlar olsa da öldükten
sonra kimseyi Bizim gibi inanmıyor diye dışlamadık!
Sanatçı Tuncel Kurtiz in ölümü bugüne kadar sürdürülen
gelen bir şehir efsanesini de bitirmiş oldu!
Tabir caizse bir büyük balon patladı!
Kendilerini hoşgörü abidesi olarak görenlerin ve öyle de
göstermeye çalışan çevrelerin aslında ne denli tutucu ve bağnaz oldukları
ortaya çıkıverdi!
Öylesine tutucu ve bağnazlar ki kendilerinden biri olarak
kabul etmedikleri kişilerle aynı mezarlığı paylaşmaya bile tahammül
edemiyorlar!
Bu tavrı sergiledikten yani Tuncel Kurtiz in başka bir
mezarlığa defnedilmesini sağladıktan sonra hâlâ hoşgörüden söz etmeye dilleri
varacak mı, bilemiyoruz!
Sergilenen bu bağnazlığın kendi aralarında da epey
eleştiri konusu olduğunu görüyoruz! Kuşkusuz bu tavrın kendilerine hiç
yakışmadığını ifade eden insaf sahipleri de var!
Ama bu itiraflar bugüne kadar kendilerini hoşgörünün tek
adresi gibi gösterenlerin sergilediği bağnazlığı ortadan kaldırmaya yetmiyor
ki!
Demek ki bağnazlık ve tutuculuk onların ileri sürdüğü
gibi tek yanlı değilmiş!
Demek ki bağnazlık ve tutuculukta onların eline su dökmek
çok zormuş!
Demek ki kendileri gibi düşünmeyenler ile aynı mezarlığı
paylaşmak bile işlerine gelmiyormuş!
Ufacık bir mezarlığı paylaşmayanlar koca bir yaşamı nasıl
paylaşırlar Tuncel Kurtiz in ölümü bize çok şey gösterdi çok şey!