Gerçeği öğrenmek isteyen istatistiklere baksın!..

Abone Ol

Soma da yaşanan facia sonrasında üç gün yas tutmak

yetmez, başımızı önümüze koyup bunun neden yaşandığını ve bir daha meydana

gelmemesi için neler yapılması gerektiğinin irdelenmesi gerekiyor.

İstatistikler bu felaketin bir kaza değil örgütlü ihmal sonucu gerçekleştiğini

düşündürüyor. Eğer belli bir miktar kömür çıkarımı adına yaşanan can kaybı

küresel ortalamaya yakın olsa daha farklı bir kanaatimiz olabilirdi...

Aynı madencilik faaliyeti konusunda Çin in 7 katı,

gelişmiş ekonomilerin 20 katı can kaybı yaşıyor isek etkili ve yetkili

kesimlerin kader diyerek konuyu geçiştirmemesi gerekiyor. Eğer küresel düzeyde

kömür üretiminde sonlarda olmamıza rağmen can kaybında birinci isek her şey

açıktır. Devlet, işçi ve iş dünyası arasındaki ilişkiler, göründüğü veya

gösterildiği gibi olsa sonuç böyle olmayabilirdi. Teftiş raporları çok iyi olup

faaliyet konusunda örnek gösterilen bir işletmede böyle bir felaket

yaşanmamalıdır; yaşanıyorsa göründüğü gibi değildir ve gerçek sorumlular,

sebebi ne olur ise olsun gerçeklerin açığa çıkmasını engelleyemeyenlerdir. Daha

açık bir şekilde söylemek gerekir ise Devlet ile İş Dünyasının işçiye karşı

hukuksuz işbirliği istatistiklere yansımaya devam etmektedir. Belli ki

küresel  ölçektekinden daha vahşi bir

kapitalizm, ülkemizde dini duygu sömürüsü ile birlikte etkinleşmiş olabilir.

Kağıt üzerinde AB standartlarına yaklaşıyoruz, ama gerçekte tam aksi yönde

ilerlemekte sakınca görmüyoruz!..

Hem suçlu olmak hem de güçlü kalmaya çalışmak zor iştir:

Gerçeklerle aranız bir daha düzelmemek üzere bozulur. Gittiği yere kadar

sıkıntının kendinizden kaynaklanmadığını iddia eder, takdiri ilahi diyerek

geçiştirmeye çalışır ve yas tutmaktaki cömertliğimizi sergilemekte sakınca

görmezsiniz. Durumun böyle olmadığını söyleyenleri provokatörlükle suçlar geniş

kitleleri etkilemelerini engellemeye çalışırsınız... Kömür madenini işleten

şirket iş güvenliği açısından örnek imiş, denetim raporları bu yöndeymiş,

işçilerin tamamı sendikalıymış; taşeron kullanılmıyormuş... Siyasi irade ve

işletme kusurlu değilse, onları finanse edenler ve onlarla ticaret yapanlar da

rahatlayabilir. Aslında işçileri suçlayacaklar ama dilleri varamıyor kader

diyerek konuyu kapatıyorlar. Ne demişler yavuz hırsız ev sahibini kovarmış!..

Organize ve hukuksuz şekilde iş yürütenler aklanacak, suçlu olmayacak ve bu

düzen böyle devam edecek!.. Utanmadan istatistiklerin yalan söylediğini,

gerçeği göstermediğini iddia edecek; kendilerinden saymadıkları herkesi aptal

yerine koyup dışlamayı sürdürecekler!

Siyasi irade Devlet in madeninin işletmesini devreder;

devralanlar başka birilerine işletmeye verir. Aralarındaki sözleşmeler ve

bunlara ilişkin detaylar özeldir, kamuya kapalıdır. Bugüne kadar devletin

kurumları bu zincirdeki son işletmeciyi koruyup kollamış, hiç üstüne gitmemiş

olabilir... Fakat artık durum değişti; organize iş yürütenler sarı öküz

durumundaki işletmeye vermeden durumu geçiştirmeye çalışacak, olmuyor ise

herkes eski alışkanlıklarını unutmak durumunda kalacak...

İstatistikler yas tutmamıza sebep olan felaketin kaza

değil, cinayet olma ihtimalinin çok daha yüksek olduğunu söylüyor. Birilerinin

kolay kazanması ve rahat yaşaması için çok daha fazla insanın çok riskli ve iş

güvenliğinden yoksun işletmelerde karın tokluğuna çalışması devrinin bir an

önce son bulması gerekiyor. Örnek niteliğinde olduğu söylenen bu işletmede

bunlar olabiliyor ise diğerlerinin durumunun ne olabileceğini düşünmek, böyle

devam etmemesi için çaba harcamak gerekiyor...