Fotoğraf çekmek güzeldir, onu paylaşmak ise daha
güzeldir. Gençlik Araştırması ile gençliğimizin fotoğrafını çeken ve bunu
Beklentiler Ve Yönelimler Arasında Gençlik sempozyumuyla paylaşan Anadolu
Gençlik Derneği, şimdi bu fotoğrafı çalışma takvimine aktararak çerçevelemeye
çalışıyor. Birçok önemli başlıkta gençliğin beklentilerini ölçen ve
yönelimlerine ışık tutan bu tür çalışmalar, toplumla gençlik arasındaki makasın
maalesef arttığını da gözler önüne seriyor. Gençliğin, birçok konuda
beklentilerinin farklılaştığını görüyoruz.
Gencimizin öncelikli sorunu dini ile ilgilidir. Çünkü
kırmızı çizgileri kaldırılmıştır. Gencin İslam la sahih ilişkisi sürekli
zayıflatılmıştır. Eğitim, emek ve eğlence gibi konular kırmızı çizgiler
olmadığı için günümüz gençliğinin en önemli imtihan unsurları olmaktadır. Bu
unsurlara yaklaşım tarzı başta olmak üzere, yüksek beklentiler ve bunların
karşılanamamasından kaynaklanan gelişmeler gençlik bunalımı nı ateşlemekte,
din ile bağını güçlendirmediği takdirde yarınını sağlıklı bir şekilde tasavvur
etmekte zorlamaktadır.
Gençlerle iletişimde, sağlıklı bir ilişkinin kurulması da
güçleşmiştir. Toplumun ya da gençlik kuruluşlarının gence vermeye çalıştığı
mesajlar iletişime dönüşmemekte, genci harekete geçirmemektedir. Gençliğimize
yönelik olarak uzun vadeli plan yapamamanın oluşturduğu handikaplar, iletişim
ve diyalog mekanizmalarında yaşanan önemli sorunlar özellikle Y kuşağı olarak
adlandırılan 1980 sonrası doğumlu gençlerin potansiyelini tüketmektedir. Günlük
yaşayan gençlere daha görsel ve basit ifadelerle yaklaşmak, yaş grupları ve
ilgi alanlarına göre hedef kitle belirlemesi yapılarak iletişim kurmak birçok
sorunu daha baştan çözecektir.
Gençlerimizin gönüllerine hitap ederek; akıl, mantık ve
şuur üçlüsü ile onları ilme yöneltmeli; kainat, insan ve hayat dengesini
yakalamak için yanlış ve doğruları kritik etmesini sağlanarak yarınları
hazırlanmalıdır. Bunu başarmanın temelinde ise, onların yalnızlığına ortak
olmak yatmaktadır. Onlara zaman ayırmak, ortak vakit geçirme sürelerini
artırmak ve etkili bir çalışma modeliyle hedefe kilitlemek gerekiyor.
Gençlerimize karşılaştığı güncel sorunlara yarınların
bakış açısıyla çözüm üretecek ve birbirlerine olan güvenini perçinleyerek daha
disiplinli ve hedefinin şuurunda çalışmalar yapma azmi ve aşkı verecek
kurumların önemi artmaktadır. Gençlik, ancak bu sayede alacağı eğitim ve
yaşayacağı iş hayatıyla, milletine karşı tam bir sorumluluk şuurunda ve ideal
insan vizyonu ile yeni bir dünya ufkuna sahip olacaktır. Aksi takdirde nefsine
yönelik bir eğlence düşkünlüğü ile düşünmeden yaşayacak ve kendine
yabancılaşacaktır.
Gençleri sadece benlik ve güç temelinde değil, sosyal
sorumluluk bilinciyle gerçek amacına ulaştırma sorumluluğu sorumlularını
beklemektedir. Gençliğin potansiyelini değerlendirme ve hareketlenmesini
artırmaya yönelik adımları markalaştırma, iletişim araçlarını da farklılaştırma
peşinde olan kurumların gelecekte söz sahibi olacağı açıktır. Sanal hayatta
hareketli görünseler de, sosyal hayatta yalnız kalan gençlerin yalnızlığına
derman olanlar, onları harekete ilk geçirecek olanlar olacaktır. Çünkü gençlik,
yeni bir başlangıç yapmanın arefesindedir.