Bismillahirrahmanirrahim;
TÜRKİYE’NİN geleceğini görmek isteyenler, gençliğinin durumuna baksınlar. Gördüklerimiz ve basından öğrendiklerimiz, geleceğimiz konusunda bizi endişelendiriyor. Gençliğin çevresi ifsatla dolu! Eskiden insanlar günahlara ayaklarıyla giderlerdi. Şimdi ifsat ve kötülük gencin kucağına düşecek şekilde dizayn edilmiş.
Önemli dosyalara imza atan Milli Gazeteden Tolga Saçıkaralı kardeşim 28 Nisan 2017 günü önemli, uyarıcı bir haberi daha dikkatlerimize sundu. “Belediye destekli alkol sokakları zehir saçıyor. Bu sokak günaha çıkar” başlıklı manşet haberinde, “Bir bira firmasının Türkiye’nin 13 ilinde, il ve ilçe belediyelerinin desteğini alarak muhabbet ve bar sokakları oluşturduğunu” duyurdu.
Bira firması, belediyelerle işbirliği halinde kaldırımları genişletiyor, ahşap perdeler döşüyor... Caddelere renkli elektrikler koyuyor… İlgili caddelerdeki firma ve esnafla görüşerek, iş yerlerinin barlara dönüşümüyle ilgili anlaşma imzalıyor. İmzayı atan firmaların tabelalarına Muhabbet Sokakları unvanı iliştiriliyor. Çoğu üniversite muhitinde olmak üzere, Türkiye’nin 20 noktasında alkol sokakları oluşturmuşlar. Türkiye’nin kademe kademe nereye götürüldüğüne dikkat ediyor musunuz?
Muhabbet sokaklarının asıl hedefi üniversiteliler. Gençlerimizi ifsat edip ülkemizi manevi çöküşe sürüklemek istiyorlar. Her gün yeni tuzaklar peşindeler. Hedef tüm ülkeyi ifsada uğratmak!
Yürürlükte olan 6487 Sayılı Kanunun, “Alkollü içkilerin her ne şekilde olursa olsun reklamı ve tüketicilere tanıtımı yapılamaz” hükmüne rağmen bu pervasızlık kime karşı? Belediyelerin bu kanunsuzluğa alet olması, ‘Türkiye sahipsiz mi?’, dedirtecek boyutta.
KÜRESEL BİR PROJE Mİ?
İÇ Anadolu’nun 2 üniversiteli büyük bir ilinde halkın bu rezalete iç tepkisini gördüm. Üniversite öğrencilerinin hali perişan mı perişan! Üniversite yönetimleri problemin çözümünde çaresiz!
Bu şehrimizin barlar sokağının geçmişi epeyce eski. 6 -7 yıl önce üniversite yöneticileri, sayısı oldukça yüksek öğrencinin derslerde uyuduğunu görüyorlar. Araştırdıklarında, bu öğrencilerin gece boyunca o muhitlerde çalıştıkları veya eğlendiklerini öğreniyorlar. Devamsızlıkları dolmasın diye gündüz derse geliyorlar. Manzara bu! Üniversite yöneticileri, hiç değilse buraların saat 12.00 - 01.00 gibi kapanması için mahalli yöneticilerden yardım istiyorlar.
İlin valisi, belediye başkanı, emniyet müdürüne dertlerini anlatıyorlar. Mahalli yöneticiler olaya karşı duyarlılık gösteriyor, çözüme odaklanıyorlar. Tedbirlerini uygulayacakken Turizm Bakanlığı’ndan bir yazı geliyor: Barlar Bölgesi tamamen “Turizm Merkezi” ilan edilip dokunulmazlık zırhı giydiriliyor. Bir dostunun “İfsadın yüksekliğinden yakınması” üzerine, dönemin Emniyet İl Müdürü’nün cevabı ürpertici: “Tamamını bilseniz çıldırırsınız.”
İfsat sınır tanımıyor. Vatandaşın şikâyetlerini önemsemiyorlar. Manevi muhitlere karşı bile saygısızlar. İstanbul Şehitlik Dergâhı, Sultanahmet Camii belirgin birer örnek.
Üniversite ve mahalli yöneticilerin tepkilerine rağmen gösterilen pervasızlık düşündürücü! Yoksa alkolik yapılanmalar küresel bir proje mi? Böyleyse tehlike zirvede! Türkiye’yle tabii yoldan baş edemeyenler, gençlerimizi alkol ve uyuşturucu müptelası haline getirerek mi güçlerini kırmaya çalışıyorlar dersiniz?
TÜRKİYE İFSAT ÜSSÜ MÜ?
ÜLKEMİZ büyük ifsat olaylarıyla karşı karşıya. İfsat odakları her alana nüfuz etmeye çalışıyorlar. Çocukların elektronik ortamdaki oyunları; cinsellik, şiddet içeren film ve diziler aracılığıyla suça eğilimleri artırılıp suç makinesi haline getiriliyorlar. Çeşitli sebeplerle suç işleyerek güvenlik birimlerine getirilen 12 - 17 yaş aralığındaki gençlerin sayısında korkunç artış var. Uyuşturucu ticareti mafyalaştı. Binlerce genç bonzai tuzağında. Ani ölümler ve kalp yetmezliği riski altındalar. 28 Nisan 2017 günü Sakarya’da bonzai komasına girerek ölen 20 yaşındaki Ceyhun Karadeniz’in son sosyal paylaşımı uyarıcıydı: “Uyuşturucu satanlara idam istiyoruz. Uyuşturucu satan her insan katildir. Yeter artık, gelecek nesle bir şey olmasın en azından.” Aynı gün Osmangazi ilçesinde yaşayan 24 yaşındaki uyuşturucu bağımlısı Aykut’un annesini boğarak öldürmesi de düşündürücü.
Türkiye’nin pek çok yerinde günlük, haftalık, aylık olarak kiralanan binlerce ev ve apartın terör ve fuhuş yuvası haline getirildiği haberlerini yöneticilerimiz duyup (!) tedbir almayacak mı?
Ankara’nın en merkezi yerlerinde, çocuklar eliyle dağıttırılan; resimli, telefon numaralı, fuhuş davetçisi kartvizitler sokakları doldurmuştu. 35 sivil kuruluş “Yaşanabilir Şehir Platformu” oluşturup bu kartvizitleri süpürerek, “Çocuklarımızın geleceği ağır ve çirkin tehdit altında” gerekçesiyle Ankara Adliye Sarayı’na giderek suç duyurusunda bulunmuşlardı. (24. 2. 2017)
Günahlar çok alenileşti. Efendimiz (sav), “Günahlar alenileşmedikçe İslam toplumu emniyettedir” buyurur. İfsadı önlemek devletin görevi! Nesillerini alkoliklere emanet eden yöneticiler; tarih önünde, kıyamet gününde hesaptan kurtulamazlar.