Gençlerimize ışık olacak bir evlilik

Abone Ol

Rahmetenlilâlemin (S.A.V.) in tavassutu ile gerçekleşen

Hifa Hatun-Süheyb in evlilikleri gerçekleşti. Hamd ve şükür unutulmadı.

Sıra gerdeğe geldi. Odalarına girdiklerinde Hifa Hatun,

Suheyb e şu teklifte bulundu: Ya Süheyb! Allah (C.C.) bizi Resulûllah (S.A.V.) ın

tavassutu ile karı-koca yaptı. Bilesin ki, ben sana nimetim, sen de bana

mihnetsin. Sen sana verilen nimete şükretmek üzere; ben de bana takdir edilen

mihnete sabır tevfikine şükür için sen de uygun görürsen bu geceyi ibadetle

geçirelim. Böylece bu gecede sen şükrediciler sevabına ulaş; ben de senin

vesilenle sabrediciler sevabına kavuşmuş olayım. Ben Rasülullah (s.a.v.)

Efendimizden bizzat duydum: Cennette yüksek bir çardak vardır. Burada sadece

şükredenler ve sabredenler bulunur buyurmuşlardı dedi.

Süheyb, hanımının teklifini tereddütsüz ve büyük bir

heyecanla kabul etti.

İkisi de o geceyi tamamen ibadetle, hamdle ve şükürle

geçirdiler.

Bu yeni evlilerin halini sabahleyin Cebrail (A.S.),

Peygamberimize (S.A.V.) bildirdi.

Sabahleyin Süheyb mescide vardığında onu Peygamberimiz

tebessümle karşıladı. Ve ona şöyle bir soru sordular: Ya Süheyb! Bu geceki

halinizi sen mi bana anlatırsın, ben mi sana anlatayım

Süheyb: Ey Allah ın Resulü! Buyurun siz anlatın dedi.

Peygamber Efendimiz (S.A.V.) o geceyi olduğu gibi

Suheyb e bir bir anlattı. İbadetlerini, taatlerini, hamd ve şükürlerini olduğu

gibi söyledi ve şu cümleyi de ekledi: Allah (C.C.) bu hâlinizden çok razı

oldu. Cennetteki köşkünüz de hazırlandı. Eşin Hifa ve sen cennette bu köşkte kalacaksınız.

Size müjde veriyorum ve her ikinizi de tebrik ediyorum buyurdular.

Bu müjdeyi duyan Süheyb (R.A.) hemen oracıkta secdeye

kapandı ve Rabb-ı Tealâ ya şöyle yakardı: Ya Rabbi! Eğer benden razı oldun da

beni günah kirinden arındırıyorsan mükâfatımı da cennet olarak takdir ettiysen,

Sen den diliyorum ki, tekrar günah kiriyle pisliğe bulaşmadan ruhumu katına

alıver.

Allah (C.C.), Süheyb (R.A.) in bu duasını anında kabul

etti; ruhunu da katına alıverdi. Secdeden başını kaldırmadan ebedi köşküne

uçuverdi.

Olaya şahit olan Sahabe-i Kiram efendilerimiz büyük bir

heyecan içinde kimi ağlıyor, kimi olanların mahiyetini anlamaya çalışıyordu.

Oracıkta Rahmetenlilâlemin (S.A.V.) de bulunuyordu. Olay O nun önünde cereyan

etmişti. Sahabelerinin bu telaşını seyreden Efendimiz (S.A.V.) onlara: Size bu

seyrettiğinizden daha garibini/hayrete düşürenini haber vereyim mi Beni iyi

dinleyin. Şu anda Süheyb in eşi olan Hifa da ruhunu Allah a teslim etti. Allah,

onun ruhunu da katına aldı buyurdular.

Bu iki teslimiyet abidesinin cenaze namazlarını

Rahmetenlilâlemin Efendimiz (S.A.V.) bizzat kendileri kıldırdılar. Sonra da

aynı mekânda Cennetü l-Baki de yan yana defnettirdiler.

Bu iki mezarın başuçlarına iki ayrı tahta koydular. Bu

tahtalardan Süheyb in mezarının başucundaki tahtada: Bu Allah-u Teâla nın

nimetine şükreden kabirdir.

Hifa Hatun un başucundaki tahtada da: Bu Allah-u

Teâla nın mihnetine sabredenin mezarıdır yazılıydı.

Radiyallahuanhümecmain

***

Günümüzde böylesi teslimiyete sahip gençlere, genç-yaşlı

evlilere öylesine ihtiyaç var ki, nasıl anlatalım! Bütün genç kızlarımız Hifa,

delikanlılarımız Süheyb olmadıkça aile düzenlerimiz düzelmeyecek. Kimse evinde

bereket, çocuğunda mürüvvet göremeyecektir. Allah ın yardımı böylesi mûtîlerin

üzerine olacaktır. Niye bizler böyle değiliz Hele bir düşünelim bakalım.

Nefsimize söz geçirebilirsek belki düzelebiliriz, inşallah