Genç kardeşim Hüseyin?e teşekkürler

Abone Ol

Cumartesi günü Yunus Emre yi berbere götürmüştüm. O tıraş

olurken ben de sıramı bekliyordum. Kapıdan Anamur İlçe Başkanımız Menderes

Bora, Anamur Gençlik Kolları Başkanımız Fatih Ulusoy, Bozyazı İlçe Başkanımız

Turan Gök yanlarında bir genç kardeşimle içeri girdiler. Sözleşsek böylesine

buluşma zor olurdu. Kucaklaşmanın arkasından tanışma faslı ile birlikte

ziyaretin maksadını Antalya İl Gençlik Kolları Başkan Yardımcısı Hüseyin Göktuğ

izah etti. Saadet Partisi Genel Merkez Gençlik Kolları Başkanlığı bir program

hazırlayarak kısa süre içinde yurt çapında tüm ilçelerin ziyaret edilmesini,

buralarda eksiklerin tamamlanmasını istemiş ve Hüseyin kardeşim de Mersin in

Anamur, Bozyazı ve Aydıncık ilçelerini ziyaret ederek buralarda bir

hareketlenme sağlamak ve gençlik kollarının oluşturulması ile görevlendirilmiş.

Hüseyin kardeşimin azmi, heyecanı, davasına vukufiyeti ve nezaketi hepimizi

etkiledi. Ailecek kardeşimizin heyecanına ortak olduk. Kendi kendime böyle bir

harekete geçirici olaya, bir başka ifade ile genç bir kardeşimizin yollara

düşerek inançla kapı kapı dolaşmasını görmeye ihtiyacımız varmış diye düşündüm.

Genç kardeşimin görevlendirildiği Anamur, Bozyazı ve

Aydıncık tarım bakımından ülkemizin en verimli topraklarına sahip olmakla

birlikte bizim açımızdan susuzluktan çatlamış kurak topraklara sahip. Ancak, bu

topraklar geçmişte önemli adımlar atılmış, Milli Görüş açısından verimli

sonuçlar alınmış olmakla birlikte değişen şartlar insanları farklı bir konuma

sürüklemiş, bir takım hesaplar insanları güçlüden yana olmaya sevk etmiş.

Aslında siyasi bakımdan böylesine kurak bir iklimde Milli

Görüş ün yanlışlığını ileri süren kimse yok. Doğruluğunu herkes kabul ediyor

ama iş siyasi mücadeleye gelince insanlar farklı noktalarda yerlerini

alıyorlar. İşte böyle bir ikilimin hakim olduğu bu üç ilçede Genel Merkezin

verdiği görevi yerine getirmek için azimle yola çıkan Hüseyin kardeşimin

ziyaretin arkasından görevini yapmış bir dava mensubunun huzuru içinde olduğunu

düşünüyorum. Çünkü, Fatih in İstanbul u fethettiği yaştaki genç kardeşim aynı

azim ve inançla ilçe başkanlarımızla birlikte esnaf ziyareti yaparak, gittiği

her yerde davasını anlattı, insanların güvenini ve saygısını kazandığını bizzat

gördüm. Kısacası o sefere  zafer için

çıkmış, soncunu Allah a havale etmişti. Kendisine bu görevi verenlere akşam

verdiği raporda ilçe gençlik kolları bulunmayan Bozyazı ve Aydıncık ta birer

genci görevlendirdiğini yazdığını düşünüyorum. Demek istediğim o ki, Burada

bir şey olmaz demeden, inançla yola çıkıldığında Allah ın yardımı gecikmeden

geliyor.

Bu noktada bir hususa dikkat çekmek istiyorum. Saadet

Partisi olarak teşkilat çalışmaları yürütürken karşılaşılan en önemli sıkıntı

geçmişte birlikte olduğumuz, ancak bugün kendilerini iktidarın kanatları altına

atmışlardan doğuyor. Hem eski yuvalarına sahip çıkıyormuş görüntüsü veriyorlar,

hem de eski yuvayı terk etmemiş olanları yanlarına çekmenin gayretini

sergiliyorlar. Kısacası iki tarafı da idare etmeye sanki eski yuva ile yeni

bulundukları yerin birbirinden farkı yokmuş gibi bir savunmaya giriyorlar. Hem

Mevcut oy potansiyeli ile bir şey yapılmayacağını söylüyorlar hem de gözlerini

o hiçbir şey olmayacağını söyledikleri oya dikmiş görünüyorlar. Yani, tek

korkuları Saadet Partisi, tek hedefleri Milli Görüşçüler. CHP ve MHP onları

fazlaca ilgilendirmiyor. Bu yaklaşım çeşitli alanlarda da ortaya çıkıyor.

Bu yaklaşımda bir çarpıklık yok mu Milli Görüşçüler için

tek ölçü Hak-batıl olması gerekirken çoğunluğun belirleyici olmasının ciddi bir

izahı olabilir mi 1970 li yani Milli Selamet Partisi (MSP) li yıllarda Adalet

Partililer aynı söylemi ve taktiği uyguluyorlardı, şimdi onların yerini Biz de

sizdeniz diyenler almış görünüyor. Kısacası siyasi mücadelede aradan geçen 40

yılda değişen fazla bir şey olmamış. Ama Hüseyin Göktuğ gibi inançlı ve azimli

gençler olduğu sürece bu zincirleri mutlaka kırılacaktır. Bundan kimsenin

şüphesi olmasın.