Gelişmeleri doğru okumak yetmez

Abone Ol

Lübnan a asker gönderilmesini talep eden tezkere bugün Millet Meclisi nde görüşülüp milletvekillerinin oyuna sunulacak... Bu oylama ülkemiz ve insanımızın geleceği açısından çok büyük önem arz ediyor. Tezkerenin kabulü ya da reddinin ne gibi sonuçlara sebep olacağının çok iyi okunması lazım. Bu da yeterli değil, gelişmeleri doğru okuduktan sonra doğru kararların alınması gerekir... Olayları doğru okuduğumuz halde doğru kararlar alamazsak tespitlerimizin doğru oluşunun hiçbir anlamı olamaz.

Lübnan a asker gönderme tartışmaları ile birlikte teröristlerin ülkenin çeşitli yerlerinde harekete geçmesi ve PKK nın aynı günde dört yerde uzaktan kumandalı bomba patlatarak   7 askerimizi şehit etmesi arasında bir bağlantı var mıdır Eğer bağlantı varsa perde arkasındaki güçler kimlerdir Türkiye nin öncelikli konusu Lübnan mıdır, daha doğrusu Lübnan sınırında İsrail in güvenliğini sağlamak mı, yoksa PKK terör örgütü müdür Doğru cevaplandırılması gereken daha pek çok soru var. Bu sorulara doğru cevap bulunduktan sonra atacağımız adım, alacağımız karar yerli yerine oturmuş olur... Ama, sorular cevapsız bırakılarak verilecek karar bizim çıkarlarımıza değil, bizi zorlayanların çıkarlarına uygun düşer.

Doğru cevaplandırılması gereken bir başka soru ise İsmailağa Camii nde Bayram Hoca nın şehit edilmesidir. Katil linç edildi deyip dosyanın kapatılması olayın arkasındaki güçleri gizlemekten başka bir işe yaramaz.

Ülkemiz gündeminde yer alan daha pek çok konunun milletvekilleri tarafından değerlendirilmesi gerekiyor  Eksik ve tek yanlı sunulan bilgilerle yetinerek verecekleri oy kendilerini sorumluluktan kurtarmaz diye düşünüyorum... Özellikle de parti yönetimine ters düşerek yaklaşan seçimlerde liste dışı kalmak ya da listenin alt sıralarına düşmek endişesi ile hareket edildiği takdirde belki bir dönem daha Meclis e girmiş olabilirler ama verecekleri karardan ülke zarar görecek olursa milletvekili olmanın çok da önemli olmadığını düşünmeleri gerekir.

İktidar müttefiklerine belki bazı vaatler karşısında söz vermiş olabilir ama verilen söz yanlış ise bu yanlışı düzeltme görevi de Meclis e dolayısıyla da milletvekillerine düşer. Milletvekilleri kendilerini seçilmek veya seçilmemek gibi bir tercih için de görürlerse yanlış yapma ihtimali artar... Kısacası, ülke çıkarı söz konusu olduğunda cüzdan-vicdan çatışmasında vicdanın sesini dinleyebilmek hata ihtimalini azaltır..

Şahsen kendimi bildim bileli siyasetin içinde ve taraf oldum... Ama, milletvekili olmak gibi bir hırsım ve arzum olmadı... Doğrusunu söylemek gerekirse milletvekilliği hiç cazip gelmedi. Buna karşılık bazı kardeşlerim için ulaşılması gereken çok önemli bir hedef haline geldiğini, onun için mücadele verdiklerini biliyorum... Hatta bazıları için milletvekili olmak hayatlarının en önemli gayesiydi.. Bu arkadaşların çoğu da zaman içinde milletvekili oldular... Şu günlerde milletvekili olmak için bir hırsım olmadığına şükrediyorum... Çünkü, özellikle  AKP milletvekilleri için bugün çok önemli bir sınav söz konusu... Tabii ki önemli olan bu sınavı kazanabilmek... Kazanabilmek için de gerekirse önümüzdeki dönem milletvekili olmamayı göze alabilmek gerekiyor...  Bunu yapabilirler mi, yapılabilirse kaç kişi çıkar hep birlikte göreceğiz.