Evini idare edemeyenler, ülkenin nasıl yönetileceği konusunda stratejik araştırma uzmanı olarak televizyonlardan etrafa akıl saçıyorlar.
Babasıyla amcasının arasındaki dargınlığı barışa dönüştüremeyenler, ülkeler arası barış yollarını gösteriyorlar.
Bir tek çam fidanı dikemeyenler nice çamlar deviriyorlar.
Geliniz hep beraber büyük işlerle uğraşarak kendimizi küçülteceğimize, küçük işlerle uğraşıp değerimizi yüceltelim:
Hucurat süresinde Rabbimizin, “Allah’ın ve rasülünün önüne geçmeyin kimseyi geçirmeyin” ayetine uyarak Kur’an ve Sünnetin dışında kalan hiç bir değerin, kriterin, kuralın esiri olmayalım.
Anne ve babamıza “Öff” bile demeden gönüllerini alalım.
Onlar kâfir bile olsalar, verdikleri emir dinimize aykırı olmamak kaydıyla yerine getirelim.
Eşimiz, işimiz ve aşımızı sevgiyle kaynatıp sevdiklerimizle paylaşmaya çalışalım.
Akrabalık bağlarını sıla-i rahimle sağlam tutmaya gayret gösterelim.
Gam, keder, hüzün, stres gibi gönle çöken kara bulutları, dost yüzü görerek, bal gibi sözlerini dinleyerek dağıtmaya çalışalım.
Dostlar arasında yapılan yanlışları af gözüyle görelim, yanlış yapanı hoş görelim, yanlışı hor görüp aramızdan sürüp çıkaralım.
Bir defa yanlış yapanı yanımızdan uzaklaştırırsak daha çok yanlış yapmasına sebep oluruz.
Bir tek ekmeğimizi açla paylaşarak cömert olabiliriz.
Cömert olmak için zengin olmak şart değildir.
Yardıma yakınlarımızdan başlayalım, gücümüz oranında yedi milyara kadar ulaşalım.
Yedi milyarla konuşurken kelimelerin en tatlı, en ahenkli, en şık ve en güzeliyle konuşalım.
İçinde tuzak taşıyan, kin mikrobu bulunduran, iğneli sözlerden uzak duralım.
Politikacılarımız buna biraz daha dikkat etmeliler.
Dış düşmanın işi bitirilinceye kadar muhaliflerle tartışmaya girip güç kaybına uğramamalı.
Milli birliğin camilerde namazdan geçtiğini her Cuma namazı görüyoruz.
İl ve ilçelerimizde aynı mekânda bir araya gelmeyenler, Cuma namazında omuz omuza veriyorlar, aynı yöne dönüyorlar ve “Allahü Ekber/En Büyük Allah’tır” diyorlar.
Zekâtımızı hakkıyla vereceğiz. Hele hele bu günlerde fazlasıyla vereceğiz.
Zekâtlarımızı hep öğrencilere burs olarak vererek çevremizdeki fakirleri ihmal etmeyeceğiz.
Kendi insanımıza karşı kâfirin yanında yer almayacağız.
Düşmanlık yapanlara, günah işleyenlere arka çıkmayacağız.
Kur’an-ı Kerim’in içindeki bütün emir, yasak, tavsiyelerin tamamını kabul edeceğiz. Hiçbir şahıs, kurum veya kuruluşun emir veya yasaklarını Rabbimizin emri ve yasağı üstünde tutmayacağız.
Kâinatı kuşatan Rabbimizin ayetlerinden bizim küçücük aklımıza sığmayanlar olursa, ayeti aklımıza göre küçültmek veya inkâr etmek yerine aklımızın ufkunu genişleteceğiz.
Çünkü bu ayetler bütün insanlığın aklına hitap edecek şekilde indirildi.