Geleceğin ufkuna

Abone Ol

Bakışımız geleceğe. Yolumuz ve yürüyüşümüz gelecek

uzamında. Ufuk, erişilmesi güç bir menzil. Biz gideriz o gider, peşi sıra

koşarız. Ve biz bir yerde hayatı sonlandırırız. Başlangıç ile bitiş arasındaki

kesit bizim eylem alanımızdır. Geçmişteki bir deyimle ameli bölümümüz

yaşananlar. Yapıp ettiklerimizin toplamı. Orada ne yapmışsak hemen hepsi kayda

geçmiş. Yapacaklarımız da kayda geçecek. Omuzlarımızda yük gibi olmayan,

ağırlıklarını hissetmediğimiz yazıcı melekler görevlerin eksiksiz ve kusursuz

yaparlar. Onların ellerinde hayatımızın toplamının birikimi duruyor. Bir gün

onlarla yüzleşeceğimiz kesin.

An içinde olduğumuz zaman kesitini yaşıyoruz. Eylem

içinde olduğumuz bu kesit geleceğimizi belirler. An önemlidir, değerlidir, boşa

geçirilmeyecek kadar özel ve anlamlıdır.

Geçmişte kalan hayatımız anların tüketilmesidir. Eğer

onlar hakkıyla ve yerinde değerlendirilmiş ise gelecek olan zamana iyilikler ve

güzellikler bırakılmış demek. İşte bunlar amellerimizdir. Bingöl ün Kiğı

yöresinde hoş bir deyim var. Biri öldüğü zaman, ardından söylenen ilk söz:

Allah feline göre versin denir. Bu, kişinin fiilleri ve ameli anlamına gelir.

Bir insan öldükten sonra ardından bilip bilmeden rahmet

dilemek ya da karşı bir yorumda bulunmak insanı olmadık bir sorumluluğun altına

iter. Ki, bu da kişi hakkında vebal altına girme anlamına gelir. Kul hakkıdır.

Bir zalime rahmet dilemek onun yaptıklarını olumlamadır. Bir firavun için

rahmet dilenmez ama ardından kalkıp hüküm vermek de kişiye düşmez. Üzerinde

hakları bulunanlar ayrıdır. Onlar ister haklarını helâl eder, isterse etmezler.

O zaman yapılacak en iyi iş, hakkında hüküm verme yerine sözü sahibine veya

kişinin kendi ameliyle baş başa bırakmadır. Allah onun ameline göre adaletli

olarak hüküm verir.

Bir insan şirk içinde değilse, iman sahibi ise o zaman

onun hakkında olumsuzluklar varsa bile hükmü adil olan hüküm sahibine bırakmak

en doğrusudur. Tartı ve hüküm sahibi bizler değiliz. Başkalarını yargılayıp

hakkında karar verme hakkımız da yok. Öyle ise bize düşen hüküm sahibinin

kararına havale etmek en doğru olanı. Allah kişinin ameline hükmedeceğine göre,

biz kullar neden başkaları adına telâşlanır ya da karar veririz.

Bir insan ömrünün hesabını yapar, yapmak durumunda.

Geçmişin verilecek olan hesabı birikmiş olanlardır. Eğer olumlu, hayırlı, iyi

ve güzellikle ile geçirilmişse bir ömür kaygılanmayı gerektiren bir durum

yoktur. Onlarla övünülmez, ama huzurlu olunur. Çünkü biliyoruz ki hayatımızda

yer alan şeylerin zerre miktarı da olsa hesabı verilecek. Altında

kalkılamayacak olana yeltenmek ağır yükler bırakır.

Sosyal medya bir dedikodu batağı. Bilip bilmeden birileri

hakkında hüküm vermek, yorumda bulunmak insanı sorumluluk altına iter. Bizzat

görüp veya işitip tanık olmadığımız biri hakkında bir takım şeyler söylemek de

vebaldir.

Kişi olarak biz, geleceğe ne bırakıyoruz ona bakmalıyız.

Yarın hakkımızda hayırla duada bulunulacak ve anılacak mıyız Yoksa ardımızda

gülünecek, hınçla bakılacak, töhmet altında bırakılacak olumsuzluklar

bırakmışsak, acınacak kişiyiz demek. Böyle ise vay hâlimize.

Kaldıramayacağımız yüklerin altına girmeye,

sorumlulukları kabullenmemiz hem bize hem de başkalarına zulümdür. Allah ın

takdir edecekleri veya sorumluluğun üzerimize binme zorunluluklar bunun

dışında. O zaman yapacak bir şey yok. Hazreti Ebu Bekir in hilafeti zorla

kabullenmesinin psikolojisi önemli. O, altına gireceği sorumluluğu hakkıyla

yerine getirebilecek mi getiremeyecek mi ona bakıyor. Peygamberimizin (S.A.V.)

ardından büyük ve ağır bir sorumluluğu kabul etme güçlüğü var. Sorumluluk

omuzlarına binince de hakkıyla ve fazlasıyla karşılıyor, yerine getiriyor.

Cennet ile muştulanmış bir kişinin sorumluluktan kaçmasının başka nasıl bir

anlamı olabilir. Bunun üzerinde çokça düşünmeliyiz.

Not: Millî Görüş ün çınarlarından, örnek dava

insanlarından Erbakan Hoca nın güzel ve sadık yol arkadaşlarından Fehim Adak

Bey Hakk ın rahmetine kavuştu. Kendisine güzel amelleriyle haşrolmasını,

Sevgili Efendimizin yol arkadaşı olması için duada bulunuyoruz. Sevenlerine,

yakınlarına, dava ve gönül yoldaşlarına sabır diliyoruz.