Allah’ın yasakladığında mutlaka bir hayır vardır. Biz bilmeyiz ve aceleci davranırız. Oysa Rabbimiz bizi yaratandır bizi en iyi o bilir o tanır. Yarattığını korumak için kimi şeyleri haram kılmıştır. Onun emirleri bizim daha huzurlu bir hayat sürmemiz için.
Şimdi bu çağda neredeyse herkes geçmişin zindanında yaşıyor. Özellikle erkeklerin artık bir aile kurma kabiliyeti kalmadı. Neden? Hepsinin aklında ya da gönlünde bir yara asla silinemeyecek bir iz mevcut. Bir bayana değer veremeyecek kadar zalimler artık. Bir defa darbe aldılar çünkü. Bir defa yıkıldılar o çok sevdikleri kız tarafından. Tekrar yıkılmaya niyetleri yok. Ya? Artık onlar yıkacak.
Burada bahsettiğim ne abartı ne hayal. Durum günümüzde tamı tamına böyle. Buna bir destek olarak Nouman Ali Khan’ın konuşmasını içeren bir videoyu da söyleyebilirim. “Kızlar ve erkekler arkadaş olabilir mi?” yazdığınız vakit kolaylıkla ulaşabilirsiniz o videoya.
Günümüzde evlilik geçmiş zamanlardaki evliliklerden oldukça farklı. Kirlenmiş kalpleri ile bize talip olmaya çalışanlar maalesef ki eş olabilme vasfından yoksunlar. Bunu anlamak için müneccim olmaya gerek yok. Birkaç konuşmadan sonra kendilerini kolayca ele verebiliyorlar. Şimdi evlenenlere mi acımalı evlenmeyenlere mi?
Eski bir terim olan “evde kalmak” kavramı artık hükmünü yitirdi. Biz geçmişini kirletmiş insanlarla bir yuva kurmak istemiyoruz. Şimdi şu mühim soruyu soralım: Kimin geçmişi temiz? Bu soruya “benim geçmişim temiz” diyebilecek bir erkek günümüzde bulunmamaktadır. Çoğu şeyin rahatlık düzeyi arttıkça insanların kendilerini korumaları da zorlaştı. Bunu eleştirmeyelim ki benzer bir hal ile imtihan edilmeyelim. Kınamak bizde yoktur.
Bu yazının amacı nedir derseniz her zaman ki gibi birilerinin vicdanına dokunmak istedim. Becerebildim mi? Hayır.
Değerlerimizi kaybettikçe kendimizi kaybediyoruz. Hatalarla doldurdukça gönül hanemizi geleceğimizi karartıyoruz. Sonra da sürekli yakınıyoruz “huzur yok huzur yok”. Kendi elimizle yıktık şimdi bu şikayet niye?
İnsanları tanımak ve anlamak oldukça zor. Bir diğer husus olarak kısaca ondan da bahsedip yazımı noktalayayım.
Yenilmiş olanlara vurmayı sever insanlar. Babası olmayan çocuklara babaları ile hava atmayı, yoksulluk yaşayanlara mal ve mülkleri ile hava atmayı, ağlayanlarla gülerek dalga geçmeyi. İnsanlar hakikaten bunları seviyor. Ah insanlar, hepiniz birer zalim misiniz şimdi? Zor olan denginizle savaşmanızdır oysa. Siz sizden durumca düşük olanlarla uğraşarak kendi egonuzu mu tatmin ediyorsunuz?
Vardı böyle biri. Kendi amcası onlardan zengin, kızlarının maaşı da yedi bin tl. O kızın maaşı ise iki bin tl. Bunu hazmedemeyen o kız, annesinin kardeşinin babasız kızının durumuna bakarak kendisini üstün görmeye çalışırdı. Henüz iş bulamayan o yetim kızla alay ederek üzüntüsünü geçirmişti. Ne yazık.
Yazmayayım diyorum ama görünce yazmazsam hakka girmiş olurum. Vicdan ey vicdan! Kim bilir hangi semtin mezarlığında gömülü kalakaldın. Unuttular mı seni?