Geçmiş Zaman Olur Ki

Abone Ol

Sanki çağlar öncesinden fırlamış gibiler öyle değil mi

Bana sorarsanız pamuklara sarmalı, cam fanuslar içinde saklamalıydık onları. Onların gidişiyle ne çok şeyimiz eksilecek bir bilebilsek. Galiba türlerinin son örnekleriydi onlar. Çünkü modern çağın çocukları olan biz ya da bizden sonrakilerin hiçbiri asla onlara benzemeyecek.

Resimdeki o ninemizin vefatının ardından, ya da önümüzdeki birkaç yıl içinde “Osmanlı kadını” tabiri kalmayacak mesela. 2023 Türkiye’sine onlarsız gireceğiz.

Onlar gibi fedakârlıklar yapamayacağız, onların katlandıkları zorluklara katlanamayacağız. Hikmet ehli olamayacağız örneğin, ya da irfan sahibi sayılmayacağız.

Nasıl da efsunlu bir havaları var görüyor musunuz Sanki yüzlerce yılın izlerini taşıyorlar üzerlerinde. Bizim üzerimizde ise o izlerden eser kalmadı ne yazık.

Birkaç yüz yıl önce Anadolu’nun bir köyünde yaşayanlarla, onlar arasında çok fazla bir fark yoktu aslında. Değerleri, ölçüleri, eğlenceleri, sevinçleri, hüzünleri hep benzerdi. Yatsı namazından sonra yatar, birkaç saat sonra teheccüde kalkar, güneş üzerlerine doğmadan yeni güne başlarlardı.

Bizim ise çok farklı hayatlarımız.

Bu anlamda bakıldığında belki de bin yıllık kültürel çağın son temsilcileri onlar. Bizler ise belki de o korkutucu günle sonlanacak önümüzdeki çağın ilk temsilcileriyiz.

Birkaç yüz yıl sonra yaşayacak neslimizle aramızda çok fazla bir fark olmayacak. Bizim de eğlencelerimiz, zevklerimiz, korkularımız, sevinçlerimiz hep birbirinin aynı olacak. Boş zamanlarımızı bile birbirine benzer şekilde geçireceğiz. Birbirine benzer şeyler yapacağız, birbirine benzer hayatlar yaşayacağız.

Aramızdaki tek fark, bizden sonra gelenler belki biraz daha hızlı yaşayacaklar. Biraz daha hızlı araçlara binecekler, biraz daha bozuk gıdalarla beslenecekler. Daha az tefekkür edip, dünyaya biraz daha fazla bağlanacaklar. Yetinmeyi bilmeyecekler mesela, kanaat etmeyecekler. Hep daha iyisini, hep daha hızlısını, hep daha güzelini isteyecekler.

Hiçbirinin ölümden sonra da birlikte olacaklarına iman ettikleri sevdikleri olmayacak. Bir yastığa yarım asır baş koyamayacaklar. Kendi yalnız ve duru dünyalarını kuramayacaklar. Bitimsiz bir yarışın içinde yok olup gidecekler sonra.

Şu efsunlu resmi görünce bunlar geldi aklıma. Çok karamsar olduğumun farkındayım evet. Lakin kafanızı kaldırın ve bir bakın etrafınıza. Yanıldığımı ispatlayabilirseniz ne mutlu, ne olur müjdelerle gelin bana.

Pamuklara sarmalı, cam fanuslar içinde saklamalıydık onları. Yaşadıkları hayatı olduğu gibi kopyalamalıydık. Onlara benzemeli, onlar gibi olmalıydık. Yazık ki başaramadık.

Aday Listelerine Dair Birkaç Not

Saadet Partisi ve Büyük Birlik Partisi tarafından kurulan Milli İttifak’ın Meclis’e girmesi ve ülkemizin üzerine çöken şu boğucu atmosferi dağıtarak hepimize nefes aldırması için tüm gücümüzle çalışıp çabalamalıyız.  

Kamer Genç ve Hüseyin Aygün ikilisine daha fazla tahammül etmeyeceğimiz için şükretmeliyiz.

Mehmet Metiner ve Şamil Tayyar ikilisine zor katlanırken, Tayyip Erdoğan’a biat ve itaat kontenjanından faydalananların Meclis’e girme ihtimaline karşı hazırlıklı olmalı ve tüm güvenlik önlemlerimizi artırmalıyız.

Vekillik hayaliyle yanıp tutuşarak Numan Kurtulmuş’la birlikte AKP’ye katılan, ancak avuçlarını yalamak durumunda kalan eski dostlarımıza ise yüce Rabbimizden sabır dilemeliyiz. Büyükler, “Sabreden derviş muradına ermiş” derler. Lakin onlarda dervişlik kaldı mı pek emin değilim.

Tehlikenin farkında mısınız

Uyuşturucu kullanımı ilköğretim çağına kadar düşmüş. Boşanma oranları son on yılda neredeyse iki kat artmış. Yeni yapılan onlarcasına rağmen cezaevleri tıka basa dolmuş. Televizyon ekranlarında eğlence adı altında teşhircilik almış başını yürümüş. Ama ülkeyi 13 yıldır tek başına yöneten muhafazakâr efendiler dindar nesil söylemlerini maşallah hiç dillerinden düşürmüyor. Doğrusu bu muhafazakâr beylerin sözlerine kulak vererek olan biteni görmezden gelseniz, elinize bir dombıra alıp sokak sokak çalasınız gelir.

Oysa ülkenizdeki bütün kirli yapılanmaları yok etseniz de;

Antidemokratik odakları çökertseniz de;

Milli geliri 40 bin dolarlara yükseltseniz de;

Bütün hukuksuzlukları ortadan kaldırsanız da;

Sağlıkta, eğitimde, ulaşımda reform üzerine reform yapıp çağ atlasanız da;

Önce ahlâk ve maneviyat zihniyetine sahip değilseniz ve bu yolda adımlar atmıyorsanız, her şey yolunda gitse bile sizden olsa olsa iyi bir Lüksemburg olur, ya da bir beden büyüğü Hollanda.

Kaldı ki bu sayılan işlerin birçoğunun yolunda gitmemesi de cabası.

13 yılın sonunda hiç yüzleri kızarmadan aldatıldıklarını söyleyen ve yeniden destek isteyen kadrolar tarafından yönetiliyoruz.

Yeni Türkiye’niz mübarek olsun.

Bakan Beyin Gözyaşları

Resimdeki beyi gayet iyi tanıyorsunuz.

Kendisi 2007 yılının ortalarından bu yana ülkemizin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nı işgal ediyor.

Açlık sınırının çok altındaki asgari ücretle gayet iyi geçinilebileceğini ondan öğrendik.

İş ve işçi güvenliğini artıracak kararlar almak istediklerinde hatırlı kişilerin baskılarıyla karşılaştıkları şeklindeki itirafları yine ondan dinledik.

Beyimizin görev yaptığı dönemde ülkemiz taşeron cehennemine çevrildi.

Maden katliamlarından asansör kazalarına kadar 7 bine yakın canımız kaybedildi.

İlle de ağlamalıydı demiyoruz ama bütün bu facialara rağmen bir kez olsun beyimizin tek bir damla gözyaşı döktüğünü göremedik.

Tam kendisinin her şart ve durumda dayanıklı bir ruh haline sahip olduğuna inanacaktık ki o da ne!

Bütün bu süreçleri kaya gibi sağlam bir bünyeyle atlatan beyimizin, 16 yıldır sürdürdüğü milletvekilliğini AKP’nin üç dönem kuralı sebebiyle bırakmak zorunda kalınca sesinin titrediğine, boğazının düğümlendiğine ve hatta gözlerinin nemlendiğine bile şahit olduk.

Milletvekili arkadaşlarından helallik istemeyi de unutmadı beyimiz.

Doğrusu kul hakkına pek saygılı oluyor bu muhafazakârlar.

7 bine yakın işçimizle, onların yetim kalan evlatlarıyla, dul kalan eşleriyle ve evlâdını toprağa gömen anne babalarıyla ise sanırım mahşerde helalleşecek.

Kalan ömründe başarılar diliyoruz kendisine, mahşerdeki hesaplaşmasının da kolay olmasını umuyoruz.

Allah yardımcısı olsun.