akıbet bellidir
Gün gelir hepsinin geçmişi başlarına bela olur!
Ve bundan ömür boyu kurtulmaları mümkün olmaz!
Hatta bırakın yaşarken başlarına bela olmasını öldükten
sonra bile geçmişlerinden yakalarını kurtaramazlar!
Her fırsatta geçmişleri önlerine konur!
Şöyle söyleyen, böyle yazan siz değil miydiniz
sorusundan bir türlü kurtulamazlar!
Bu insanlar geçmişte büyük lokma yiyip, boylarından büyük
laflar etmemiş olsalardı bugün başları hiç ağrımazdı!
Onlar dün bugünleri hiç düşünmeden ağızlarına gelen her
şeyi söyleyip gezdiler!
Ve bugün dün dediklerini-tükürdüklerini yalamak
zorundalar!
Allah-u âlem bugün de konuşurken yarınları hiç
düşünmüyorlar!
Bol keseden atıp tutuyorlar!
Allah muhafaza böyle bir durum ile karşı karşıya kalsak
yani geçmişimiz başımıza bela haline gelmiş olsa ne yapardık
Önümüze konulan dünümüzü görmezden mi gelirdik yoksa
yerin dibine mi batardık
Görmezden gelmek mümkün olmayacağı için yerin dibine batar
ve dünümüzle bugünümüz arasındaki tutarsızlıktan dolayı rezil rüsva olur halk
içine çıkamaz hale gelirdik!
Başımıza böyle bir şey gelmeden biz rezil rüsva
olacağımızı düşünüyoruz ama başlarına böyle şeyler gelenler sanki kendilerine
hiçbir şey denmiyormuş gibi davranmayı sürdürüyorlar!
Sanki onlara kimse bir şey demiyormuş gibi aramızda
gezinip duruyorlar!
Hiç oralı değiller!
Doğrusunu söylemek gerekirse pişkinliğin bu kadarı
karşısında hayretten hayrete düşüyoruz!
Bir insanın dünü başına böylesine bela olmuşken nasıl bu
kadar rahat davranabilir, bir türlü anlayamıyoruz!
Köşelerine çekilip kendilerini unutturmaya
çalışacaklarına daha da göz önüne çıkmaya çaba sarf etmeleri anlaşılır gibi
değil!
Dün demediklerini bırakmadıkları insanların karşısında
bugün hazır ol da bekleyenler dün dedikleri kendilerine hatırlatılınca en
azından bir özür açıklaması yapsalar!
Onu da yapmıyorlar belki de yapamıyorlar!