Geç kalma paradoksu üzerine?

Abone Ol

- Ooo Muzaffer. Görünmedin uzun zamandır.

-Sıkıldım kardeşim. Seni görüp ne yapayım. Hep aynı

hikâye. Bol keseden atıp duruyoruz.

-Elindeki ne Hasta mısın bilader

-Kitap. Ne biçim soru o

-İyi yapıyosun kardeşim. Çok geç kaldık biz okumak için.

Devam et sen. Hadi görüşürüz...

Ne zaman bir araya gelsek dostlarla geç kaldığımız

şeylerden dem vurmadan edemiyoruz. İşin ilginci bundan 10 yıl öncede aynı bahis

geçerdi sohbetlerimizde. Bizden hiçbir yol olmayacağı o zamandan belliymiş.

Okuyanlarımız da var aramızda haksızlık yapmayalım. Fakat

sadece tırnak işareti içinde hapsolmuş gibi hissetmiyor musunuz kendinizi O

yazar şunu demiş, bu yazar bunu demiş. Peki, sen ne söylüyorsun Kılavuz

kitabına ne kadar zaman ayırdın, ne kadar kafa yordun en son okuduğun kitaba

yorduğun kadar İşine gelen mevzularda güzel cümleler kuran bir adam buldun mu

yapış eteğine. Nasılsa söylenecek sözler söylenmiş. Üstüne bir kelime daha

katmaya ne gerek var canım. Kendi cümlelerime ihtiyaç duymuyorum zaten.

Başkalarının o kadar çok cümlesi var ki heybemde. Harca harca bitmez. Kılavuz

kitap mı Onu da mı okumak gerekiyormuş

-Muzaffer. Gördün mü terbiyesizliği

-Yine ne oldu Hangi çalıya dolandın

-Arkadaş adamlar yine yapmış filmini. Müslümanlar

terörist. Bizimkilere ne demeli. Niye imamlar hep kötü karakterlerden

seçiliyor

-Sen kendi hikâyelerini anlatmaya başlamazsan

başkalarının hikâyelerini dinlemeye mecbur kalırsın. Ne bekliyordun ki

-Haklısın valla. Yapmak lazımda bilader. Çok geç kaldık

bu işler için...

Geç kaldığımızı farkettiğimiz ilk anda başlasaydık

çalışmaya şimdiye kadar epey bir yol almıştık aslında. Fakat bize ninni

söyleyenin sesi öyle güzel ki. Uyanmaya mecal bile aramıyoruz. Lafa geldi mi

kral keseriz, devletlere takla attırmayı da biliriz. Kim demiş Müslümanın

enteli olmaz diye. Entellektüel dediğin arz talep sisteminin maşası değil mi

Herşeye muhalefet et, kimseyi beğenme, yapılacak her işe takoz ol paye

taksınlar sana. Emanet ve ehliyet diye çığlıklar at. Ama dikkat et sakın işi

ehline verme. Bir kıymeti kalmaz o zaman. Yarım doktor candan, yarım hoca

dinden diye bir atasözü kullanacağım ama... Babasının sözüne burun kıvıranlar

atasının sözüne ne der endişeliyim.

-Yahu Muzaffer. Adamlar şu internet denen şeyi nasıl

kullanıyorlar değil mi Hele televizyon...

-Musluk suyu mu içtin sen yine

-Öyle deme. Benim oğlan bana kafa tutuyo. Neymiş ben

televizyondakilerden, internetten daha mı iyi bilecek mişim

-Doğru söylemiş. Niye kızıyorsun ki Hem sana hem

çocuğuna rahatça izleteceğin bir kanal olsaydı rahat etmez miydin

-Haklısın. Çok geç kaldık bilader biz bu işler için...

Bu memleketin üniversitelerinden birinin tarih bölümü 3.

sınıfında okuyan bir genç hocasına şöyle bir soru sorar. Hocam. Bu saraya

sonradan gelen prensesi gerçekten yılan mı sokmuştu Bu bir. 2. sorumda şu;

Kanuni yılanın zehrini emerek mi çıkarttı bunu bana anlatan hocamızın

dudağında acı bir de gülümse vardı. İzledikleri okuduklarından daha inandırıcı

geliyor şimdiki nesile Maalesef öyle!

Televizyon harika bir şey. Şaka yapmıyorum. Ben hatalı

olaylarda kullanıcı hatalarını küçümsemeyen birisiyim. Bu kadar eleştirdikten

sonra niye iyi dersin be adam! demeden önce dinleyin/okuyun.

Pazartesilerin vazgeçilmez dizisi. Her bölümünü soluk

soluğa takip ettiğiniz muhteşem dizide bu hafta. Hazırlıklar tamam. Sefer

başlıyor. Hazır olun. Endülüs e yelken açılıyor. Endülüs şahini destansı bir

bölümüyle Pazartesi akşamı ........de/da.

Salı günüde Osman Gazi ve Osmanlı nın kuruluş yıllarını

anlatan bir dizi olsun mesela. Ama şimdiki gibi kehanet tellallığı yapan,

yanlış giden düzene vatandaş uyanmasın diye narkoz zerk eden mantıkla

yapılmayacak tabi. Çarşamba yı yine Kanuniye verelim. Ama bu sefer bir farkla.

Soykırım yasasını çıkaran Fransa yı vakti zamanında bir mektubuyla titreten,

Aklınızı başınıza almazsanız, Saint Pier in tahtından atıma ot yedirmesini

bilirim diyen muhteşem Süleyman a... Örnekleri sabaha kadar sıralayabilirim. Umarım

mevzu anlaşılmıştır. Hatta bana bir iyilik yapabilirsiniz. 7 gün için prime

time da görmek istediğiniz, hayalini kurduğunuz dizi ve formatlarını yazın

bana. Hatta gündüz kuşağı program teklifleriniz bile olabilir. Ara ara yazarım

yine buradan.

Şimdi saded. Yukarıda anlattıklarıma canı gönülden

katılır mısınız Çok geç kaldık dediğinizi duyar gibi miyim

Dalga geçmeyin benimle. Bişey yapın Bir dahaki

görüşmemizde çok geç olmasın... Kalbinizin sahibine emanet olun efendim...

Eyvallah!