Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan "Gıda ve Yem Amaçlı Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerinin İthalatı, İşlenmesi, İhracatı, Kontrol ve Denetimine Dair Yönetmelik" büyük tepki çekti. Böbrek yetersizliğinden kısırlığa kadar birçok hastalığa yol açtığı söylenen GDO‘lar, binlerce farklı ürün içinde tüketilecek ve ürün ambalajlarında içerikte GDO bulunup bulunmadığı yazılmayacak.

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan "Gıda ve Yem Amaçlı Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerinin İthalatı, İşlenmesi, İhracatı, Kontrol ve Denetimine Dair Yönetmelik" büyük tepki çekti.

26 Ekim 2009 günlü Resmi Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe giren Yönetmeliği eleştiren Sağlık Yöneticileri Derneği Başkanı ve Okan Üniversitesi Sağlık Yönetimi Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Onur Yarar, Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca çıkarılan ‘‘Gıda ve Yem Amaçlı Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerinin İthalatı, İşlenmesi, İhracatı, Kontrol ve Denetimine Dair Yönetmelik‘‘in, insan sağlığı açısından tekrar gözden geçirilmesi gerektiğini bildirdi.

Yarar, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, insan sağlığını son derece ilgilendirdiği için yönetmeliğin Sağlık Bakanlığı yönünden de sorgulanması gerektiğini belirtti.

Yönetmelikle ilgili görüşün hangi birimden çıktığı ve nasıl bir bilimsel kurulla bu görüşün oluşturulduğu konusunda Sağlık Bakanlığının bilgi vermesi gerektiğini vurgulayan Yarar, ‘‘GDO‘lu ürünlerle ilgili yönetmelik hakkında Sağlık Bakanlığının görüşü nedir?‘‘ diye sordu.

Yarar, Tarım ve Köyişleri Bakanlığının bu yönetmelikle GDO‘lu ürünlere geçit vererek, Türkiye‘deki yerleşik bitkilere de zarar verebileceği kanaatini taşıdığını kaydetti.

GDO‘lu ürünlerin insan sağlığına etkilerinin iyice araştırılması gerektiğine dikkati çeken Yarar, açıklamasında şu görüşlere yer verdi: ‘‘Öyle bir yönetmelik kaleme alınmış ki ambalajın üzerinde ‘Bu ürün GDO‘lu veya bu üründe GDO‘lu gıda kullanılmamıştır‘ yazmaya bile yasak getirilmiştir. İnanılacak gibi değil. Yönetmelik insan sağlığı açısından tekrar gözden geçirilmeli ve tüketiciye doğru bilgiler verilmeli.‘‘

Halk sağlığı için bir skandal

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Başkanı Gökhan Günaydın, geçtiğimiz günlerde Resmi Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe giren gıda ve yem amaçlı genetik yapısı değiştirilmiş organizmalar (GDO) ve ürünlerinin ithalatı, işlenmesi, ihracatı, kontrol ve denetimine ilişkin yönetmeliğinin ‘‘hukuk, egemenlik ve halk sağlığı açısından bir skandal‘‘ olduğunu söyledi.

Günaydın,  düzenlediği basın toplantısında, biyogüvenlik yasası çıkarılmadan GDO yönetmeliği çıkarılmasını eleştirdi. Bakanlar Kurulu;na sunulan Ulusal Biyogüvenlik Yasa Tasarısı Taslağı;nın yeni yasama döneminde Meclis‘e geleceğinin Hükümet sözcüsü Cemil Çiçek tarafından daha önce açıkladığını ifade eden Günaydın, ‘‘Ulusal Biyogüvenlik Yasa Tasarısı geri çekildi. Yasa Meclis‘e gelseydi, konu kamuoyu önünde tartışılacaktı ve halkın tepkisini çekecekti‘‘ dedi.

Günaydın, yönetmelik ile GDO;ların ülkeye girişine meşruluk kazandırıldığını, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı;nın söz konusu düzenlemeyle sanki bu ürünlerin ticareti yasaklanmış gibi bir algı oluşturup kamuoyunu yanılttığını söyledi.

GDO‘lar konusunda 10 yıla ulaşan bir zaman dilimi boyunca kamuoyunu aydınlatma çabası içinde olduklarını anlatan Günaydın, ZMO olarak 10 gün gibi kısa sürede GDO‘lu ürünlerin yasaklanmasına ilişkin olarak 300 bin imza topladıklarını söyledi.

Günaydın, halkın yüzde 90‘nın bu ürünlerin ülkeye girişine karşı olduğunu, demokratik bir ülkede yasa ve düzenlemeler çıkarılırken halkın isteklerinin dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

Meslek örgütleri, demokratik kitle örgütleri, tüketici ve çevreci kuruluşlar ile bilim insanlarının yıllardır doğru içerikli bir Ulusal Biyogüvenlik Yasa‘sının çıkarılmasının talep ettiklerini dile getiren Günaydın, Ulusal Biyogüvenlik Yasa‘sı çıkarılmadan GDO;ların ticaretinin bir yönetmelikle düzenlenmesinin ‘‘hukuk, egemenlik ve halk sağlığı açısından bir skandal‘‘ olduğunu söyledi.

Hukuksuzluk

Günaydın yönetmeliklerin yasa ve tüzüklerin uygulanmasını göstermek üzere çıkartıldığını belirterek şöyle konuştu:

‘‘Ortada bir Biyogüvenlik Yasası yokken, sözü edilen Yönetmeliğin GDO‘larla ilgili hiçbir düzenleme içermeyen Tarım, Gıda ve Yem Yasaları, 4703 sayılı Yasa ve 441 sayılı kanun hükmünde kararname dayandırılmaya çalışılması, sürecin hukuksuzluğunu olanca açıklığı ile ortaya koymaktadır.

Gen bankası niteliğindeki ülkemizin biyolojik çeşitliliği, tarım potansiyeli, halkın satın alma gücü ve tüketim alışkanlıkları değerlendirildiğinde, GDO;lu ürünlere Türkiye;nin ihtiyacının olmadığını ifade eden Günaydın, bu ürünlerin kullanımının halk sağlığı yanında halkımızın dinsel - kültürel inanç ve alışkanlıklarına da aykırı olduğunu söyledi.

Toplantıya katılan Prof. Dr. Kenan Demirkol ise, ‘‘GDO‘lu ürünler üçüncü nesilleri etkiliyor. Bunlardan vazgeçmek için margarinde olduğu gibi bir 100 sene daha mı bekleyeceğiz‘‘ diyerek söz konusu ürünlere ilişkin önlem alınması çağrısı yaptı.

GDO nedir?

Bir canlının gen diziliminin değiştirilmesi ya da ona kendi doğasında bulunmayan bambaşka bir karakter kazandırılması yoluyla elde edilen canlı organizmalara "Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar", kısaca GDO adı veriliyor.

Bir canlıdan diğerine gen aktarımı, bir çeşit kesme, yapıştırma ve çoğaltma işlemi olup, genetik mühendisleri tarafından uygulanıyor. Aktarılacak gen önce bulunduğu canlının DNA sından kesilerek çıkarılıyor. Sonra vektör adı verilen taşıyıcı virüs ile bu gen DNA molekülüne yapıştırılıyor.

Frankeştayn Gıda olarak da nitelenen GDO‘lar bugün kolera bakterisi geni taşıyan yonca, akrep geni taşıyan pamuk, tavuk genli patates,balık genli domates gibi gıdalar şeklinde karşımıza çıkıyor.

İnsanlık bugün doğal çeşitliliğe zarar vererek tür zenginliğinin yok olmasına yol açan GDO ların çeşitli yollardan yayılarak yeni Frankeştaynlar yaratma tehlikesiyle karşı karşıya.

GDO ürünleri sağlığımızı nasıl etkiler?

GDO‘lu ürünlerin temel sakıncalarından biri de insan sağlığına karşı olumsuz etkileri. Uzmanlara göre, sağlık riskleri şunlar; antibiyotiklere karşı dayanıklılık oluşması, gıda olarak kullanımda insan ve hayvanda toksik ya da allerjik etki yapması, doğrudan alım durumunda insan ve hayvan bünyesindeki mikroorganizmalarla birleşme ihtimali.

GDO‘lu ürünlerin oluşturduğu sağlık risklerini doğrulayan bilimsel araştırmalara her geçen gün bir yenisi daha ekleniyor. Örneğin, Brezilya fındığının bir genine sahip olan transgenik soya fasulyesi, fındığa alerjisi olanlarda alerjiye neden oluyor.

Muhabir: Haber Merkezi