Gazeteler tek tek kapanırken

Abone Ol

Bir süre önce HABERTURK gazetesi yayınına son vererek internet ortamında varlığını sürdürmeye devam ediyor. Çok geçmeden benzer uygulama VATAN gazetesinde yaşandı. Şimdilerde VATAN Milliyet gazetesinin Pazar ilaveleri arasında yer aldı. Günlük olarak sanal dünyada varlığını koruyor. Bana göre gazete gazete olarak çıkmalı. Okuyucu sabah bayiden gazetesini alacak ve sayfaları çevire çevire okuyacak. Bir başka ifadeyle gazetenin mürekkep kokusunu hissetmeden kendimi gazete okumuş saymıyorum. Bunda teknolojik gelişmelere çocuklarım kadar ayak uyduramamış oluşumun rolü olabilir ama sanıyorum esas sebep 50 yıla yaklaşan bir alışkanlığı terk edememenin zorluğu. Olabilir. Bazı arkadaşlar günlük gazete alıp okuma yerine gazeteleri internet ortamında takip etmeyi alışkanlık haline getirdiler. Böylece maddi bakımdan bir tasarruf da sağlamış oldular. Hatta bu yönü ile zaman zaman dostlarımın eleştirisine bile muhatap oluyorum. Bu mesleğe 50 yılını vermiş birisi olarak gazeteler mevcut okuyucularını koruyacak, eski okuyucularına yenilerini de ekleyecekler ki piyasada görünürlüklerini sürdürebilsinler. Bunun aksi okuyucular teknolojiye teslim olurlar eski alışkanlıklarını unuturlarsa sanıyorum o zaman gazeteler sadece hayatımızdan değil piyasadan da çekilmeye devam edeceklerdir. Hâlbuki gazetelerin olmadığı bir dünya benim için çok yavan ve sıkıcı olur.

Geçmişte de zaman zaman gazeteler kapanırdı. Ancak bir süre sonra yeni bir elde çıkmaya başlar, okuyucuları ile buluşurlardı. Son uygulama farklı bir şekilde ortaya çıktı. Gazete sahibi gazetenin çıkmasına son veriyor ama varlığını sanal âlemde sürdürüyor. Böyle olunca gazete, gazete olarak kapanmış ama varlığı deva ediyor anlamına geliyor. Her gün aldığım takım gazeteler arasında HABERTURK ve VATAN da vardı. Bunlar kapanınca takımın sayısını yine azaltmadım, onların yerine daha önce almadığım iki gazeteyi kattım ama söz konusu iki gazetenin kapanmış olmasını mesleğimin geleceği açsından tehlikeli bulduğumu belirtmek isterim.

Bu noktada kapanan gazetelerin genellikle ulusal yayın yapanlardan olması mahalli gazetelerin varlıklarını sürdürebiliyor olmaları üzerinde durulması gerekiyor. Mahalli gazeteler, gazete satışı ile ayakta kalamaz. Buna rağmen ister amatör bir ruh sebebiyle ister mahalli ilanların gazetelere belli ölçüler içinde dağıtılıyor olması onların ayakta kalmalarını sağlıyor. Bu arada ulusal yayın yapan gazeteler içinde bir resmi ilan geliri var ama artan masrafları karşılamak çoğu zaman mümkün olmuyor.

Ulusal yayın yapan medya organları özelliklede gazeteler uzun zamandan beri büyük sermaye sahiplerinin eline geçmiş bulunuyor. Hâlbuki mesleğe ilk başladığım yıllarda gazete sahipleri bu işin delisi tiplerdi. Büyük sermayenin eline geçince genellikle gazeteler iktidarlara karşı bir güç olarak kullanılır oldu. Ya da iktidarların emrine girerek daha fazla kazanma vasıtası haline getirildi. Meseleye bu açıdan bakıldığında son olarak kapanan iki gazetenin niçin kapatıldığını anlamak zorlaşıyor. Çünkü olayın edilen zararın karşılanamaması ile ilgisi olmaması gerekir. Ayrıca VATAN gazetesi çok kısa bir süre önce sahip değiştirmişti.

Aslında gazeteler için tehlike çanları çalmaya başlayalı epeyce zaman olmuştu. İstanbul dışında Ankara ve İzmir gibi illerimizde ulusal yayın yapan gazeteler vardı. Mesela Ankara’da Ulus, daha sonra Barış oldu, Adalet Zafer gibi gazeteler Türkiye çapında dağıtım yapıyordu. Tirajları inişli çıkışlı olsa da 30-40 binlere çıkabiliyordu. Zamanla İstanbul dışında ulusal yayın yapan gazeteler İzmir’de Yeni Asır hariç kabuklarına çekildi. Şimdilerde de İstanbul’da ulusal yayın yapan gazeteler tek tek kapanıyor. Sanki teknolojik gelişmeler bir dönemi kapatıyor, yeni bir dönemi açıyor.