Gazete manşetinde kahramanlık, sahada kan ve gözyaşı var!

Abone Ol

Ortadoğu’nun ortasında yine kan, yine suikast, yine bombalar… İnsanlar ölüyor, şehirler yıkılıyor. Ama bizim medyada ve siyasette konuşulan ne? “Kurtaran kim oldu?” kavgası.

Takvim gazetesi büyük puntolarla “Türk tokadı” manşetini attı. Habere göre İsrail’in 30 günlük planı, Türk istihbaratının 6 dakikalık hamlesiyle bozulmuş. Manşet öyle bir özgüvenle atılmış ki, sanki Türkiye tek başına bütün oyunu bozmuş, kahramanlık destanı yazmış.

Ama aynı gün Hürriyet’te ne görüyoruz? “ ABD son anda Doha’yı uyarmış.” Yani Washington devreye girmiş. Trump’ın adı geçiyor, ABD’nin mesaj verdiği söyleniyor. Bir başka gazetede ise İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri’nin rolünden bahsediliyor.

Şimdi soruyorum: Hangisi doğru?

Eğer ABD uyarmışsa, Takvim’in “Türk tokadı” manşeti ne oluyor? Eğer Türkiye gerçekten önceden bildirmişse, ABD’nin son anda devreye girdiğini yazan haberlere ne diyeceğiz?

Aslında bu tartışmanın kendisi bile hazin. Çünkü ortada can pazarı var. Bombaların hedefinde bir heyet, yıkılan bir bina, ölen insanlar… Ama biz hâlâ kimin önce uyardığını, kimin kahraman olduğunu tartışıyoruz. Millet can derdinde, bazıları ise gelecek hesabı yapma peşinde.

Üstelik bu tartışmanın içine medya üslubu ve siyaset tarzı da giriyor. Takvim gazetesinin attığı manşet, adeta bir dizi senaryosunu andırıyor. “Kurtlar Vadisi temalarıyla kahramanlık hikâyesi” üretmek kolaydır, fakat devlet ciddiyeti manşet yarışına sığmaz.

Bugün İsrail’in oyununu kim bozdu tartışması yapıyoruz, ama yarın kendi aklımızı kim bozuyor diye sormak zorunda kalacağız. Çünkü devlet yönetimi “dizi senaryosu” değil, “gerçek hayat”tır. Gerçek hayatta ise kahramanlık gösterileri değil, şeffaflık, güven ve tutarlılık esastır.