Gazanız mübarek olsun gençler!

Abone Ol

* Bu toprakların kana ve gözyaşına değil, barış ve dostluğa ihtiyacı var…

* Bu toprakların gerginlik ve gerilime değil, kucaklaşmaya ve sevgiye ihtiyacı var…

* Bu topraklar çok uzun süredir hasret; samimi, ihlâslı ve sadece Allah’ın (C.C.) rızasını kazanmak için atılan/atılacak adımlara…

* Bu toprakların mayasında var kardeşlik ve ‘ihvan’lık manzumesi…

* Bu toprakların mayasında var birlikte olma, “bir olmanın bize iyi geleceği” manifestosu…

* Bu toprakların mayasında var Müslüman kardeşine olabildiğince merhametli ve şefkatli; düşmana karşı vakarlı bir duruş…

* Bu toprakların özünde ve benliğinde yoktur, sonu olmayan, nereye düşeceği belli olmayan bir savruluş…

* Bu toprakların özünde ve benliğinde yoktur; ayrışma, ayrıştırma, ötekileştirme…

* Bu toprakların özünde ve benliğinde yoktur; bölme, bölünme, parçalanma ve sonunda kurda kuşa yem olma…

* Bu topraklarda yaşayanlarda kin ve intikam değil, hamiyet ve dostluk duyguları hâkimdir…

* Bu topraklar peygamberlerin, evliyaların, âlimlerin, Allah (C.C.) dostlarının duaları ile muhkemdir, koruma altına alınmıştır… Bu böyle biline…

* Dikkatli dinleyin lütfen; bu topraklarda yaşayanların dillerinde zikir ve dua, kalplerinde şükür ve hamd kazılıdır…

* Dikkatle takip edin lütfen; bu topraklar üzerinde hesap yapanların gece rüyalarında Sultan Alp Arslan’ın, “Burada Allah’tan başka bir sultan yoktur; emir ve kader tamamıyla O’nun elindedir.” cümlelerini kan ter içinde dinlediklerini göreceksiniz…

* Dikkatle takip edin lütfen; bu toprakları faklı yöntemlerle bölmeye parçalamaya çaba gösterenlerin Yavuz Sultan Selim’in, “Çoluğunu, çocuğunu, karısının kucağını savaş meydanına tercih edenler, geriye dönsünler, onlara izin veriyorum. Ben buraya geri dönmek için gelmedim. Meşakkatlere, zahmetlere göğüs germeden nasıl zafer kazanılır?” cümleleri ile tir tir titrediklerini fark edeceksiniz…

* Dikkatli bakın lütfen; bu topraklarda yaşayanların alın çizgilerinde kadim medeniyetin derin izlerini görürsünüz…

* Dikkatle bakın lütfen; bu topraklara göz dikenlerin, bu topraklarla ilgili karanlık planlar yapanların, sonu gelmez senaryo yazanların sonunda nasıl da hayal kırıklığına uğradıklarını, bu sinsi planların tarihin çöp tenekesini nasıl da boyladıklarını göreceksiniz…

* Dikkatle bakın lütfen; bu toprakların her bir karışında şehid ve şühedanın tarih boyunca silinmeyen izlerini göreceksiniz…

* Nasıl ki hak ve batıl mücadelesi sürecekse ve “Hak geldi batıl zail oldu” ilahi emri bütün hesapların üzerindeyse ve biz müminler buna iman ettiysek, bu topraklar üzerinde şer odaklarının hesaplarının boşa çıkacağı da muhakkaktır…

* Nasıl ki su bir gerçektir, ateş bir gerçektir, yıldızlar, hava ve gökyüzü bir gerçektir ise, bu toprakların bu topraklarda bulunanlara ait olduğu da bir bu kadar gerçektir ve hakikattir…

* O halde, kültür ve medeniyetin beşiği olan beldelerde kopmaz bir bağ oluşturmak için, her iki dünyada yüz ağartacak manevi zincirin birer halkası olmak için bu kervana katılan genç kardeşlerim; geziniz hayırlara vesile olsun…

* O halde, ey bu vatanın bölünmemesi için, kardeşlik köprülerinin yeniden kurulması için, yüreklere sönmez bir kor ateş yakmak gayesi ile mukaddes bir yolculuğa çıkan gençler…

Gazanız mübarek olsun…

MUHSİN YAZICIOĞLU

* Delikanlı ve yiğit bir adamdı.

* Kararlıydı.

* Dik duruşluydu.

* Türkiye sevdalısıydı.

* Samimi bir mümindi.

* Refah-Yol’a destek verendi.

* Liderdi.

* Ağabeydi.

* Çok iyi bir eş ve iyi bir baba idi.

* “Özellikle ibadet etmekten büyük keyif alıyorum” diyen bir sadık Müslüman’dı.

* Özü sözü bir ve ahde vefalı idi.

* Ülkesine âşık bir vatan evladı idi.

* Duygusaldı.

* Merhametli idi.

* İslam’a saldıranlara çok sertti.

* Gözü pek ve serdengeçti idi.

‘ASKIDA ERZAK’

Yerel haberlere merakımdan yerel gazete ve yerel haber sitelerini sık sık ziyaret ederim dedim ya…

eskisehirdenhaberler.com sitesinde ilginç bir haber okudum. Şöyle diyor haberde;

“Eskişehir’de bakkal dükkânı bulunan Faruk Çatalkaya, dört yıl önce başlattığı ve büyük destek gören ‘Askıda erzak’ kampanyası ile aralarında mültecilerin de olduğu ihtiyaç sahibi vatandaşlara ücretsiz destek veriyor.

Eskişehir’in İstiklal Mahallesi’nde yaşayan vatandaşlar tarafından kendisine ‘Bakkalların Kralı’ denilen Faruk Çatalkaya, dört yıldır ihtiyaç sahibi olan yüzlerce vatandaşlara ‘Askıda erzak’ kampanyasıyla destek olmaya devam ediyor.

Faruk Çatalkaya, başlattığı kampanya ile beraber ihtiyaç sahibi vatandaşların umudu olurken, mahalle halkı ve esnafından da yoğun destek görüyor. Yardım kampanyasını oluştururken birçok insandan fikir aldığını söyleyen Faruk Çatalkaya, ihtiyaç sahibi insanları rencide etmeden onlara yardım ettikleri için mutlu olduklarını dile getirdi.

Türkçe bilmeyen mültecileri de unutmadıklarını belirten Çatalkaya, “Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir” sözünü hatırlatarak mülteciler için Arapça tabela astıklarını söyledi…”

***

Haber bu şekilde devam ediyor.

Ama ne kadar güzel ve hoş, öyle değil mi?

Düşünsenize mahallenizde bulunan birkaç bakkal benzer bir uygulama yapsa ve muhtaçlara, fakirlere, yoksullara, garip-gurabaya aynen Faruk Çatalkaya gibi “askıda erzak”la yardımda bulunsa…

Ama elbette rencide etmeden…

Ama elbette sağ elinin verdiğini sol el duymadan… Ama elbette sadece ve sadece Allah’ın (C.C.) rızasını gözeterek…

Yeter ki bu uygulama yaygınlaşsın!

Yeter ki bu uygulamaya zenginler de destek versin!

Yeter ki bu uygulamaya birileri kalkıp engel olmasın!

***

Kalıbımı basarım ki, memlekette ne fakir kalır ne yoksul, ne de dilenci…