KÜRESELLEŞME afyonunu beyinlere eken emperyalist güçler
hedeflerine ulaşmakta zorlanmıyor. Çünkü artık pek çok Müslüman ülke yöneticisi
dost deyince sömürgeci güçleri görüyor, kapılarını sonuna kadar emperyalistlere
açıyorlar ve bunun sonuçlarını da göremiyorlar. Belki de görüyorlar da
küreselleşme adına yaptıkları işi, sergiledikleri tavrı doğru buluyorlar,
orasını bilemem. Çünkü küreselleşme ya da globalleşme adı altında pazarlanan
yaklaşım dünyayı küresel bir köy, sömürgeci güçleri de bu küresel köyün kavalcısı
konumuna getirdi. Ellerindeki kavalla küreselleşme melodisini seslendirerek
toplumları istedikleri yöne rahatlıkla çekebiliyorlar. Söz gelimi ülkeleri
işgal ediyor, yöneticilerini öldürüyor, huzur içindeki ülkeleri karmaşanın
içine atıyorlar bunun adına da özgürlük ve demokrasi diyorlar. Hâlbuki insan
için öncelikli olan yaşama hakkıdır. Yaşama hakkının çalındığı bir ülkede
özgürlükten ve demokrasiden bahsetmek ne kadar yanlış ise bu söylemlere kanmak
da o kadar aptalcadır.
Böyle olmasaydı pek çok İslam ülkesindeki bir takım entel
ve danteller ülkelerinde demokrasinin yerleşmesi, hak ve özgürlüklerin hayata
geçmesi için(!) sömürgeci güçlere davetiye çıkartır, kendi insanlarının ipini
çekmek üzere sömürgecilere teslim ederler miydi Ve yine öyle olmasaydı
ülkelerinin ABD ve ortakları tarafından işgal edilmesine destek verebilirler
miydi Öyle olmasaydı, ülkelerindeki 10 binlerce işgalcilerin askeri
bulunurken, bununla da yetinmeyip yeni üsler kurarlarken bunları dost olarak
kabul edip bağırlarına basarken bin 200 Türk askeri eğitici olarak kendi
davetleri üzerine ülkelerine gitmişken, bundan rahatsızlık duyarak tepki
vermeleri düşünülebilir miydi Kısacası beyinler yıkanmamış, iktidar
hırslarının esiri olmamış olsalardı işgalcilerle kol kola kendi insanlarına
karşı savaşırlar mıydı
Bu arada, bir yandan Suriye de Rusya nın ne işi var diye
sorarken aynı ülkenin aylar ve yıllardan beri aynı ülke bir başka küresel
sömürgeci tarafından vuruluyor, insanları öldürülüyorken bunun görmezden
gelinmesi nasıl izah edilebilir Bugüne kadar Suriye de Esad ve çevresinin ABD
ve koalisyon ortaklarına karşı bir tepkileri söz konusu olmazken Türkiye ye
yönelik düşmanca söylemleri geliştirmelerinin gavuru dost, Müslüman ı düşman
bellemekten başka anlamı olabilir mi Kısacası, Müslümanlar kardeş olarak
gerçek anlamda diğer Müslümanları görüp kucaklaşabilselerdi İslam dünyasında
bugün yaşanan karmaşa ortaya çıkar mıydı Bu arada bazı ülke yöneticileri
mezhep saplantılarını dinlerinin önüne geçirmemiş olsalardı, Müslüman kardeşlerinin
katledilmesinde işgalci ve sömürgecilerin yanında yer alır, onların desteğini
sağlamak peşinde koşarlar mıydı Kısacası öylesine çelişki ve ihanetlere şahit
oluyoruz ki, insan anlamakta güçlük çekiyor. Çünkü sömürgeci güçler tarafından
ülkelerinin işgali ve arkasından parçalanmasına seslerini çıkarmayanlar
iktidara getirilmekle mükâfatlandırılmayı içlerine sindirebilmekte, ama bu
yaptıklarının yanlış olduğunu söyleyen bir Müslüman lider çıktığında bir anda
horozlanıveriyorlar. Gâvurun karşısında el pençe divan duran, ülkelerinin
işgalini ve parçalanmasını küreselleşme afyonu ile beyinleri
uyuşmuş/uyuşturulmuş olanlar içlerine sindirebilirken bir kardeşlerinin ikazını
kendilerine hakaret sayıyorlar. Böyle bir anlayış ve yaklaşım devam ettiği
sürece Müslümanların yeryüzünde onurlu bir şekilde yaşamaları mümkün olabilir
mi