GAP'ta 18. Paket !..

Abone Ol

Başbakan Erdoğan ın Diyarbakır da açıkladığı Güneydoğu nun kalkındırılması ile ilgili pakete kimsenin itiraz etmesi  söz konusu değil. Gazeteler olayı genellikle GAP ın tamamlanmasına yönelik olarak değerlendirdiği için Başbakan ın son açıklaması 18. GAP Paketi olarak değerlendirildi. Gazetelerin siyasi tutumlarına göre de manşetlerde "Yüzyılın Rüyası", "Başak Harekatı", "GAP Kucaklaşması", "Güneydoğu"da 18. Paket", "Erdoğan ın GAP hamlesi" ve "12 Bakanla Devlet Sözü" gibi farklı başlıklarla yer aldı. Açıklanan rakamlar gerçekten insanı heyecanlandırıcı nitelikte. Elbette bu açıklananların en kısa zamanda gerçekleşmesini istemek ve dilemek bu ülkeyi seven herkesin arzusudur. GAP projesi benimle yaşıt olmasa da gençlik yıllarımdan buyana devam eden bir projedir. Bu bakımdan şimdiye kadar çoktan tamamlanması gerekirdi. Proje tamamlanmış olsaydı belki Güneydoğu da işsizlik bugünkü boyutlarda olmaz, kandırılarak dağlara çıkan gençlerin sayısı da bu kadar olmazdı.

Geçmişe takılıp kalmanın fazla bir anlamı yok ama geçmişi bilmeden geleceğe dönük çalışmalar yapmak eksik kalır. Önümüzdeki yıllarda  su ve gıdanın artık petrol kadar önemli olacağı açıkça görülüyor. Bu sebeple de Türkiye nin stratejik önemi katlanarak artıyor. Bu noktada Başbakan ın açıkladığı yeni paket tamamlandığında bölgede sulanan  alan  278 binden 1.8 milyon hektara çıkacağı ve yapımı devam edenlere ilaveten 2 yeni baraj daha yapılacağı ifade ediliyor. Bütün bunlar bölge ekonomisine olduğu kadar ülke ekonomisine de önemli katkılar sağlayacaktır. Bu katkılara hayır demek mümkün değildir. Ancak, bazı iddialara ve söylentilere dikkat çekmek istiyorum.

Bu iddialara göre bölgede bazı Türk şirketleri arkalarındaki yabancı ortaklarla birlikte büyük araziler satın almışlar ya da kiralamışlar. Hatta öylesine iddialar var ki, İsrail bölgeyi adeta  yeni bir çiftlik ve deneme alanı haline getirmenin peşindeymiş. Bu satırların hemen ardından birilerinin beni yabancı sermaye düşmanlığı yapmakla suçlayacaklarını biliyorum. Maksadım yabancı ya da yabancı sermaye düşmanlığı yapmak değil. Bölgeye 14.5 milyar YTL lik bir yatırım yapılıyorsa bunun kaynağının nereden bulunduğu ve bölgede yabancı ortaklı Türk şirketlerinin sahip olduğu arazinin miktarı konusunda kamuoyunun bilgilendirilmesi gerekir diye düşünüyorum. Olayın sadece söylentilere bırakılması ister istemez kafalarda soru işaretleri oluşturuyor. Birdenbire böyle bir paketin gündeme gelmesinde bölgede geniş arazileri kapatmış olan büyük şirketlerin payı varsa insanımız bilmek durumundadır. Buna karşılık "Günümüzde paranın milliyeti kalmadı. Ülkemize yatırım yapılsın da kim yaparsa yapsın" şeklinde bir cevap vermek gerçekçi olmaz. Çünkü, bölge üzerinde biliyoruz ki bazı ülkelerin hesapları ve uygulamaya koydukları planları var. Kaldı ki paranın milliyeti olmaz iddiası da gerçeği yansıtmıyor. Bugün küresel sermaye gelişmekte olan ülkeleri ne adına sömürüyor

Ayrıca, bugün PKK terörünün arkasında ABD, İngiltere ve İsrail in olduğunu bilmeyen kalmadı. PKK terör örgütü ise ülkeyi bölme hesapları içinde. Yani aslında PKK nın ayrı bir Kürt devleti kurma planı kendisine ait değil. Ona destek veren, eğiten ülkelere ait. Bu gerçek biline biline PKK ya destek veren ülkelerin bu bölgede ister Türk şirketleri ile ortaklık halinde ister doğrudan arazi kapatıyor olmalarını sadece tarımsal yatırım olarak nitelendirmek tehlikeyi görmemek ve bilmemek anlamına gelir.

Komplo teorileri üretmeyi; böylece insanların kafalarında soru işaretlerine yol açmayı seven birisi değilim. Ancak,ülkemizin içinde bulunduğu durumu, ülkemiz üzerindeki bazı ülkelerin hesaplarını unutmamak durumundayız. Ülkemizin stratejik öneminin artıyor olması bu tehlikeleri bilip ona göre hareket edilirse işimize yarar. Aksi halde bu stratejik değer bizim aleyhimize sonuçlar verebilir. Ülkemiz üzerindeki hesapların daha da artmasına zemin hazırlar.

Başbakan ın açıkladığı ve uygulamaya koyduğu bu son paket dileriz bölge insanının uyanışına, terör ile ilişkisini kesmesine, birlik ve beraberliğimizin pekişmesine vesile olur. Aksi felaket demektir. Ülkemiz üzerinde hesapları olanların başımıza yeni gaileler açması için harekete geçmelerinin zeminini hazırlamış olabiliriz. Tekrar ediyorum, açıklanan pakete kesinlikle karşı değilim. Sadece bu vesile ile bazı dış güçlerin iştahının kabarabileceğini akıldan çıkarmamak gerektiğine vurgu yapmaya çalışıyorum.