Gündem

Gannuşi:Biz devrim yapamaz mıyız

Gannuşi:Biz devrim yapamaz mıyız?

Abone Ol

Tunus‘un etkili muhalif örgütlerinden En Nahda Hareketi‘nin Lideri Raşid Gannuşi Tunus devrimini Millî Gazete‘ye değerlendirdi. Ortadoğu‘daki halk devrimlerinde ABD‘nin parmağı olduğu görüşünü reddeden Gannuşi, "Bizim halklarımız devrim yapamaz mı? Mazlum halkların gücünü görmezden gelip bunu ABD‘ye atfetmek halka karşı büyük haksızlıktır" dedi.

Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan‘ın cenazesine katılmak için İstanbul‘a gelen Gannuşi, "Ülkenize büyük acınızı paylaşmak için geldim. Erbakan sadece dostum değil aynı zamanda hocamdı" ifadelerini kullandı

Raşid Gannuşi... Devrik Tunus diktasının sürgüne gönderdiği, 22 yıl boyunca ülkesinden uzakta yaşamış bir lider. Arap halklarının "artık yeter!" deyip, başlarındaki baskıcı yönetimlere isyan etmesi şimdi uluslar arası mahfillerde "Tunus‘un domino etkisi" olarak yorumlanıyor. Yasemin ülkesi Tunus‘un en etkili muhalif örgütü Nahda‘nın lideri Raşid Gannuşi, Yasemin Devrimi‘nin ardından Tunus diktatörü Bin Ali alaşağı edilip Suudi Arabistan‘a sürgün edilince ülkesine döndü. Şimdi bütün Tunus halkıyla el ele verip ülkesinin yarınlarını inşa etmeye çalışıyor. 27 Şubat‘ta vefat eden Milli Görüş Lideri Prof. Erbakan‘ın cenazesine katılmak için İstanbul‘a gelen Gannuşi‘yle İHH İnsani Yardım Vakfı kanalıyla İstanbul‘da görüştük. Yoğun ilgi gören bir basın toplantısı da yapan Gannuşi ile Ortadoğu‘nun en demokrat hareketi Nahda‘nın şu anki durumunu ve Tunus‘u konuştuk.

* Devrim şu anda ne aşamada?

Devrim sadece bir diktatörü götürmedi. Aynı zamanda dikta zihniyetini de gömdü. Tunus‘ta şu anda bir geçiş dönemi yaşanıyor. Tek partili sistemden çok partili özgür bir Tunus‘a doğru gidiyoruz. Devrimi 1 parti değil Laik-Sosyalist-İslamcı bütün partiler ortaklaşa yaptı. Yani Tunus gençliği devrimi Tunus‘a hediye etti. Şu anda Tunus‘ta devrimci gençler sokaklarda nöbet tutuyor. Eski yönetimin kalıntıları etkinliğini kimi mecralarda devam ettiriyor. O yüzden Tunus‘ta iki hükümet devrildi. Sokakta devrimci güçler var ve değişimi dayatıyor.

* Liderliğinizi yaptığınız Nahda‘nın pozisyonu nedir?

Tunus‘ta devriminin ardından 3. hükümet kuruldu. Ve bu hükümet Nahda‘yı resmen tanıdı. Türkiye gibi özgürlüğün geniş olduğu bir ülkeye nazaran bu pek anlamlı görünmeyebilir. 1981‘de parti kurmak için talepte bulunduğumuzda reddedildi ve 500 arkadaşımız hapse atıldı. 1985‘te bir talepte daha bulunduk bu defa 5 bin arkadaşım hapsedildi. 1988 yılına geldiğimiz zaman hapisteki arkadaşlarımızın sayısı 30 bini geçmişti. Yani tanınma sıradan bir olay değil bizim için. Ve devrimden sonra oldu.

Ortadoğu‘da hasat mevsimi başladı

* Ordunun müdahale edeceğine yönelik söylentiler var

Ordunun müdahalesinden korkmuyoruz. Esasında Tunus ordusu sayıca çok az ve yönetim tecrübesi yok. Öte yandan devrimde de pozitif bir tutum takındı. Yönetimin "halka ateş aç" talebine karşı durdu. Biz de orduyu sevgiyle karşıladık.

* Tunus‘un "domino etkisi"ni nasıl değerlendiriyorsunuz?

Tunuslular değişime öncülük etmekten büyük mutluluk duyuyor. Öyle görünüyor ki yakın zamanda Ortadoğu‘da hiçbir taht sallanmadan devam edemeyecek. Bu deprem birçok yönetimi yerinden edecek. Hasat mevsimi başladı.

"Bizim halklarımız devrim yapamaz mı"?

* Ortadoğu‘daki devrimleri aslında ABD‘nin yaptığı yorumları hakkında düşünceleriniz neler?

O yaklaşımı doğru bulmuyorum. Öyle demek ABD‘ye hak etmediği bir değer vermek olur. Tunus halkının yaptığı bu devrimi ABD‘ye atfetmek Tunus halkına haksızlıktır. Devrim, uluslar arası güçlere rağmen gerçekleşti. Biraz düşünürseniz ABD ve Batının, diktatörleri sonuna kadar desteklediğini ama devrileceklerinin kesinleşmesinin ardından dikta yönetimlerine sırt çevirdiklerini görürsünüz. İran Şahı‘nın uçağı saatlerce inecek ülke aradı. Keza Bin Ali‘nin uçağı... O da 7 saat boyunca havada kaldı.

ABD ilah değildir. "Ol" dediğinde yaptırabilecek bir otorite değildir. Buralarda devrimleri halklar yapıyor. Sanki bizim ülkelerimizde halk devrim yapamazmış gibi davranılıyor. Halkı neden önemsemeyip Batı‘ya hak etmediği bir değeri veriyorsunuz.

* Şu anda ABD‘nin 6. Filosu Akdeniz açıklarında. Libya‘ya müdahale edeceği söylentileri var. Müdahale fikrine nasıl bakıyorsunuz?

Hiçbir dış etki başka bir ülkenin iç meselesine karışmamalı. Libya kendi sorununu kendi içinde çözecektir. Ayrıca ABD‘nin başarısızlık tecrübesi yeter. Irak‘a ve Afganistan‘a girdiler şimdi nasıl çıkacaklarını düşünüyorlar. Bence eğer böyle bir niyetleri varsa hiç heves etmesinler.

"Vahye inanmak çoğulcu düşünceye engel değildir"

* Müslüman Kardeşler gibi "Tevhid" fikrine katılıyor musunuz?

Tevhid fikrine 1.5 milyar Müslüman inanır. Vahye inanan herkes böyle düşünür. Bu çoğulcu düşünceye engel değildir. Renklerimiz, dillerimiz, düşüncelerimiz farklı olabilir. Karar alma süreçlerinde demokrasiyi etkin kılmak istiyoruz. Biz İslam‘da buna şura diyoruz. Tevhid ile demokrasi birbirini tamamlar. Eğer Komünist Parti iktidara gelirse saygı duyacağız ve bir dahaki seçimlerde halka gidip iktidara talip olduğumuzu söyleyeceğiz. Biz Nahda olarak İslam‘ı özgürlük ve çoğulculuk olarak yorumluyoruz.

* En Nahda iktidara gelirse Tunus‘ta bir İslam Devleti kuracak mısınız?

İslam devleti kurmaya ihtiyacımız yok. Çünkü bir zaten bir İslam devletiyiz. Tunus Anayasa‘sının 1. maddesinde "İnancımız İslam‘dır" yazıyor.

* Seçimlerde aday olacak mısınız?

Aday olmayacağım. Gençlerin önde yürümesini istiyorum. Çünkü devrim bir gençlik devrimi. Nahda hareketinin birçok genci var ve bürokraside, diplomaside etkin bir şekilde çalışabilir. Böylece ben işsiz kalmam. Sosyal hayatta ve İslam düşüncesi noktasında çalışmamız gereken çok nokta var.

Erbakan‘ın adının anılmadığı sohbetimiz olmazdı

* Necmettin Erbakan ile nasıl bir ilişkiniz vardı?

Erbakan sadece arkadaşım değil aynı zamanda hocamdı. Benim kuşağım Türkiye‘den bahsettiğinde Erbakan‘ın ismi mutlaka sohbet içerisinde geçerdi. Kendisine, bütün İslam dünyasında olduğu gibi biz de çok büyük bir değer veriyoruz. Türkiye‘ye de ülkenizin büyük acısını paylaşmak için geldim. Hocamıza karşı son görevimi yerine getirdim.