Galatasaray mı, Terimle sohbet mi?

Abone Ol

Herkes neler yazdı, neler söyledi ve neler söyleyecek vallahi umurumda değil. Kendini spor yazarı ilan edip, pardon ettirip de hayatında tek bir sütun gazete hazırlamamışlarla tabii ki aynı vagona binmem. Binmemem de gerekir. Öyle olursa mesleği gerektiği gibi icra edememiş sayarım kendimi.

Buradan hareketle devam edelim. Efendim; maç sonrasını gördünüz mü Daha doğrusu maç sonrasına dikkat ettiniz mi Yani maç bittikten sonra ekrana hemen veda etmediyseniz, gördüğünüz veya görmek için dikkat edeceğiniz fotoğraf çok şeyi anlatır. Yahu maça ne zaman gireceksin derseniz. Az sonra. Sabredin!

Maç sonrası takımlar soyunma odasının yolunu çoktan tuttuktan sonra, saha kenarında Ertuğrul Sağlam’la Fatih Terim’in o koşullarda bayağı uzun süren bir konuşması oldu. Elleriyle ağızlarını kapatıp, söylenenlerin okunmaması için... Bu iki futbol adamı sanırım uzuuuuun yıllar sonra bir araya gelmediler herhalde. Hani hatır gönül sorulsa iki dakikada biter. Öyleyse   Şu oldu: Terim hoca Milli Takım’a çağırmayı düşündüğü bir veya iki ismi Ertuğrul hocaya sordu. Nasıllar, iyi çalışırlar mı, eksikleri nedir Alayım mı Veya tam tersi, Ertuğrul hoca, Terim’e belki de, bir veya iyi oyuncusunu tavsiye etti. Ve de onlarla ilgili istenen bilgileri sıraladı. Yok canım olur mu diyenlere sorarım; Siz hangi iki yerli hocanın bir maçtan sonra saha kenarında beş dakika sohbet ettiğini gördünüz ki

Hah işte şimdi maça girmenin zamanı... Galatasaray, Burak- Drogba gibi artık mahalle takımlarının bile uygulamadığı çift uç adamlı formülü ile bana söyler misiniz, ilk devre hiç pozisyona girebildi mi Bu süreçte Sneijder gibi bir yıldız sahada görünebildi mi / Galatasaray bu yarıda kaç kanat atağı yaptı veya tam tersi kaç tane kanat atağı yedi Selçuk, hatta Melo verimlerinin neresindeydiler Ya sonra Burak ve Engin çıktıktan sonra istenmeyen adam Sabri kenarda ne kadar etkili oldu değil mi Kaleci Buffon ve direkler izin verseydi, ya Drogba’ya, ya da Senijder’e gol attırmıyor muydu Melo daha rahatlamış değil miydi Hatırlasanıza, kaç defa kopup geldi ve pozisyon hazırladı, pozisyona girdi. Amrabat ki, hâlâ büyük takım oyuncusu değildir ama, soldan indi, arkaya yardıma geldi. Hal böyle olunca size bir soru; İlk yarıdaki Drogba mı, ikinci yarıda alanı boşalmış, kendi oyuncusu tarafından marke edilmeyen Drogba mı

Bu arada Necati’nin Fenerbahçe’den sonra Galatasaray’ı da affettiğini (!) söylemek gerekir. Eskişehirspor orta alanına tecrübe takviyesi yapamazsa, örneğin Hürriyet ne zaman iyileşirse, sıkıntı çeker. Gençler, dirilik tamam da, ya etkili oynamak Galatasaray’ın ilk yarıdaki yanlış tertibi sanırım tecrübeli bir Tello ile cezalandırabilirdi. Mesela yani...

Galatasaray, yani süper favori, üçüncü maçında da iki puan kaybetti. Yani kayıp üç haftada dört puan. Hani bir iddiam vardı ya, Terim hoca milli takımla Galatasaray’daki görevini paylaşınca, işte o diyorum. Bakalım görelim... Siz gene de maçı bırakın, maçtan sonraki saha kenarı fotoğrafına odaklanın derim. Bir insanın düşünce mesaisi ikiye bölünürse, bölünmeden önce mi daha sağlıklıdır, yoksa sonrasında mı