Futbolda strateji Ve bir kaç cevap!

Abone Ol

Bilmem Barcelona-Atletico Madrid, Şampiyonlar Ligi maçını

izlediniz mi Sanırım futbol meraklıları açık kanaldan yayınlanan bu maçı

izlemişlerdir. İzlemeyenler de olabileceği için bu maçtaki çok ama çok önemli

bir olguyu aktarmak istiyorum.

Barcelona, ilk on dakikadan sonra sazı yine eline aldı.

Yani bol ve etkili pas, tıkanıldığında dripling ustalarına çağrı ve çok

önemlisi de bu kadar yüksek teknik yapıya rağmen müthiş pres... Arda nın takımı

bunun olacağını daha önceden bildiğinden, topun arkasına tam takım geçerek maçı

kendi ceza alanının makul uzaklığında santraya yakın bir yerde kabul etti.

Böylece araya sızmalar mümkün olduğunca önlenecek ve en önemlisi de Messi gibi

dripling üstatlarına kımıldayacak yer bırakmamak. ana strateji oldu. Bunda da

bir kaç ceza alanı şutu hariç başarılı oldular. Hele hele Barselona kalesine

giden füze de onları öne geçirince hırs ve istek doruk noktaya çıktı. Bu arada

Neymar, Arda nın santraya yakın yerde yapmaya çalıştığı çalımdan kazanılan

topun kendisine gelmesiyle skoru eşitledi.

Şimdi önemli bir yere geliyorum. Baskı arttıkça ve en

büyük gol umudu ve top taşıyabilen Costa çıkınca yapılması gereken işi Atletico

çoğu zaman yapmadı. Hatta golü de yediği hataya rağmen. Yani illa ki topla

çıkmak. Nasıl olacak ki Adam sana ceza alanına kadar gelmiş orada basıyor.

Üstelik Costa da olmadığından savunmasında rahatlamış halde... O halde mi

Zamanı çalacaksın. Kendine dinlenme saniyeleri ayarlayacaksın. Rakibi belki de

tek kişilik de olsa geriye koşmaya mecbur bırakacaksın. Derlenme, toparlanma

yapacaksın, kademelerini bir kaç saniye içinde de olsa düzelteceksin. Nasıl mı

Kendi ceza alanı hemen dışında sana ikram edilen veya kaptığın topla çıkmak

yerine, mümkünse çapraz korner bayraklarına doğru uzun top kullanacaksın. Ya

da, ama bu oyuncu Atletico da yok, deparı güçlü ve mümkünse taze kuvvet bir

oyuncuyu oyuna dahil edip onu yalancı da olsa rakibin arkasına koşturmaya

çalışacaksın. Korner bayrakları bölgesine sadece iki top atılabildi. İşte bu

iki süreç bile nefes ve organizasyon şansı verdi. Çok ilkel gibi görünür ama

koşullar budur. Sporun her branşında başvurulacak çareler tükenmez. Yeter ki

akla gelsin.

Şimdi bir iki cevap yazalım. Köln den Murat kardeşim

Trabzonspor-Fenerbahçe maçının sonucunun ne zaman açıklanacağını sormuş. Eh,

Sevgili Murat acelen ne ki Burası Almanya, İspanya, İngiltere falan değil ki.

Bu arada ikinci sorusu da Aziz Bey in cezası için hapse girip, kongrenin ne

zaman yapılacağı ile ilgili... Sen de çok acelecisin be Murat... Şunun

şurasında Yargıtay kararı onaylayalı daha 3, 5 ay oldu. Sen önce Yargıtay

kararı onaylananı haftası dolmayan Deniz Seki mi girecek, yoksa Aziz Bey mi

onun falına bak! Sevgiler...

Tuncay Şahin de Trabzonspor-Fenerbahçe maçının akıbetini

soruyor. Tuncay dostum Fransa da yaşıyor. Zaten bütün kabahati de bu. Yoksa bu

soruyu sorar mı, bizim ülkede yaşasa... Sevgiler.

Bu arada hafta sonu oynanacak derbiyle ilgili soru ve

yorumlar da var. Galatasaray ın Mancini tarafından hangi şekilde doğranacağını

tahmin etmek güç olduğundan biz, meseleye Fenerbahçe kalıbı ile bakacağız.

Biraz daha bekleyelim.