Futbol böyle bitiyor!

Abone Ol

Kapitalizmin insanları dönüştürebilmek için kullandığı "eğlence sektörü"nün en temel ayaklarından birisidir futbol. Rıza üretmek, kitlelerin gazını almak, alt kimlik gruplarında bir aidiyet klanı oluşturmanın yöntemidir futbol endüstrisi. Fakat, eskilerin temaşa sanatı olarak nitelendirdikleri bu oyun, son dönemde öylesine bir boyuta ulaşmıştır ki, "aidiyet klanları", "fanatizm Vandalları"yla yer değiştirmiştir Kıran, döken, saldıran, öldüren, takımının galibiyet dışında hiçbir skoruna tahammül edemeyen, rakiplerini "düşman" gibi gören bir Vandallıktır bu. Futbol, bir endüstridir Reklamları, afişleri, taraftar gelirleri, oyuncu transferleri, televizyonlardaki canlı yayın gelirleri ve daha bir çok unsuruyla para basan bir endüstri. İtiraf etmeliyiz ki, son yıllarda futbolun dünya genelinde de temaşa özelliklerine ait boyutunda bir kayıp söz konusu. Çünkü, globalleşen dünyada takımlar artık birbirini ezbere biliyorlar. Teknik direktörlerin oynattıkları futbol kalitesi de birbirine çok yakın Oyuncular robotlaşmış Koşan, savaşan, direnen, mücadele eden bir futbol isteniyor Daha güzel bir oyun, izleyiciyi coşturacak karakterde oyunculara itibar edilmiyor Galip gelmek için herşey mübahtır Felsefe bu Bu nedenle, görev adamları bulunuyor Bir zamanlar, hareketleriyle bizi ekrana çivileyen Maradona tarzı oyunculara itibar edilmiyor Gelelim, ülkemizdeki futbola

 Ülkemizdeki futbolun durumu, dünyadan bağımsız değil Son iki yıldır, futbol ligimizin hiç keyfi yok Büyükler dökülüyor Küçükler, bu arenadan sıyrılıp kendilerine bir çeki düzen veremiyorlar Oynanan futbolu izlemek için, sabır taşı olmak lazım Milyon dolarlık futbolcular, sahada sefilleri oynuyorlar Hareket yok, güzellik yok, gol yok Tam bir kısır döngü

Ülkemizde futbol yok dedik Futbolumuzun olmadığı Futbol Federasyonumuzun da olmamasıyla yakından ilgili Futbol Federasyonu da, ülkemizdeki futbolun gelişmesiyle ilgili çalışmalar yapacağına, futbolun kalitesiyle güzelliğiyle, taraftarın futbola ilgisini sağlayacak, seyir zevki getirecek önlemler almak yerine, basit hesaplar peşinde koşturuyor Lafı nereye getireceğimizi tahmin ettiniz Ligin birinci haftasında Trabzon-Sivasspor maçında yaşanan olaylara Futbol Federasyonumuzun getirdiği acayip ve garaip karara gelmek istiyoruz.  Türkiye de futbol bu mantık dolayısıyla bitiyor. Bildiğiniz gibi, Trabzon da maçın 90 ıncı dakikasında içeriye atlayan taraftarlar dolayısıyla maç tatil edilmiş ve karar federasyona bırakılmıştı Federasyonumuz da, düşündü taşındı, ölçtü biçti ve "Maçın tekrarına hükmetti" Hani, Kemal Sunal ın bir filminde bir para sahnesi vardır Kemal Sunal der ki, "Para, yazı gelirse siz vurursunuz, tura gelirse siz vurursunuz, dik gelirse ben giderim" Aynen bunun gibi bir şey Federasyon, türlü ihtimaller içinde, öyle bir hukuksal karara imza attı ki, parayı dik getirmeyi becerdi Bundan sonra, Haluk Ulusoy, "Ben bağımsızım, ben hukuka uygun davrandım" diye nasıl dolaşacak çok merak ediyoruz

Malum, medya çağındayız Kimin haklı kimin haksız olduğunu görüyoruz Kendi sahasının güvenlik sorununu halledemeyen bir takıma böyle kıyak çekilirse bunun faturası, ileride çok daha ağır şekilde karşımıza çıkar Diyelim ki, Rüştü Saraçoğlu stadında Fenerbahçe 4-0 gibi ağır bir skorla yeniliyor Atlar beş kişi içeriye, maçın tatil olmasını sağlar Nasıl olsa, bu durumda maçlar tekrar ediliyor Federasyon, Trabzon a ceza değil, adeta ödül vermiştir!