FULLBRİHT KOMİSYONUNDAN BURS ALAN BAKAN KİM?

Abone Ol

Bir kez daha tekrar etmek istiyorum;

Türk eğitim sistemi 1949 yılından bu yana Amerikalılara teslim edildi.

ABD ile imzalanan ikili anlaşma gereği, sekiz kişiden oluşan bir Eğitim Komisyonu kuruldu.

Bu komisyonun adı Fullbright Eğitim Komisyonu idi.

Bir kez daha buraya dikkat! Fullbright Eğitim Komisyonu, hâlen yürürlükte olan bir komisyon!

***

Yazılarımı takip edenler bilecektir; 

Kökü dışarıda olan ve neleri hedeflediği bizce “malum” olan bu komisyon hakkında yeni ayrıntılar aktarmak istiyorum;

* Fulbright burslarından bugüne kadar 6 bin kişi yararlandı.

* Başvurularda Amerika´ya daha önce gitmemiş ya da kısa süreli olarak gitmiş bireylere öncelik veriliyor!

* Adayların başvuru ve mülakat tarihinde Türkiye´de bulunması gerekiyor.

* Burs kapsamında her öğrenciye 1 yıl için 50 bin dolar, (150 bin törkiş lira) gidiş dönüş uçak bileti ve ASPE Sağlık Sigortası desteği sağlanmakta.

* Şurası da çok önemli; “Her alandan insan”ın Fulbright burslarından yararlanabilmesi hedefleniyor.

* Fullbriht Eğitim Komisyonu sadece Türkiye’de değil, 155 farklı ülkede varlık gösteriyor.

* Eski Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ve Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu gibi birçok ünlü isim bu burslardan faydalandı.

* Bir not eklemekte yarar var; hatırlayacaksınız, Ali Babacan uzun yıllar, Türkiye’yi gizli ve gizemli Bilderberg toplantılarında temsil etti.

* Bilgiler tazelensin diye, yine bir not daha; Bilderberg toplantıları üç kez Türkiye’de yapıldı; 18–20 Eylül 1959’da İstanbul Yeşilköy’de, 25–27 Nisan 1975’te İzmir Çeşme’de Altın Yunus Otel’de ve 31 Mayıs-3 Haziran 2007 yılında yine İstanbul’da Ritz Carlton Otel’de yapıldı. Daha önceki toplantılarda ortalama 4 kişiyle temsil edilen Türkiye’nin 2007’deki toplantıya 13 katılımcı ile iştirak etmesi özellikle Bilderberg toplantılarının katılımcılarının dünya düzenini kendi çıkarları doğrultusunda belirlemek gibi gizli bir gündemi olduğu iddiasında bulunan çevreler tarafından oldukça anlamlı bulundu. Basına yansıyan bu on üç kişilik listede şu isimler yer aldı: Bilderberg Türkiye Daimi Temsilcisi Mustafa Koç, Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan, UNDP Başkanı Kemal Derviş, TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ ile başkan yardımcıları Ümit Boyner ve Cem Duna, eski TÜSİAD Başkanı Erkut Yücaoğlu, eski Dışişleri Bakanı Hikmet Çetin, Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Ayşe Soysal, Coca-Cola İcra Kurulu Başkanı Muhtar Kent, eski Dışişleri Bakanı ve Işık Üniversitesi Öğretim Üyesi Emre Gönensay, gazeteci Cengiz Çandar ve Mehmet Ali Birand. Bu isimlerin bir kısmı hayatta değil.

***

Fullbright Eğitim Komisyonu hakkında ayrıntılar vermeyi sürdüreceğim. Ta ki, bu komisyonla ilgili, yetkili birimler ve makamlar tarafından ayrıntılı ve doyurucu açıklama yapılıncaya kadar…

GÜZEL BİR HABER

KAÇ kere hızlı trenle Ankara’ya gitmeye niyetlendim, tümünde vazgeçtim.

Nedeni de şu; taa Pendik’e gideceksin, oradan trene bineceksin. Ölme eşeğim, ölme! Pendik’e nasıl gidilir, dönüşte Pendik’ten İstanbul’un Avrupa yakasına nasıl ulaşılır? Muamma!

Hep bu sorular yüzünden Ankara’ya gidiş dönüşte, hızlı tren tercihini düşün(e)medim.

Hızlı tren faaliyete geçti geçeli de -çok sevmeme ve arzu etmeme rağmen- şehirlerarasında trene binmedim! 

Ama şimdi sanki güzel bir haber geldi.  Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan, Haydarpaşa Garı’nın sanıldığı gibi “başka amaçlar” için kullanılmayacağını, gar olarak kullanılmaya devam edeceğini açıkladı.

Bence Pazar gününün en hoş haberiydi!

Bu şu demek; hızlı tren Haydarpaşa Garı’na kadar gelecek. Ama bugün ama yarın. En azından hükümetin böyle bir düşüncesinin olduğunu öğrenmiş olduk.

Bakan Arslan’ın CNN Türk’te neler dediğini de tam cümlelerle aktarayım.

Hakan Çelik soruyor; “Haydarpaşa Garı ne olacak?” 

Bakan Ahmet Arslan: “Haydarpaşa Garı, yüksek hızlı tren garı olarak hizmet vermeye devam edecek. Sadece gar değil Haydarpaşa limanı ve orada çok sayıda kamusal alan var. Oranın kazandırılması için bir proje var. Kruvaziyer limanı, yat limanı otel projeleri var. Ancak bu Haydarpaşa Garı için değil gar ile Haydarpaşa limanı arasındaki bölge için bir proje.”

İnşallah yanlış anlamamışızdır!

Sizce de güzel bir gelişme değil mi?

ADI “NECMETTİN ERBAKAN CAMİİ” OLSUN

Adnan Bey, selamünaleyküm.

Geçen yazınızda “mesaj panosu”nda Balıkesir/Altınoluk’tan Şerif Altınel’in 4 minareli cami talebine yer vermişsiniz.

Altınoluk Şahindere Mahallesi’nde 4 minareli “Necmettin Erbakan Camii” yapılması için kampanya başlatılırsa, Altınoluk’a daha bir yakışır diye inanıyorum.

Ne de olsa rahmetli hocamız yaz aylarının bir kısmını Altınoluk’ta geçiriyordu. Böylece hatırası da burada yaşatılmış ve yâd edilmiş olur. Saygılarımla. (Osman Özvatan)

EGEMEN BAĞIŞ: BEN İSTİFA ETTİM!

Bakara-makara skandalı ile gündeme gelen eski Avrupa Birliği (AB) Bakanı Egemen Bağış “not” yolladı.  Geçen bir yazımdaki, “Daha yakın geçmişte; 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturması kapsamındaki iddialar sonrası Egemen Bağış Avrupa Birliği Bakanlığı görevinden alındı. İçişleri Bakanı Muammer Güler, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar bakanlık görevlerinden istifa etti.” paragrafında, kendisi hakkındaki ifadeye itiraz etti.  

Cevap hakkına saygı kaidesinden yola çıkarak yolladığı notu buraya alıyorum. Şöyle diyor “not”unda Egemen bey; “Ben görevden alınmadım, istifa ettim. İstifa etmeyip görevden alınan Sn. Erdoğan Bayraktar bakanımızdı. Başka sorunuz olursa da çekinmeden sorabilirsiniz. Hayırlı günler dilerim. Egemen BAĞIŞ.”

Eyvallah…

NOT: 

Bugün, 26 Eylül 2016, Pazartesi 1) Emekliler hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli “nasıl geçineceğim” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Dubakalinolacak!