Fuat Avni muamması!

Abone Ol

Bir taraf “Fuat Avni son operasyonları bilemedi” diye seviniyor!

Karşı taraf ise Fuat Avni tarafından ortaya konulan yeni bilgiler ile bilemedi diye sevinenlerle adeta dalga geçiyor!

Yani Fuat Avni muamması devam ediyor! “UYAP’ta Fuat Avni depremi, seksen kişinin görev yeri değişince son operasyonları bilemedi” diye sevinenlerin bu sevinci uzun sürmüyor! Çünkü karşı atak oldukça ağır oluyor! Fuat Avni namlı zat-ı muhterem bu defa internette paylaştığı bilgilerde MİT Müsteşarı Fidan’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’la üç kez görüşmek istediğini ama bu isteğin kabul edilmediğini iddia ediyor! Fuat Avni sadece bunu iddia etmekle kalmıyor “resmi görüşme” bile yapılmadığını ileri sürüyor!

Fuat Avni Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Ben siyasi hayatımın mücadelesini verirken bunlar fantezi peşinde koşuyorlar” diyerek Arınç, Kurtulmuş ve Babacan’a karşı da tavır aldığını ifade ediyor! Fuat Avni, Erdoğan’ın Babacan’a Amerika’da ev ve iş aradığı gerekçesi ile bozuk olduğunu; Arınç’a ise mikrofon gördüğü her yerde yerli yersiz konuşması nedeniyle kızdığını ve Kurtulmuş’u da Konya organizasyonu nedeniyle “güvenilmeyecek adam” olarak ilan ettiğini belirtiyor! Fuat Avni’nin bu iddiaları “kolayca inanılacak” iddialar değil ama “hemen reddedilecek” gibi de değil! Üzerinde durmak lazım! Araştırmak lazım! Düşünmek lazım! Evet, bu iddialara “kolayca inanamıyoruz” ama “hemen” de reddedemiyoruz! Çünkü bugüne kadar Fuat Avni ne iddia ettiyse hepsi doğru çıkmış bulunuyor! Fuat Avni öyle bir köstebek ki sanki iktidarın ta ortasında kendisine mekân tutmuş biri gibi! İktidar hangi tedbiri alırsa alsın o bir yolunu bulup başını gösteriyor ve diyeceğini diyor! İktidar yanlıları tam da, “Son operasyonu bilemedi” diye sorunu hallettiklerini düşünürken yaptığı açıklamalarda bu tezimizi güçlendiriyor! Fuat Avni’nin bu tespitleri gerçekleri yansıtıyorsa Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın giderek daha da yalnızlaştığını ve etrafında güvenebileceği kişi sayısının giderek azaldığını söylemek mümkün! Gerçekten Arınç’ın ekranlardan “uzak tutulmasını” istemiş ve Kurtulmuş’u “güvenilmez kişi” olarak görmeye başlamışsa oldukça önemli bir yol ayrımına gelmiş demek değil midir