Fransa’nın Afrikayı Sömürmesi Ve Müslüman Şahsiyeti Üzerindeki Etkisi - 3

Abone Ol

1.Ekonomi Alanında Sömürgecilik

Doğunun zenginliklerine ulaşmayı sağlayan coğrafi keşifler sayesinde Avrupalılar, Afrika sahillerinde ticaret merkezleri inşa ettiler.

Ardından Avrupa’da sanayi devriminin yaşanması onları sömürgecilik yapmaya yönlendirdi. Bu inkılap, üretim için hammaddeye ihtiyaç duyulmasını sağladı. Sömürgeci devletlerin ekonomi alanında yaptıkları bu faaliyetler gerçekten de aşağılık bir ticaret olan köle ticareti ile sürdürülmüştür. Çünkü emperyalist devletlerinin fabrikalarının üretimi sürdürmesi ve tarlalarında tarım yapılabilmesi için insan gücüne ihtiyaçları vardı. Avrupalılar ise Afrika’da kiri temizlemeyi ve Hristiyanlığı tekrar buraya döndürmeyi amaçladıklarını iddia etmişlerdir. Fakat yapılan farklı olmuştur. Onlar, insanları köleleştirip satmış, bu insanları tarlalarda ve fabrikalarda ucuz işgücü olarak çalıştırmışlardır.

Hatta 16. yüzyılın başında Fransa köle ticaretinin başında gelen bir ülkeydi. Afrika’dan aldıkları 200 bin civarındaki insan Amerika’ya götürmüş ve bu insanlar bir daha gelmemiştir. Hatta Amerikan uygarlığı kölelerin alın teri ve ticareti üzerine kurulmuştur. Amerika götürülen, satılan bu kölelerin sayısı 16. Yüzyılın sonunda milyona ulaşmıştır. 17. Yüzyılın başında 4 milyona ulaşmış, 1870 yılında ise Amerika’daki köle sayısı ortalama 9 milyona ulaşmıştır. Bu sayının içine yolculuk sırasında kaybolan, hastalıktan ölen kişiler dâhil değildir. Bu kaybolanların sayısının 11 milyon olduğu tahmin edilmektedir. Bu insan ticareti sonucu Afrika büyük zararlar gördü. Bu köle olarak götürülenlerin çoğunluğunu Müslümanlar oluşturmakta olup, daha sonra dinlerini değiştirmeye zorlanmışlardır.

İşte bu durum, bölgede Müslümanların fakir olması ve gelişmemesinin ve topraklarının işlenmemesinin ana sebebidir. İngiltere Sömürge Bakanı Lord Dasmus; köle ticaretinin yasaklanmasını isteyen bir kişiye verdiği cevapta: “Halkımıza büyük yararlar sağlayan köle ticaretinin önüne engeller koymaya izin vermeyiz” demiştir.

Bu açıklama bize Emperyalistlerin milletlerin kaderlerine hükmettiklerini göstermektedir. Çünkü onlar sanayi devrimi ile elde ettikleri büyük karları kaybetmek istememektedirler.

1. Diğer Sömürü Nedenleri

İç Etkenler: Genel anlamda sömürü ve özel anlamda ise Fransız sömürüsünün birçok önemli nedenleri bulunmaktadır. Fransa’nın Almanya ile yaptığı savaşta aldığı yara ve hasar ile Cezayir bağımsızlık savaşı karşısındaki başarısızlığı kendi iç kamuoyundan gizlemek istemesi sömürgecilik faaliyetlerini artırmasına neden olmuştur.

Dış Etkenler: Devletler de insanlar gibidir. İnsanlar nasıl hükmederse devletler de öyle hükmetmektedir. Yönetme, şöhret ve şehvet gibi unsurlar nasıl ki insanlarda varsa devletlerde de benzer özellikler bulunmaktadır. Avrupalı Devletler, vatandaşları ve hükümetleri arasında buna benzer bir büyüklenme bulunmaktaydı. Bu büyüklenme ve güç gösterisi yeni toprakların ele geçirilmesine yöneltmiştir.

Afrika ise, yeni keşfedilmiş bir yerdi. Bu geniş alan, Avrupa’da yaşanan bu büyüklenme için yeni bir mücadele alanıydı. Avrupa toplumu, siyaseti ve fertler ile cemaatlerin hükümetlere yaptıkları baskılar sömürgeciliğe yöneldiler. Bütün bu nedenler, sömürgeci devletlerin ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Bütün bu etkenler, özellikle Fransa’nın Afrika kıtasını sömürmesi, Avrupa’da sömürgeci devletler arasında yaşanan siyaset ve savaş değirmeninin bir sonucudur. Her devlet, deniz arışı bölgelerde kendi durumu güçlendirmeye çalışmıştır. Bu nedenle Fransa hemen acil olarak Cezayir’i işgal etti. Fransa’nın Cezayir’i işgal etmesi Akdeniz’i Avrupa devletleri arasında yeni bir mücadele alanı haline getirdi. Onlar, Osmanlı Devleti’nin zayıflamış olduğunu gördüklerinden durumdan yararlanıp etrafını sarmaya başladılar. Fransız İhtilali, Fransa’ya etrafa yayılma imkânı ve fırsatını sunmuştur. Böylece stratejik hedeflerini tamamlama ve başka bölgelere ulaşmasına yol açmış, önemli ticaret yollarına nüfuz etmesini sağlamıştır.

Yeni sömürgeciliğin doğuşu bu şekilde açıklanmaktadır. Muhakkak ki bu faaliyetler ancak yeni yüzyılın başında ortaya çıkmış olup gelişimi güç ve kuvvet ile olmuştur. Sömürgeciliğin iç ve dış etkenleri özellikle Fransa’nın ve diğerlerinin yaptıklarına tüm Avrupa toplumu şahit olmuştur. Ağır ve tehlikeli sonuçlara yol açan bu sömürüyü İslam âleminden acil bir şekilde atmamız gerekmektedir. Ayrıca ortaçağda yaşanan haçlı seferleri ile günümüzde yaşanan bu yağmacılık arasındaki ortak noktaları bulmalıyız. Özellikle İslam Dünyasında birçok farklı yöntemlerle yapılan bu savaşlardan kurtulmalıyız.

Sömürgeciliğin Yol Açtığı Sorunlar

Sömürgeciliğin birçok çeşidi bulunmaktadır. Bunlar, İslam Aleminde dini, siyasi, ekonomik ve sosyal açıdan oldukça kötü izler bırakmıştır. Burada onlardan bazılarına kısaca değinelim:

  1. a) Dini Alanda
  2. İslami yönetimi ve hilafeti ortadan kaldırdılar.
  3. Müslümanların ahlaklarını ve akıllarını bozdular.
  4. Müslümanların birliğini bozdular.
  5. Müslümanları dinlerinden şikayetkâr kıldılar.
  6. Müslümanları zayıf bıraktılar.
  7. İslam âlemine baskıcı ve dikta yönetimler yerleştirdiler.
  8. Müslümanların sanayileşmelerini engelleyip, batının pazarı haline getirdiler.
  9. İslam âleminin yöneticilerinin ve ileri gelenlerinin bir İslami kalkınma modeli oluşturmalarını engellediler.
  10. Müslüman kadınların ahlak ve yaşam tarzını bozdular.

  1. b) Siyasi Alanda
  2. Müslüman ülkeler her ne kadar batı sömürüsünden kurtulmuş olsalar da, batılıların egemenliği altına girmiş oldular.
  3. İslam âleminin bin yıldır sahip oldukları birliği birliğini parçaladılar.
  4. Kendilerine itaat eden fırsatçılara fırsat verip onları yönetimde söz sahibi kıldılar. Böylece insanları onların aracılığıyla yönetmeye devam ettiler.

  1. c) Ekonomi Alanında
  2. Sömürü, yüzünü ülkenin üretimine ve özel hizmetlerine çevirdi. Batılı şirketler ülkeye saldırarak sömürmeye başladılar. Ardından, sömürge devletinin çıkarına çalışan birçok şirket ortaya çıktı. Böylece, ülkenin ticaretinin tümü sömürgecilerin eline geçmiş oldu.
  3. Emperyalist Devletler, ihtiyaç duydukları hammadde için sömürge ülkelerinden yararlandılar. Ülkenin sanayileşmemesi için orada ortaya çıkan bazı sanayi çalışmalarını baltalamaya çalıştılar.
  4. Sömürülen ülkenin en önemli ekonomik kaynaklarından olan ziraat da ilken şartlarda gerçekleşmektedir ki halk ancak geçimini sağlayabilmektedir.
  5. Ülke insanlarının çoğunda fakirlik ve karamsarlık yayılmıştır.

  1. d) Sosyal Alanda
  2. Emperyalistler, sosyal tabakanın üst noktalarına az bir kesimi çıkardılar. Büyük bir çoğunluk ise ancak yaşayacak bir seviyedeydi.
  3. Emperyalistler, Müslümanların büyük bir çoğunluğunu cehalete terk etmiş, eğitimden mahrum etmişlerdi.
  4. Onların Müslümanlara verdiği eğitim de dar bir çerçevede olup ancak görevlerini yapabilecek seviyededir.