Fitne fitne helak olmaya koşanlar

Abone Ol

Bismillahirrahmanirrahim;

A lemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah (c.c)’a hamd ederim. Salât ve selâm, Peygamberimiz’e, âline ve sahabelerine olsun.

Fitne; insanın evlat, mal, mülk, makam, iktidar arzusu, bela ve musibetler ile imtihan olmasıdır. İyiliğinin ve kötülüğünün belli olması için insanın sınandığı her şeye fitne denmiştir. Bunlara ilaveten günah, saptırma, sapıtma, delilik, rezalet, terör, akide bozukluğu anlamında da kullanılmıştır. Fitne; meşru bir fayda olmaksızın insanları sıkıntıya, kargaşaya, ihtilafa ve bunalıma düşürmektir. Fitne; insanları Allah Teâlâ’ya kulluktan, Kur’an’ın ve Sünnet’in ahkâmına uymaktan, iyiliği emreden, kötülüğü men eden, insanları hayra çağıran bir ümmet olmaktan alıkoymaktır. En büyük fitnelerden birisi de, münafıklığı hakiki Müslümanlıkmış gibi yutturmaktır. İslam’ı sadece bireysel hayata aitmiş gibi gösterip vicdanlara hapsetmek de fitnelerden bir fitnedir. Makam ve mevki düşkünlüğü, mal ve mülk sevgisi, iktidar arzusu fitne olarak sayılan şeylerdendir.

FİTNE DEYİNCE AKLA GELEN

Fitne dendiğinde; maneviyatsızlık, ahlak bozukluğu, sosyal huzursuzluk, bozgunculuk, kavga, kargaşa, kutuplaşma, dedikodu, fesat çıkarma, azgınlık, karışıklık, ara bozma gibi insanlar arasında meydana gelen olumsuz şeyler akla gelir. Kur’an ve Sünnet’in üzerinde durduğu fitne; toplumu haktan batıla çeviren, toplumda düşmanlığı, kin ve nefreti, husumeti, çatışmayı, terörü, kutuplaşmayı, tefrikayı besleyen fitnedir. Fitne, dünya saltanatını ve iktidarını elde etmek için icat edilen kutuplaşmadır ki, bu da haklının haksız, haksızın da haklı olarak gösterilmesidir. Günümüzde fitneler karşımıza; Avrupa Birliği ahlakı, çağdaş yaşam, materyalist eğitim, faizci kapitalist düzen, ABD ve İsrail stratejik ortaklığı olarak çıkmaktadır.

FİTNE ÇEŞİTLERİ

Peygamberimiz’in olacağını haber verdiği fitneleri kategorik olarak bu şöyle sıralamak mümkündür; 1. Münafıklık fitnesi. Bu sözleri hak, yolları batıl olanların fitnesidir. Güzel Kur’an okurlar, okudukları Kur’an gırtlaklarından öteye geçmez. Bu kimseler, mahlûkatın ve insanların en şerlisidirler. NİSA 145: “Şüphesiz ki münafıklar, cehennem ateşinin en aşağı tabakasındadırlar. Onlara hiçbir yardımcı da bulamazsın.” İnsanlar bu kimselerin söyledikleri hak söze bakarak, yürüttükleri batıl faizci kapitalist nizama rıza göstereceklerdir. Bu da onların helak olmasına sebep olacaktır. 2. Tefrika fitnesi. Müslümanlara dokunacak önemli fitnelerden birisi de tefrikadır. Peygamberimiz bu fitneyi “Benden sonra ümmetim 73 fırkaya ayrılacak, bunlardan biri cennetlik, geri kalan 72’si cehennemlik olacaktır” diyerek haber vermiştir. İnsanları, İslam’ın adil düzenine çağıran, iyiliği emreden kötülüğü men eden topluluğun cennet ehli olacağı bildirilmiştir. Bu üç görevi bugün sadece, Milli Görüş topluluğu yapmaktadır. 3. Dinden dönme fitnesi. Bu kimi Müslüman’ım diyenlerin başka dinlere veya inkârcılığa dönmeleridir. Peygamberimiz bu fitneyi “İnsanlar bu dine kitleler halinde girdiler, ondan tekrar kitleler halinde çıkacaklar” diyerek haber vermiştir. 4. Allah ile aldatma fitnesi. Bu fitne, Müslümanlık iddiasında bulunan liderler, reisler, toplum önderleri, gizli açık teşkilatlar, ekran hatipleri, yazarlar tarafından yürütülen fitnedir. Bunlar insanları Allah ile aldatırlar, batıl davalara çağırırlar ve cehenneme gitmelerine sebep olurlar. LOKMAN 33: “Ey insanlar, Rabbinizden sakının. Babanın oğluna, oğlunun babaya hiçbir fayda sağlamayacağı o (hesap) gününden korkun. Şüphesiz Allah’ın vadi gerçektir. Dünya hayatı sizi aldatmasın, O aldatıcı (insan ve cin şeytanları da) sizi Allah ile de aldatmasın.” Bütün bu fitneler karşısında Müslümanların uyanık ve dikkatli olması gerekir. Zira ölümden sonra duyulacak pişmanlığın kimseye faydası olmayacaktır.

ZALİMLERİN SİYASETİ

Zalimlerin siyaseti ifsat siyasetidir. Günümüzde bu siyasetin hamiliğini yapanlar ırkçı emperyalizm ve emperyalist haçlılardır. Bunlar kendi birliklerini kurmuşlardır. Hedeflerine ulaşmak için yaptıkları planları ustalıkla uygulamaktadırlar. İslam ülkelerinde bunların bu siyasetini benimseyenlere ise işbirlikçiler denmektedir. Bu işbirlikçilerin gayesi de, tıpkı peşine takıldıkları zalimler gibi ifsattır ve bu siyaset üç temel esasa dayanır. 1. ABD ve İsrail’i stratejik müttefik edinmek. Geldiğimiz noktada İslam ülkelerinin neredeyse bütün yöneticileri ABD ve İsrail’i stratejik müttefik olarak benimsemişlerdir. 2. AB’yi üstün medeniyet olarak görmek ve benimsemek. Türkiye, hem siyasi hem de kültürel olarak AB’yi bir medeniyet projesi olarak benimsemişken, diğer İslam ülkeleri kültürel olarak AB’yi kendilerine model edinmişlerdir. AK Parti iktidarı döneminde Avrupa Birliği Bakanlığı’nın kurulması bu tercihin bir ürünüdür. 3. Faizci kapitalist ve liberal ekonomik düzeni benimsemek. Bu düzeni fiilen veya dolaylı olarak benimseyen ülkelerin sanayileşmesi, kendi harp sanayisini kurması, kendi uçağını, arabasını, iş makinesini, tankını, topunu üretmesi mümkün olmaz. Yine bu ülkelerin, tarım ve hayvancılığını geliştirmesi, kendi madenlerini işletmesi, kendilerine ait bir eğitim sistemini kurması, güzel bir ahlaka sahip olması istenmez. Çünkü bu siyasetin mayasında kin, nefret ve düşmanlık vardır. Zalimler ve işbirlikçileri fitne fitne Allah’ı gazabına koşan kimselerdir. AK Parti’nin ve üst aklının, yukarıda zikredilen üç esasa itibar eden zalimlerin siyasetini benimsediği için yolu yanlıştır. Bunun için, AK Parti’nin adil bir düzen kurma gibi bir derdi yoktur. AK Parti’nin İslam Birliği gibi bir hedefi de yoktur. AK Parti’nin materyalist eğitimden vazgeçip yerine maneviyatçı bir eğitimi inşa etmek gibi bir çabası da yoktur. Kitabımız Kur’an’ın şu ayetini dikkatlice okuyalım ve düşünelim. MÜCADELE 14: “Allah’ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler ne de onlardan. Bilerek yalan yere yemin ediyorlar.” Bu ayeti ahkâmı ile birlikte topluma anlatan bir tek ekran hocası ve aydını gördünüz mü? Görmediniz, çünkü sevdikleri reisleri kendilerine Kur’an’ı sadece mezarlıkta okumayı salık vermiştir.

Kurtuluşun tek yolu Milli Görüş’tür. Bu kapıyı da sadece Saadet Partisi tutmuştur. Selam hidayete tabi olanlara…