Kültür-Sanat

Fırçasıyla gönül köprüleri inşa ediyor

Fırçasıyla gönül köprüleri inşa ediyor

Abone Ol

Kosova‘nın yetiştirdiği ünlü ressamlardan Ethem Baymak, yaptığı tablolardan elde ettiği gelirle savaş mültecileri ve depremzedelere yardım ediyor. Baymak, mağdurlar için açtığı sergilerle Balkanlar‘dan Anadolu‘ya ve Afganistan‘a gönül köprüleri inşa ediyor. Ethem Baymak, 1952‘de Prizren‘de doğan Kosovalı Türklerden. Hem ressam hem şair olan Baymak, Priştine Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü‘nde öğretim üyeliği de yapıyor. KTO Karatay Üniversitesi‘nin düzenlediği 2. Uluslararası Bilim Kültür ve Sanat Günleri‘ne katılmak için Konya‘ya gelen Baymak, yaptığı açıklamada, yurtiçinde ve yurtdışında çok sayıda kişisel sergi açtığını söyledi.

Balkanlar‘daki Türk sanatçıların zengin Türk kültürünü ayakta tutmak için çok yönlü olmaları gerektiğini belirten Baymak; "Biz sanatçılar, Türkiye ile Balkanlar‘da yaşayan milletler arasında köprü rolündeyiz. Türk sanatını Balkanlar‘a, onların kültürünü de Türklere tanıtıyoruz" dedi. Resimlerinde Balkanlar‘da yok olmak üzere olan tarihi eserleri yaşatmaya çalıştığını ifade eden Baymak, "Nasıl ki eski İstanbul‘u gravürlerden öğreniyoruz, Balkanlar‘daki mimari eserler de 100 yıl sonra kaybolduklarında bu resimlerden öğrenilecek. Amacım, resimlerimi yarınlara birer belge olarak bırakmaktır" şeklinde konuştu. Yaptığı eserlerden kazandığı parayla zor durumda olan insanlara yardım yaptığını söyleyen Baymak; "Kosova‘da savaş olduğu dönemlerde bir tablom açık artırmayla rekor bir fiyata satıldı. O eserden kazandığım parayı Kırklareli‘de bulunan savaş mültecilerine gönderdim. 17 Ağustos depremi sonrasında tablolarımı açık artırmaya çıkararak, elde ettiğim gelirle depremzedelerin çocuklarına burs verdim. Afganistan‘da deprem olduğunda yine Kosova‘da tamamen insancıl amaçlarla bir sergi açtım. Sattığım eserlerden kazandığım parayı da depremzedelere gönderdim. Aslında tüm sanatçıların bunları yapması lazım. Biz sanatçılara yakışan budur. İnsanlara el uzatmak, insanlara öncü olmak hepimizin görevi olmalı" dedi. Bosna‘da acı bir savaş yaşandığını hatırlatan Baymak, o yıllarda yaşananların etkisini hâlâ üzerlerinden atamadıklarını belirtti.

Baymak; "Üzerimizdeki kara bulutların dağılması için, insanları savaş rüyalarından uyandırmak için son 10 senedir Sanatla Uyanmak festivalini düzenliyoruz" diye konuştu. Resim yapmanın yanında şiir de yazan Baymak, şiirlerinde hem evrensel hem yerel konuları işlediğini söyledi. Kendisine ait "Rumeli‘de yorgun bir gramofon çalar / Sen hicaz faslında bekleyip durursun" dizelerini okuyan Baymak, şiirlerinde özellikle Müslümanların Balkanlar‘da yaşadıkları topraklarda kalabilme mücadelesini anlattığını dile getirdi.

1951‘de kurulan bir orkestrada da görev aldığını söyleyen Baymak; "Nerede etkinlik varsa oraya koşuyorum. Koşmazsam kültürümüz elden gider. Osmanlı kültürü, koca bir gemi. Balkanlar‘da bu kültürü devam ettirmek için uğraşıyoruz" ifadelerini kullandı. Türkiye‘nin son dönemde Balkanlara ilgisinin daha da arttığını kaydeden Baymak; "Bu aralar önemli işler yapılıyor. Tarihi eserlere sahip çıkılıyor fakat canlı abideler, yani sanatçılar var. Türkiye, sanatçılara maddi manevi yardımcı olmalı, bir Türk‘ün daha sesini duyurmaya çalışmalı. Balkanlar‘da Türkler azınlıktır. Azınlıklar erimeye meyillidir. Bizim derdimiz ise kaybolmamak" dedi.