Fıratın kıyısında kaybolan koyunlar

Abone Ol

Hz. Ömer, Fırat’ın kıyısında kurdun kaptığı koyundan mesulüm, demiş… Sonrasında, devlet adamlığının gereği, kimi insanlar da, Fırat’ın kıyısında kaybolan koyunlardan sorumluyuz, demişler.

İnsanoğlu başıboş yaratılmadığına göre, herkes, çevresinden… Ailesinden, mahallesinden, şehrinden, ülkesinden ve bütün insanlıktan sorumludur.

Birey olarak, insanlar kendi ayaklarından asılacak değiller.

Yaptıklarından ve yapmadıklarından ötürü, ahiret sorgulaması bireysel olsa da, hesap vermenin mahiyeti geneldir.

Sosyal bir yaratık olan insanın, tek başına bir dağda, bir mağarada yaşayacak olması bile, onu çevresiyle, toprağıyla ilgili ödevlerinden uzaklaştırmıyor.

İslam…

İnsanı, kendi bedenine karşı dahi sorumlu kılmış iken, diğer insanlara…

Kabilelere, bilinmedik coğrafyalarda yaşayan topluluklara karşı da vazifeli bilmiştir.

Müslüman… Dünyayı daha yaşanılır kılmak için görevlidir.

Müslüman, inanların şerefli, haysiyetli ve onurlu yaşamaları için çaba sarf etmekle yükümlüdür.

Müslüman… Yeryüzünde fesadın yok olması, fitnenin son bulması için mücadele eder.

Sadece kendini iyi bir insan yapmakla yetinmez… İnsanlığa… Çevreye, hayvanat ve nebatata karşı adil olmayı gerekli bulur.

Bağırarak, çağırarak ortaya koyduğu iddiaları, ifadeleri, öncelikle kendi hanesinde, kendi hevesinde, kendi dünyasında yaşatır…

İnsanlara hayrı tavsiye ederken, kendi nefsini unutmaz.

Dünyayı kendine göre yontmaz, kendi çıkarlarına göre adım atmaz.

Fırat’ın kıyısında kaybolan koyunların… Neden yitip gittiğini.. Neden yok olduklarını… Fırat’ın suyunun neden azaldığını…

Niye mahzun baktığını araştırır… Sonuçlarına göre hareket eder, hareket belirler.

Fayda zarar miyarından ziyade, Allah’ın hoşnutluğunu öne alır.

Müslümanlar, kendilerinden ve Kur’an’dan uzaklaştıkları için, Fırat’ın kıyısındaki koyunların kaybolması öte dursun, şehirlerin orta yerinde insanlık kaybolmaya başladı.

Aslında, uzun uzun… Göğü delen binaların içinde yalnızlaşırken… Fakirleşirken, kaybeden biz oluyoruz… Farkında değiliz.

Hayatı, sabahla akşam arasına sıkıştırmış Müslümanlar, Kur’an’ı kulak ardı etmiş olurlar.

Hele… Bir topluluğun yönetiminden sorumlu olmak… Onlara çoban olmak, insanı daha farklı mesuliyetlere götürür.

Bu bilinçle dünyaya bakanlar kazançlı çıkacaklardır.

Gün bugün, zaman bu zaman… Yarının canı cehenneme… Ya da, ben kendi akarsuyuma bakarım… Fırat’tan bana ne diyenlerin veballeri tarif edilemez.

Ziyanda olmak haddini ve vazifesini bilmemektir.

Bugün… Fırat da yetim… Aras da… Sakarya da.

Bugün, İslam coğrafyası küs Müslümanlara…

Niye mi? biraz düşünün ve bulacaksınız nedenlerini…

Aslında, Fırat’ın kıyısında kaybolan koyunlarını unutalı çok oldu… Çok.