Fırat kenarı

Abone Ol

Artık standartlaştı, gazetelerimizin spor sayfalarında yazanların yorumları. Adları ve üslupları birbirine karıştı. Birinden okuduğunuz bir paragrafa, herhangi birinin ismini yazsanız ve paylaşsanız sosyal medyada, itiraz eden bir okuyucu çıkmayacaktır. Zira fikirleri ortak, kanaatleri ortak, bakış açıları ortak, kelimeleri ortak..

Türkiye’nin derbisi oynanmış. Netice FB: 1-0 GS.

“Fenerbahçe bir kere geldi, maçı aldı.”

Teması bu, maçı oynayan kulüpleri tutan ya da diğer kulüpleri tutan tam bağımsız ve gerçekten tarafsız futbol yazarlarımızın döktürdükleri yorumların, kritiklerin..

Sizler Fenerbahçe’nin kaç kere gelmesini istiyordunuz?

Evinde ve fakat yara sarmaya oynayan bir takımın tedbirlerini önemsemesi ve oyun planını ona göre yapması Fenerbahçe’nin, niçin rahatsız ediyordu herbiri ünlü futbol yazarlarımızı?

Hazırda tuttukları anti Aziz Yıldırım makalelerini cope atmak mı zorlarına gitmişti, dersiniz.

GS 9 korner kullandı, FB hiç korner atmadı. 

40 bine yakın seyirci, istiyorlarki hayal kırıklığı yaşasınlar. 9 kornerin onlarda yarattığı heyecana, teselliye karşılar.

Fenerbahçe 1 puana razı olmuşken..

Niyet okudukları bir cümleleri de bu. Advocat’ın, FB futbolcularının içlerinden geçenleri biliyorlar. Ama Fenerbahçe’yi tanımadıkları belli.

Maç, hakemin son düdüğüne kadar maçtır ve oynanır. İlk beş dakikada atılan bir golün, son beş dakikada atılan gole üstünlüğü yoktur. Şu olabilir: Son dakika gollerinin seyirci boşaltma gücü olamaz. Nasıl olsa herkes gitmeye hazırlanmıştır.

Fenerbahçe’nin defansını beğeniyorlar da, forvetlerini sindiremiyorlar. Robin Van Persie’yi Avrupa’da bir takımda oynayan ve bir zamanlar takımdaşı olan Robben’le kıyaslıyorlar. Robben aslanlar gibi koşuyorken, Van Persie niye böyle imiş?

Çok koşan futbolcu iyi futbolcudur iddiasındaki yerli hocalar etkisini kenara koyarak iki soru sormak isterim bu muhteremlere.

Van Persie maç sırasında yere indirildiğinde hakeme bir, iki, üç dersi verdi parmaklarıyla, yediği tekmeler üstünden. Hakem bey ne yaptı, değil sorumuz. Hakemlerimizin MHK’mıza bağlı olduğunu biliyoruz.

Sorumuz şu: Robben’in bir maçından aynı sahneleri gösterin ve neticesiz kalmış olsun. İkinci sorumuz da şu: O Robben Türkiye’ye gelmedi, Robin Van Persie geldi. Neden acaba?

Fenerbahçe ve Galatasaray bu ülkede iki ezeli rakiptir. Her iki takım da birbirlerine ihtiyaçları olduklarını bilir. Taraftarlarının maç sonlarında paylaştıkları latifeleri anlamayanların, bu ülkenin insanına yabancı etkilerle, kupa kaldırmıştık yanlışlıklarını unutturmak istememesi de ortak acımızdır.

Bir derbi daha oynanmıştır İstanbul’da.. Skor FB lehine 1-0 yazılmıştır. Maçta heyecan var mıdır? Vardır! Taktik savaşı var mıdır? Vardır! 22 futbolcuda da kazanma arzusu var mıdır? Vardır! Hakem beyin akın kesme icraatı var mıdır? Vardır, fakat netice onu da aklamıştır. 

Son cümlemiz, İslam Çupi’ce olsun diyor ve kanlı, canlı Galatasaraylı arkadaşlarıma söylediğimiz nüktemizi buraya yazıyoruz. Josef de Souza, Osman Türen olmuş, bir hasret türküsü söylüyor Galatasaray ceza sahasında. O kadar içten okuyorki, tüm stadın sessizliğine gözyaşları eşlik ediyor.

“Fırat kenarında yüzer kayıklar!”