Filistin’i yok saymak

Abone Ol

Geçtiğimiz Cumartesi günü bir gazetemizde, “ Filistin’i yok sayın” başlığı altında yayınlanan haber dikkatimi çekmiş bir kenara ayırmıştım. Haberin içeriğinde özetle şöyle deniyordu:

“Batılı medya kuruluşlarının Filistin davasını sansürlemek için çalışanlarına özel talimat verdiği ortaya çıktı. BBC, Washington Post, Deutsche Welle gibi yayın kuruluşları çalışanlarına, ‘Filistin diye bir devlet yok, Filistin ve Filistin devleti tabiri kullanmayın’ şeklinde brifing verirken, CBC ise, ‘Filistin haritası göstermeyin’ talimatı verdi.”

Hemen belirteyim ki haberin içeriği beni hiç şaşırtmadı. Çünkü dünya üzerinde cereyan edenlerin büyük bir çoğunluğu da Haçlı-Siyonist ittifakının birlikte hareket ettiğini görüyor ve bu gerçeğe köşemizde sıkça dikkat çekmeye çalışıyoruz. Ancak, Haçlı-Siyonist ittifakının ortak hareket ettiği gerçeği hiç bu kadar ortalığa dökülmemişti. Öyle anlaşılıyor ki, bu ittifak artık kendini gizlemeye gerek duymuyor. Bunun iki sebebi olabilir. Birincisi yıllar boyunca Yahudilere karşı Haçlıların sergilediği tavır izlerini silme gayreti olabilir. İkincisi, dünya Siyonizm’i küresel sermayeyi ele geçirdiği gibi Batılı kurumların pek çoğuna sızmış ya da ele geçirmiş, bunun soncu olarak kendini gizlemeye gerek duymuyor. Hangi sebep olursa olsun buna karşılık dünya üzerinde yeni bir düzenin bir an evvel kurulması gerekiyor. Bu da ancak İslam Birliği şeklinde olabilir. Böylece Siyonizm’in dünya hâkimiyeti etkisizleştirilebilir. Aksi halde artık herkes biliyor ki, küresel sermayeye dünya Siyonizm’i hâkimdir. Bunun yanında uluslararası pek çok kuruluş çeşitli yollardan ya ele geçirilmiş ya da hâkimiyet alanı içine dolaylı yoldan da olsa dâhil edilmiştir. Sözü uzatmadan kısa özetini verdiğim haberin biraz daha detayına inmekte yarar var.

Haberde, Kanadalı gazeteci Davide Mastraci’nin yaptığı araştırmanın Batı medyasının Filistin’e karşı taraflı tutumunu gözler önüne serdiği, araştırma sonucu hazırlanan raporda Washington Post (WP), Associated Press (AP) BBC, DW gibi Avrupa ve ABD’nin önde gelen medya kuruluşlarının Filistin ve Filistin Devleti kelimelerini kullanmaları ve Filistin haritası paylaşmalarını yasakladığı belirtiliyor.

Bu arada Almanya’nın uluslararası yayın kuruluşu Deutsche Welle ülkenin Holokost nedeniyle Yahudilere karşı özel sorumluluğunu gerekçe göstererek çalışanlarına İsrail’i eleştiren yazılar yazmasını yasaklarken, İsrail’in Filistinlilere yönelik zulmünü haber yapmalarını yasakladı. Bunun yanında Filistin Devleti ifadesini de yasakladı.

Tüm bunlar gösteriyor ki, Batı medyasını hak, hukuk gibi kavramlar hiç ilgilendirmiyor. Onlar için özellikle Müslümanlara zulüm edilmesi, aşağılanması, denizlerde boğulmaya terk edilmesinin hiçbir önemi yok. İsrail Filistinlilere karşı her türlü işkenceyi ve saldırıyı yapabilir ama bu olanların haber yapılmaması gerekiyor. Belli ki Batı artık İsrail ve Siyonistleri yakın korumaya almış. Böyle bir dünyada Müslümanların işkence görmesi, öldürülmesi, açlığa ve yokluğa mahkûm edilmesinin son bulması söz konusu olabilir mi? Tüm bunların son bulması için öncelikli olarak Haçlı-Siyonist ittifakına karşı İslam ittifakının oluşturulması gerekiyor. Kendileri bir Haçlı ittifakı ya da Haçlı-Siyonist ittifakı kurmayı hak olarak görüyorlarsa böyle bir hakkı Müslümanlar niçin kendilerinde bulmasınlar?

Sonuç olarak diyebiliriz ki, öncelikli olarak başta Türkiye olmak üzere İslam ülkeleri Batı’yı örnek görmekten kurtulmak, kendi doğrularını hayata hâkim kılmanın çabasını sergilemek durumdadırlar. Yoksa insan haklarının Batı’nın himmeti ile kullanabileceklerini sandıkları sürece Haçlı-Siyonist ittifakının dünya üzerinde belirleyiciliği devam edip gidecek. Müslümanlar horlanacak, dışlanacak bir bakıma Batı’nın çıkarlarına kullanılmaktan kurtulamayacaklar. Filistin’in yok sayılmasını isteyen zihniyetin sahipleri aslında Müslümanları topyekûn yok sayıyorlar.