* Yahudiler, tarihin en eski milletlerinden olmasına rağmen İspanyol Çingenelerinin sayısı kadar bile değiller. Neden acaba?
* Kendilerinden başkasını insan olarak kabul etmemeleri, doyumsuz hırs ve şiddet taraftarı olmaları olabilir mi?
* Bugün Filistin’de taş üstünde taş, omuz üstünde baş koymayan, zulmeden, evlerini barklarını yıkan, çocukları yetim ve öksüz, kadınları dul bırakan, insanları açlığa mahkûm eden Yahudiler bakın ki geçmişte neler yaşadılar neler;
* 1290 yılında İngiltere’de birçok Yahudi idam edildikten sonra geri kalanları sürgün edildi.
* 1306’da Fransa’dan,
* 1370’te Belçika’dan sürüldüler.
* 1380’de Çekoslovakya’dan sınır dışı edildiler.
* 1394’te geri gelen Yahudiler, tekrar sürgün edildiler.
* 1420’de Macaristan’da bir tek Yahudi kalmamak üzere sürüldü.
* 1444 yılında Hollanda’dan çıkarıldılar.
* 1492’de İspanya’dan sürüldüler.
* 1510 yılında Rusya’dan çıkarıldılar.
* 1540 senesinde İtalya’dan sürgün edildiler.
* 1551’de Almanya’da sınır dışı edildiler.
* 1562’de Çekoslovakya’ya geri gelenler tekrar kovuldular.
* 1582’de yine gizlice Fransa’ya sızanlar, tekrar ülkeden çıkarıldılar.
* 1744 yılında Çekoslovakya’ya gizlice girenler yeniden sürgün edildiler.
* 1919’da Ukrayna’dan çıkarıldılar.
* “Yahudi sorununun nihai çözümü”nü Alman Nazileri beş milyon Yahudi’yi öldürmede gördü!
* Farklı devletlerin içişleri bakanlıkları önce adres tespiti yaptı, maliye bakanlıkları çeşitli dalaverelerle mallarına el koydu, Hıristiyanlarla ortak oldukları şirketler, Yahudileri şirketten kovdu, işten çıkardı.
* Beş milyon Yahudi öldürüldükten sonra artakalanları Filistin’e sürgün edildi.
* Bütün bu devletlerden kaçabilen Yahudilerin tek sığınağı Müslümanlar oldu, Osmanlı İmparatorluğu oldu.
Mahmut Topbaş hocanın bu yöndeki tespitleri çarpıcıydı…
NETANYAHU "HANGİ YÜZÜYLE" ÜLKEMİZE GELECEK?
* En zor zamanlarında Müslümanların sahip çıktığı Yahudiler uzun bir süredir Müslümanlara zulmediyor!
* Sahi, neyin intikamını alıyorsunuz? İnsan kendisine yapılan iyiliğin karşılığını böyle mi vermeli!
* Bir katakulli ile İngilizler tarafından Filistin topraklarına yerleştirilen Yahudiler uzun zamandır bu topraklarda terör estiriyor.
* Filistin bir İslam toprağı... Bir İslam coğrafyası... Ancak Ortadoğu’nun çıbanbaşı, terör devleti İsrail bu İslam toprağında zulüm üstüne zulüm estiriyor!
* Sormak gerekmiyor mu; Netanyahu "hangi yüzüyle" ülkemize gelecek?
***
Daha 3 hafta önce...
* Batı Şeria ve Kudüs’te Filistinlilere ait 303 yapı yıkıldı.
* 822 yapının yıkılması için tebligat gönderildi.
* 8 binden fazla zeytin ağacı kesildi.
* 44 bin dönüm araziye de el konuldu.
* Sormak gerekmiyor mu, Netanyahu hangi yüzüyle geliyor Türkiye’ye?
***
Bebek katili Netanyahu’nun davet edildiği hafta içinde Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın da davet edilmesi dikkat çekicidir.
Denge politikası mıdır? Sahi neyin dengesi?
İSRAİL GÜÇTEN ANLAR!
Milli Görüş lideri, Refah-Yol Hükümeti Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın bütün hayatı, malıyla canıyla Siyonizm’le mücadeleyle geçti...
* 6 Eylül 1980 Büyük Kudüs Mitingi... 1980 Askeri Darbesi’nin gerekçeleri arasında Büyük Kudüs Mitingi’nin gösterilmesi… Amerikalıların 1980 Askeri Darbesi için, “Bizim çocuklar yaptı!” değerlendirmesi…
* 1997 yılında, Başbakan Necmettin Erbakan’ın imzasıyla Filistin’e asker gönderilmesi kararı alındı. Bu dönemde Filistin’de bir kurşun bile atıl(a)madı.
***
Erbakan Hoca’nın Siyonizm’le alakalı birkaç cümlesi;
* “Bir gün gelecek İsrail’e öyle bir tokat atacağız ki, bütün hayatı gözlerinin önünden GAZZE ŞERİDİ gibi geçecek.”
* “Siyonizm bir timsah halindedir. Üst çenesi Amerika’dır. Alt çenesi Avrupa Birliği’dir. Kuyruğu İsrail’dir. Gövdesi bir takım Müslüman ülkelerin yöneticileri, medyacılar, işadamları, işbirlikçilerdir. Bunların karşısında seyirci kalmak mümkün mü?”
* “İsrail güçten anlar!”
*“Biz her taşın altında Yahudi var demiyoruz, fakat Yahudi hiçbir taşın altını boş bırakmaz!”
ALMANYA’DA DA MİLLİ GÖRÜŞ’ÜN KALESİ İDİ…
Milli Gazete’nin çıktığı günden bu yana abonesi…
O kadar ki, ameliyat masasına giderken bile yatağında Millî Gazete ile görüntülenmişti, hatırlayacaksınız…
Gazetede dikkatini çeken yazı ve haberleri kesip saklayan bir Milli Gazete virtüözü adeta…
Yılmak, yıkılmak, yenilmek nedir bilmeyen, usanmaz, bıkmaz, yorulmaz bir Milli Görüş sevdalısı…
Tam bir aşk ve heyecan adamı…
Erzincan’ın köklü ailelerinden… Milli Görüş’ün Erzincan’da yıkılmaz kalelerinden…
İsmail Meydan’dan bahsediyorum…
***
İsmail Meydan amcamız, Erzincan İmam Hatip Lisesi’nden sınıf arkadaşım sevgili Mustafa Meydan’ın da babası…
Mustafa, İsmail amcamızın ameliyata giderken bile Milli Gazete’yi yanında bulundurmasını şöyle anlatmıştı;
* “Babamın Millî Gazete’deki fotoğrafını gece internet sitesinden kendisine gösterdim. O kadar mutlu oldu, o derece sevindi ki, doktorlar, “Sabaha kadar ağrıları devam eder…” demişti, babamın ağrıları o an bitti. Sabaha kadar da rahat bir uyku çekti. Zaten yıllardır aboneyiz Millî Gazete’ye ama ertesi gün de babam, yakınlarda ne kadar gazete varsa hepsini satın aldı. Babam zaman zaman gazetede dikkatini çeken yazı ve haberleri keser saklar, o fotoğrafı da kişisel arşivine girdi. Herkese gösteriyor…”
***
Hatırlayınız lütfen; İsmail Meydan amcamız ameliyat masasına giderken yatağında Millî Gazete ile görüntülendiğinde bu kareyi Yazı İşleri Müdürümüz Ercan Özcan gazetenin birinci sayfasında sürmanşetten vermişti. “Geçmiş olsun…” dilekleriyle… Ne güzel bir kareydi, ne hoş bir vefa idi. ‘Vefa’nın sadece İstanbul’da bir semt adı olmadığını göstermişti Ercan.
***
Son bir not; geçenlerde İsmail Meydan amcamızla sohbet ederken çarpıcı bir anekdot paylaştı.
Almanya’da gurbetçi olduğu yıllarda, çok eski yıllarda, bir avuç Milli Görüşçü olarak Almanya’da cami açılması için oldukça yüksek bir çabanın içinde olmuşlar.
Alman makamları ile temaslar, yazışmalar, girişimler, emsal kararlar… Bu çabalarının sonucunu da almışlar ve Almanya’da cami açılmasına vesile olmuşlar…
İsmail Meydan’a Allah’tan (C.C.) hayırlı, sağlıklı, uzun ömürler temenni ediyorum. Âmin.