Fikrimiz zikir, zikrimiz şükrümüz olsun

Abone Ol

ZİKİR anmak, hatırlamak anlamına gelir. Bu bana en

sevdiğimden hatıradır dediğiniz Hatıra kelimesinin Arapçası Zikr

kelimesinden türemiş Tezkari dir.

Size o hatırayı vereni hatırlattığı için Tezkari

denilmiş.

Zikir de gördüğümüz, tuttuğumuz tattığımız,

hissettiğimiz, hayal ettiğimiz, her şeyi, içimize çektiğimiz havayı,

ciğerlerimizi kandıran suyu gördüğümüzde ona takılıp orada kalmadan onu

yaratanı hatırlamaktır.

Ve bu hatırlama esnasında o makam ve mekâna uygun olarak

Kur an ve Sünnette geçtiği şekilde Allah ı hatırladığımızı dilimizle de ifade

etmektir.

Buradan hareketle yaratılan her şey bizim gafletten uyanmamız

için bize hizmet eden varlıklardır.

Gaflet, yaratılan çiçeğin, böceğin, denizin, yıldızın

süsüne takılıp kalmak ve onları süsleyeni unutma halidir ki yaratılanlar

aslında bizi uyarıyorlar:

Biz, kendiliğimizden bu güzellikleri yaratabilseydik

kendimizi soldurur muyduk

İlkbaharda açıp Sonbaharda ölür müydük diye bizim de

Natüralistler/Dehriyyun gibi tabiatperest olmamızı önlerler.

İşte zikir her an uyanık olmanın, manzarayı seyrederken

manzarayı yaratanı gönülden anlayarak dilden de anmaktır.

Hani bağınızda, tarlanızda, fabrikanızda, çocuğunuzda,

çiçeğinizde, fevkalade fazlalık, güzellik, bereket gördüğünüzde Maşaallah

dersiniz ya işte o en güzel zikirlerdendir.

Rabbimiz Kehf süresinde:

Bahçene girdiğinde -Mâşâallah Lâ Kuvvete illâ

billâh/Allah ın dilediği olur. Allah tan başka hiçbir kuvvet yoktur. demen

gerekmez miydi ..   (Kehf süresi ayet 39)

Bundan sonra bu Maşaallah larımızı farkında olarak

söyleyeceğiz.

Sevgili Peygamberimiz en fazla zikir yapanımızdır ve

bizim örneğimizdir.

Sevgili Peygamberimizin zikir ve dualarını toplama

konusunda bir numara olan Nevevi nin el-Ezkar isimli eserini okuduğumuzda

bakıyoruz ki Sevgili Peygamberimizin zikri duruma göre değişiyor ve 365 gün 24

saati zikirle geçiyor. Vasıtaya binerken Bunu bizim emrimize veren Allah ı

tesbih ederim Anlamındaki ayeti okurmuş.

Gökyüzünde yıldızları gördüğünde Göklerin ve yerin

yaratılması, geceyle gündüzün gidip gelmesi akıl sahipleri için delillerdir

ayetini okurmuş.

Kur an ın haber verdiğine göre Nuh aleyhisselamın Kurtuluş

Gemisine binerken Besmeleyle binmesi,

Süleyman aleyhisselamın Saba kraliçesine mektup yazarken

Besmeleyle başlaması, Sevgili Peygamberimizin ilk okumaya Besmeleyle başlaması

her şeyin başında Allah ı zikretmek olduğunu gösterir.

Ağzımız Maşaallah demeye alışık. Bundan sonra farkında

olarak söyleyelim dedim.

Adam, İslam ın ve Müslümanların zararına olacak bir

toplantıya katılmak için evinden çıkıyor, arabasına yaklaşıyor, arabanın

anahtarını çevirirken Bismillah diyor.

Demesin diyemem. Desin de balı ile sirkeyi, zehirle

panzehri, hak ile batılı karıştırmasın.

Savaş açtığı Allah ı tutup arabasını koruma memuru

zannetmesin.

Aldığı nefes, kalbinin tiktakları, gözünün bakışları,

ellerinin tutuşları hepsi onu gafletten uyandırma görevlileridirler. Biz, elimizi,

ayağımızı, tenimizi, canımızı, yediğimiz, içtiğimiz, gördüğümüz, tuttuğumuz,

tattığımız her Rabbimizin bize lütfu olduğunu hatırlar ve ona olan

teşekkürümüzü her an peygamberini örnek alarak onu zikretmeye devam edelim.

Bunu yaparsak, haram yemeye, suç işlemeye, saygısızlık yapmaya imkan olmaz.