Cumhuriyet‘in kuruluşundan bu yana imtiyazlı olmanın dayanılmaz hafifliğini yitirmemenin yollarını arar ve bulurlar her seferinde.
"Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir" sözüne, sizin de değindiğiniz gibi "Egemenlik Kayıtsız Şartsız Bizimdir" diyenlerin, koridorlarında cirit attığı bir kurumda çalışıyorum. Kendilerini; çağdaş uygarlık düzeyinde görüp, "Türkiye‘de laik, sosyal hukuk devletinin sigortası sadece biziz" deyip, Atatürkçü düşünce çerçevesinde çağdaş yaşamı benimsemiş, kendisine biçilen rolü Anayasa‘dan almış ve durumdan vazife çıkarmayı kendilerine görev ve borç bilmiş, halkla bütünleşmeye, milletle kucaklaşmaya gelince, dirsek çevirmeyi adet edinmiş nicelerinin içinde görev yapıyorum!"
"İnsan hak ve özgürlüklerini hiçe sayan, kurum içinde hakkını arayanları itip kakan, aşağılayan insanların milleti ciddiye almalarını bekleyebilir misiniz? Sizin belirttiğiniz gibi, Cumhuriyet‘in kuruluşundan bu yana imtiyazlı olmanın dayanılmaz hafifliğini yitirmemenin yollarını arar ve bulurlar her seferinde. Bunu yaparken, Atatürk‘ün ilkelerini de hiç düşünmeden ayaklar altına alabilirler. Örneğin 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül!.. Adımı açıklamamanızı rica ediyorum.."