FIKIH

Abone Ol

Namaza hazırlık

Soru:

 - Ezan okunmaya

başladığında namaz için hazırlığa mı başlayalım Yani kalkıp abdest almaya,

ondan önce helâya gitmeye, sonra abdest almaya mı başlayalım Yoksa namaz için

hazırlığa ezan bittikten sonra mı başlayalım

Ezanı dinlemenin kuralı nedir

Bu soruma açıklık getirmenizi talep ediyorum.

Cevap:

Hz. Ömer (r.a.) bu konu ile ilgili olarak diyor ki:

Rasûl-i Ekrem (S.A.V.) Efendimiz bize şöyle buyurdu:

Müezzin:

Allah-u Ekber, Allah-u Ekber dediğin de siz de Allah-u

Ekber, Allah-u Ekber dersiniz.

Eşhedü en-lâ ilâhe illallah dediğinde siz de Eşhedü

en-lâ ilâhe illallah dersiniz.

Eşhedü enne Muhammeden Rasûlullah dediğinde siz de

Eşhedü enne Muhammeden Rasûlullah dersiniz.

Hayye ale s-Salah dediğinde siz de Lâ Havle ve-lâ

kuvvete illâ billah dersiniz.

Hayye ale l-Felâh dediğinde siz de Lâ Havle ve-lâ

kuvvete illâ billah dersiniz.

Allah-u Ekber, Allah-u Ekber dediğin de siz de Allah-u

Ekber, Allah-u Ekber dersiniz.

Lâ ilâhe illallah dediğinde siz de Lâ ilâhe illallah

dersiniz.

Böyle diyen Cennete girer. (Müslim, Salât, 12)

Sabah ezanlarına ilâve edilen Essalât-ü Hayrün

mine n-nevm çağrısını müezzin okuduğunda ezanı dinleyenler Sadakte ve berirte

(Doğru söyledin ve iyilik işledin) derler.

Ezan bittikten sonra da kalkıp (almadılarsa) abdest

hazırlığına başlarlar.

Ezanı dinledikte sonra Ezan Duâsı nı (Vesileyi) okurlar.

(Ezan ile ilgili daha detaylı bilgi için bakınız: Mevlüt Özcan/Din Görevlisinin

El Kitabı/Ezan bahsi/Sabır Yayınları)

Müslüman ezan başlayınca ezanı dinler. Müezzinin söylediklerini

hadis-i şerifte geçtiği gibi tekrar eder. Vesile duâsını okur. Abdest yoksa

abdestini alır. Sonra namazını eda eder.

Ezan okunmaya başlayınca kalkıp helâya girilmez. Abdeste

başlanılmaz. Başka bir iş ile meşgul olunmaz. Konuşulmaz.

Soru:

Çok iğrenç bir hayatın içinden sıyrılarak Müslümanca

yaşamaya yöneldim. Tam bir Müslüman olabilmem için bana ne tavsiye edersiniz

Cevap:

Bilenler takdir ederler ki, bu suale cevap vermek kolay

değildir. Peygamberimiz Efendimiz in şöyle bir beyanı vardır:

Bir kimse bildikleriyle amel ederse, Allah-u Teâlâ ona

bilmediklerini öğrenecek fırsatlar verir. (el-Aclûni Keşfu l-Hefa.

Beyrut-1351. C/2. Sf: 265 H.No:2542)

Allah ın emirlerini öğrenip ihlâsla amel etmek gerekir.

Bu insanı ihsan makamına ulaştırır.

İhsan nedir Ya Rasûlullah diye sorulduğunda,

Efendimiz:

İhsan, Allah ı görüyormuşsun gibi ibadet etmendir.

Zira sen Allah ı görmüyorsan da, O seni görüyor cevabını vermiştir. (Sahih-i

Müslim. Kitabu İman. İst.-1401)

İnsanın heva ve heveslerini bir tarafa bırakması farzdır.

İslâm a hepimiz hizmet etmekle vazifeliyiz. Eğer gücümüzün yettiği sâlih

amelleri edâ edebilirsek, gücümüzün yetmediklerinden mesul olmayız.

Herkes bilmeli ki, zerre miktarı iyiliğin de, zerre

miktarı kötülüğün de (Zilzal suresi. Âyet:7-8 )hesabının sorulacağı güne adım

adım yaklaşıyoruz.

Allah (c.c.) muinimiz olsun